EN SON HABER: (22:40) Obama'yı 38 milyon kişi izledi...     EURO: 1,7540 - 1,7550    DOLAR: 1,1850 - 1,1860
 

YÖK’ÜN ÖSS TEKLİFİ

YÖK Başkanı Özcan'ın ana hatlarını açıkladığı yeni ÖSS sistemi gerçekten şimdiye kadar getirilen en iyi teklif.

Düşünülen sistemin ayrıntıları henüz belli değil, üzerinde çalışılıyor; zaten iki yıldan önce yürürlüğe girmesi de pek beklenmiyor.

O yüzden şu andaki tartışmaları sistemin ana fikri, temel yaklaşımı üzerinde yürütmek doğru olur. Nedir bu ana fikir? Birinci olarak, orta öğretim başarı puanı, katsayı ve alan uygulamasının ortadan kalkması; İkincisi ÖSS'nin yılda bir kez yapılan ve bütün öğrencilerin birlikte girdikleri tek bir sınav olmaktan çıkarılıp yıl içinde birkaç kez tekrarlanan ve öğrencilerin kendilerini hazır hissettikleri zaman girebilecekleri, (bir bakıma TOEFL gibi) istedikleri puanı alıncaya kadar tekrarlayabilecekleri bir sınava dönüşmesi; Üçüncü olarak, seçme ve yerleştirmede de İngiliz modeli denen modelin uygulanması...

YÖK Başkanı Özcan bu modeli şöyle anlatıyor: "İngiltere'de adaylara 12- 13 konu veriliyor ve adaylar istedikleri birkaçını seçerek sınava giriyor. Öğrenciler 5'ini seçsin imtihana girsin. 3'ünden aldığı puanla da üniversitelere müracaat etsin. Üniversiteler de alacakları öğrencileri bölümlere bağlı olarak, 3 konu belirleyerek istesinler. Örneğin, desinler ki makine mühendisliğine genel kabiliyet, matematik ve biyolojiden 80 puanın üzerinde alanları kabul edeceğim, Bu puanı tutturanlar müracaat etsin" Bilindiği gibi, Milli Eğitim Bakanlığı da bir süredir yeni bir sınav sistemi oluşturma çalışmaları sürdürüyor. Bakanlık'ın getirmek istediği sistemin özü, üniversite giriş sınavını bir nev'i "Sırat Köprüsü" olmaktan çıkarmak; yani tek bir defa girilen ve kader belirleyen bir sınav yerine, sınavı yıllara yaymak...

MEB'in önerdiği sistemde öğrencinin lise boyunca her yıl gösterdiği performansın ortalaması sene sonundaki bir imtihanla birleştiriliyor ve nota dönüştürülüyor. İki sistem arasındaki en önemli fark, Bakanlık'ın önerisinde öğrencinin okul notları sonucu belli bir oranda etkilerken YÖK'ün önerisinde başarı tamamiyle sınav sonucuna endeksleniyor. Ne öğrencinin hangi okuldan mezun olduğunun, ne de okul notlarının bir önemi kalıyor. Peki hangisi doğru?

Ben yıllardır, lise notlarını devreye sokmanın yarattığı sakıncalar ve haksızlıklar üzerine yazıp çizerim, o yüzden de doğal olarak YÖK'ün önerisine daha yakınım. Bir kere, lise başarısını esas alabilmek için, ülke çapında tek bir standart uygulayabilmek, başarıyı sağlıklı kriterlerle objektif biçimde ölçebilmek gerekir. Bölgeler, şehirler ve okullar arası farkın bu kadar büyük olduğu koşullarda orta öğrenim başarı puanını ağırlıklı hale getirmekle lise başarısı temel alınmış olmaz. Olsa olsa, öğretmenlerle not pazarlıkları, iltimas, hile hurda söylentileri artar.

Optik okuyucunun para pul, nüfus, torpil tanımayan mutlak objektivitesinin yerine, binlerce öğretmenin sübjektif değerlendirmesi olan karne notlarının konması sistemi bozar. Zaten bozduğunu 1998'den bu yana; her yıl on binlerce genci OÖBP'ye ya da katsayıya kurban ederek görüyoruz. Özcan'ın da söylediği gibi, bu iki önerinin, yani MEB ile YÖK'ün çalışmalarının birleştirilmesinde, bu iki kurumun baş başa vererek ortak bir projeyle ortaya çıkıp bu projeyi kamuoyunda tartışmaya açmalarında yarar var. Bu iki kurum bunu yapabilir yapmasına da, acaba kamuoyunda sağlıklı bir tartışma yürüyebilir mi?

İşte ondan çok şüpheliyim. İş bu noktaya geldiğinde yine malum rejim tartışmaları başlayacak muhtemelen. Bütün olay İmam Hatip'lerin önünün açılmasına ya da kapanmasına indirgenecek. "Şeriat geliyor, laiklik gidiyor" çığlıkları arasında kimse kimseyi anlamaz, yapılmak istenen reformu da hiç kimse anlamaz hale gelecek. Ve bu karambolde, son on yıldır olduğu gibi bir kez daha önemli bir eğitim reformu rejim tartışmalarına kurban edilecek. Sonra ÖSS zamanı geldiğinde yine bazı ayakları havada cahiller kalkıp "ÖSS kaldırılsın" diye sloganlar atacaklar; bazı umut taciri politikacılar da "ÖSS'yi kaldıracağız" diye vaatlerde bulunacaklar seçim bildirgelerine. Hiçbir sorunu çözemeden öyle idare edip gideceğiz işte...


14.Mayıs.2008 00:15:02
yorum yaz gönder yazdır puanla
 
  
 
DİĞER BAŞLIKLAR
Ağustos 29 Obama'yı 38 milyon kişi izledi
Ağustos 29 Mustafa Erdil'in cesedi belirlendi
Ağustos 29 Necmettin Erbakan İstanbul'a gitti
Ağustos 29 Ümit Özat kalp krizi geçirdi
Ağustos 29 Paksüt savcıya neler söyledi? - İZLE
Ağustos 29 İranlı rehinelerin sağlık durumu iyi
Ağustos 29 ''Tüm muhtaçların envanterini çıkartacağız"
Ağustos 29 Erdoğan nikah şahitliği yaptı
Ağustos 29 İlsever çıkar çıkmaz kimleri savundu?
Ağustos 29 Arsenik değeri yüksek 4 kuyu kapatıldı
 
Ferda Paksüt'ten skandal deşifre !
Asker, Baykal'ı içeri sokmadı !
Yaşar Nuri Öztürk ağzını fena bozdu !
Teslim olan PKK'lıdan korkunç itiraf !
Bu 6 ilde yaşıyorsanız DİKKAT !
İşte UEFA'daki rakiplerimiz - Tıkla Gör
Dehşete düşüren KAZA ANI - İZLE
MKE'de patlama! İşte ilk görüntüler
Başbakan Erdoğan sözünü tuttu
Ya Çürük Raporu açığa çıkmasaydı !
Ahmet Böken
BAYAN PAKSÜT YARGIYA GÜVENMİYOR MU?
Gelin sizinle birlikte bir uygulama yapalım.
C. Tayyar Kala
MHP'NİN TEKLİFİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli uzun süren sessizliğini basın toplantısıyla bozdu.
Asım Yıldırım
ALKOLLÜ SÜRÜCÜLER İÇİN ÖNLEMLER
Bu iş sadece eğitimle olmayacak.
A.Abdulkadiroğlu
KADERİN BAYKAL'A OYUNU
CHP’nin askerle arasının açılmasından sonra Baykal’ın Genelkurmay’ın kapısından döndüğünü de gördük ya.
Erhan Topal
ANI YAŞAMAK
Zaman geçiyor. Zaman değişiyor. Zamanın tiktakları bir biri ardına kovalıyor.
bulent-korucu
Bülent Korucu
ÖMER BEY GİDER ASKERE, ALIR GELİR TEZKERE
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun askerlik sorunu her geçen gün karmaşıklaşıyor.
engin-ardic
Engin Ardıç
ÖLMEDEN ÖNCE ADAM OLMAK
Bizim çocukluğumuzda Dale Carnegie derler bir yazar vardı, şimdi kimse tanımaz...
ergun-babahan
Ergun Babahan
ÇÖMEZ VAKASI
Turhan Çömez'i AK Parti'nin kuruluş döneminde Tayyip Erdoğan'ın özel kalem müdürlüğü yaptığı dönemde tanıdım.
fehmi-koru
Fehmi Koru
HAVANDA SU DÖVMEYE GEREK YOK
İyi ki Ak Parti kapatılmamış, iyi ki araba yoldan çıkmamış;
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
SOLUN BAHÇIVANI ERGENEKON
Ergenekon davası, sadece devlet içindeki hukuk dışı yapılanmanın adı değil. Bir şer şebekesinin, neredeyse ülkede her alanı kuşattığını görüyoruz.
mehmet-altan
Mehmet Altan
TSK NEDEN DEMOKRASİYE TARAF DEĞİL
Işık Koşaner’in devir teslim töreninde yaptığı konuşmayı okuyunca, iki şey düşündüm: