EN SON HABER: (02:02) İzmir Emniyeti'nde atamalar ya...     EURO: 1,9410 - 1,9430    DOLAR: 1,2360 - 1,2370
 

BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR!

Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklerken AB yoluyla demokrasi!

Avrupa Birliği’ni günahı kadar sevmeyenler... AB’nin demokrasi anlayışının Türkiye’yi böleceğine, radikal İslam’ı güçlendireceğine inananlar...
AB demokrasisi yerine Türkiye’nin ikinci sınıf, hatta üçüncü sınıf demokrasiyle idare etmesinden yana olanlar...
Hepsi arada bir ses verir:
“AB iç işlerimize karışmasın!”
“Türkiye sömürge değil!”
“Sömürge valileri defolun!”
AKP’yi kapatma davası yüzünden son zamanlarda yine kulaklarımıza pek sık çalınmaya başladı bu sesler.
Yadırganacak bir halleri yok.
Heyecan da vermiyorlar.
Çoktan alıştık bu seslere.
Ama hâlâ bazı kafalar karışabiliyor. Onun için ara sıra yanıtlamak gerekiyor.
AB’den çıkan eleştirel, sorgulayıcı seslerin artık iç işlerimize karışmak olmadığını, eski deyişle müdahale olmadığını, iç işlerimizin bir parçası olduğunu anlatmak lazım.
Volkan Vural, emekli büyükelçi.
Dışişleri’nin yetiştirdiği çok iyi diplomatlarımızdan biridir. Önemli merkezlerde yaptığı büyükelçiliklerden sonra 2000 yılında, Ecevit koalisyonu döneminde Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’ni kurmuş ve AB uyum reformlarının ilk aşamasında önemli roller oynamıştı.
Halen Doğan Holding’te Başkan danışmanı olarak görev yapan Volkan Vural, Milliyet’te geçen pazartesi günü Devrim Sevimay’ın sorularını yanıtlarken şunları söyledi: “AB temsilcileri niye bu kadar tepkili?”
“Çünkü bu kapatma davası onlar için görülmemiş bir şey. Avrupa’da siyasi parti kapatılıyor ama, birincisi nadiren başvurulan bir yöntem. İkincisi, şu an hayatlarında görmedikleri bir olayla karşı karşıyalar. Parlamentoda temsil edilen dört siyasi partiden ikisi kapatılmak isteniyor. Onlar bunu anlamakta güçlük çekiyorlar ve böyle olması da bence doğal.”
“Yani samimi tepkiler mi?”
“Bence samimiler ve gerçekten yadırgadıkları için tepki veriyorlar. Ama tabii biz hâlâ AB olgusunu tam olarak anlayamadığımızdan meseleyi doğru okuyamıyoruz. Biz AB ile ilişkimizi hâlâ klasik anlamda bir ‘uluslararası’ ilişki zannediyoruz. Yani bir tarafta biz varız, öteki tarafta onlar... Oysa tablo böyle değil. Tabloda, ortak değerler etrafında buluşmaya çalışan bir topluluk var. Bu topluluğun içine Türkiye de dahil, AB de...”
“Eşitler mi?”
“Eşitler. Çünkü bizi eşit hale getiren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’dir, ‘Kopenhag kriterleri’dir. Dolayısıyla burada bir Avrupa değerinden bahsediyorsak, buna zaten Türkiye de dahil. Ve bu Avrupa değerleri içinde herkes herkesi, ‘Sen bu sözleşmenin şu hükümlerine aykırı davranıyorsun’ diye eleştirme hakkına sahip. Bu aslında aynı camia içindeki insanların birbirlerine, ‘Sen yanlış davranıyorsun!’ deme özgürlüğüdür.
Elbette bizim sokaktaki insanımız henüz bu bakış açısına sahip olmayabilir. Ama Avrupa Birliği mantalitesini çok iyi tanıyan siyasilerimiz ve aydınlarımızın da bunu görmezlikten gelmelerini ‘toplumu yanıltma’ anlamında vahim buluyorum.”
“Laik kesim şuna takılıyor: ‘AB niçin bizdeki laikliği hiç önemsemiyor da bu kadar AKP’ci davranıyor? Yoksa laikliği insanımıza çok mu görüyor?”
“Hayır, bence AB bir öncelik sıralaması yapıyor. Şu an onlar için en güncel konu, birinci tehdit, Türkiye’de partilerin kapatılması konusu. Onlar hep böyle odaklanırlar. Nasıl daha önce 301’e odaklandılar, şimdi de siyasi parti kapatılması konusuna odaklandılar. Emin olun, aynı AB yetkilileri, Türkiye’de laik rejimin ciddi bir şekilde bozulduğunu görsünler, o zaman laiklik ilkesini ön plana çıkarırlar. Ben bundan hiç kuşku duymuyorum.”
“Endişe taşıyan laik kesim de diyor ki, ‘Daha ne olsun?”
“AB de zaten o endişeleri gündemine almıştı. Ta ki AKP’ye kapatma davasının açıldığı 14 Mart’a kadar...”
“Onlar bu davayı bir ‘darbe’ olarak mı görüyorlar?”
“Evet, AKP’nin yolunu kesmek için bir şekilde siyasi bir süreç, biraz zorlama bir süreç olarak görüyorlar. (...) Şöyle bir nokta da var: AB’ye Türkiye’deki laikliği anlatırken, demokrasi dışına çıktığınız zaman başarılı olamazsınız. Oysa bazı aydınlarımız diyorlar ki: ‘Biz bazı tedbirleri almak durumundayız, bizim ülkemiz farklı.’ AB de diyor ki: ‘Sen o zaman AB’ye üye olamazsın; çünkü senin durumun Avrupa kurallarının dışında...”(Milliyet, 12 Mayıs 08, s.16)
Düğüm noktası burada.
AKP’yi kapatma çabası, -ya da darbe süreci- bu noktada düğümleniyor.
Bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklerken bu kararın, hiç kuşkusuz, Türkiye’nin AB yolu ve demokrasisiyle ilgili olarak çok önemli bir dönüm noktası olacağını aklımızda tutuyoruz.


17.Mayıs.2008 08:50:01
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
DİĞER BAŞLIKLAR
Temmuz 25 İzmir Emniyeti'nde atamalar yapıldı
Temmuz 25 Yağmurdereli'den güzel haber var
Temmuz 25 Kredi kartlarında son karar - İZLE
Temmuz 25 Gizli tanıklara FBI modeli koruma
Temmuz 24 Ergenekon'da sürpriz gözaltı
Temmuz 24 Obama, birlik çağrısında bulundu
Temmuz 24 Polis noktasına roketatarlı saldırı
Temmuz 24 Ne olduysa golden sonra oldu - İZLE
Temmuz 24 PKK'ya ait 13 hedefi böyle vurduk
Temmuz 24 Gaziantep'te iş kazası: 1 ölü
 

Yağmurdereli'den güzel haber var
Kredi kartlarında son karar - İZLE
Gizli tanıklara FBI modeli koruma
İzmir Emniyeti'nde atamalar yapıldı
ŞOK! Albay Öz fena yakalandı
Başbakan'ın asla kızmadığı istek
İşte KEY'de ödeme tarihleri
Radikal yazarı ağzındaki baklayı çıkardı
Mahkemeden SKANDAL karar
Akıllara durgunluk veren ilişki !
Ahmet Böken
ERGENEKON NEDEN KORKUYOR?
Belki de gerçek karanlıkla savaşın en zor kısmı şimdi başlıyor...
A.Abdulkadiroğlu
SİZİ GİDİ SAHTE DEMOKRATLAR
Gizli bağlantılar deşifre oldukça bazılarının suratındaki salağa yatan gülümseme aslında ‘şapa oturduk’ diyor.
Savaş Genç
ANAYASA MAHKEMESİ BİR PARTİYİ Mİ BİR DEVRİ Mİ KAPATACAK?
Anayasa mahkemesi tarihi bir kararın eşiğinde duruyor.
Erhan Topal
HEPSİ DE TESADÜF MÜ?
Memlekette garip şeyler oluyor.
Fehmi Koru
MAKULÜ YANLIŞ YERDE ARAMAK
Elimizde kalem, ya da önümüzde bilgisayar var diye ayrıcalıklı kişiler sayılır mıyız?
Hüseyin Gülerce
ERTUĞRUL ÖZKÖK'E AÇIK MEKTUP
Sayın Özkök,Doğan Grubu medyanın, özellikle yayın yönetmeni olduğunuz Hürriyet gazetesinin ülkemiz, insanımız ve demokrasimiz için önemini bilenlerden biriyim.
Ahmet Taşgetiren
SALDIRI MI KIŞKIRTMA MI?
Acaba orduya yönelik kışkırtma mı var, yoksa saldırı mı?
Hasan Cemal
İSTİKRAR VE YUMUŞAMANIN İLK ADIMINI MAHKEME ATACAK MI?
Bakın, Türkiye’de istikrar diyorsak, yumuşama istiyorsak...