EN SON HABER: (19:38) ...Ve Doğu Perinçek'in maskesi...     EURO: 1,8860 - 1,8870    DOLAR: 1,2020 - 1,2030
 

YARGIDA REFORMDAN RAHATSIZ OLDULAR

YARGITAY'DAN DİRENİŞ BİLDİRİSİYARGITAY'DAN DİRENİŞ BİLDİRİSİ
Yargıtay Başkanlar Kurulu bir bildiri yayınladı. Bildiride Ak Parti hakkında açılan kapatma davası için görüş bildirenlere sert tepki gösterildi.

Yargıtay'dan 'yargı reformuna' direneceğiz bildirisi
Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisinde, son günlerde yaşanan gelişmelerin, ''ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasını amaçlandığını belgelemeye yettiği'' ifade edilerek, ''Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir'' denildi.

Bildiride, ''bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, giderek artan bir biçimde yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırıların Cumhuriyetin temel ilkelerini zedeler hal aldığı'' değerlendirmesinde bulunuldu. Bildiride, ''Süreklilik gösteren bu davranışlar, toplumun, çözüm bekleyen sorunlarının ve gerçek gündeminin ötelenmesine, gelişimine harcanması gereken zamanın gereksiz biçimde yitirilmesine neden olur hale dönüşmüştür'' ifadesine yer verildi.

Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, ''Anayasa'nın kimi hükümlerinin yenilenmesi konusunda oluşan genel kabulden yararlanılmak suretiyle bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak 'en doğru ve en çağdaş Anayasa' tanımlamasıyla kamuoyuna sunulduğu'' ifade edildi. Anayasaların en geniş toplumsal mutabakatla, tartışma ve uzlaşma ve sahiplenmelerle hazırlanması gerekeceğinin ''göz ardı edildiği'' görüşüne yer verilen bildiride, ''Böylece ilk ciddi gerilim, beklenmedik bir zamanda ve hiç de gerekli olmayan yöntemle gündeme yerleştirilmiştir'' denildi.

-''BİR SİYASİ PARTİ HAKKINDA İDDİANAME...''-

Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 28 Eylül 2007 tarihli konuya ilişkin bildirisine yer verilerek, şunlar kaydedildi:

''Toplumun yoğun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaşması girişiminde duraksama yaşatmış, ancak Anayasa'nın 10. ve 42. maddeleriyle ilgili değişiklik engellenemeyen bir hızla yasalaştırılmıştır.

Tüm gelişmeleri izleyip, değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı anayasanın ve yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun gereği ve tezahürü olarak yasal yöntemle topladığı kanıtlara dayanmak suretiyle bir siyasi parti hakkında iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi nezdinde yargılama ve müeyyide talebinde bulunmuş; ne var ki talebin muhatapları ve onların yandaşları iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı toplumun tepki ve husumetini muhatap kılmaya yönelmişlerdir.

Bu türden davranışların kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiç bir siyasi yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkilemeyeceği gözetilmemiş, zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur.

Süreçte, çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip, sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesinin, her tür etkiden uzak biçimde, yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine Anayasa'nın 138. maddesi hükmünü göz ardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.

Yargı huzurunda kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine 'dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı' gibi şaşırtıcı bir inançla yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.''

Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiserine, ''Yargı Reformu Strateji Taslağı''nın verilmesinin de eleştirildiği bildiride, şu ifadelere yer verildi:

''Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir.

Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir.

Yüce Türk ulusu ise bağımsızlığı ve etkinliği eksiksiz bir yargı erkine her zaman layık olmuştur. Yüce ulus adına yargı yetkisini bu görüş ve sorumlulukla kullanmayı sürdüreceğimizi, yargı bağımsızlığının takipçisi olacağımızı saygıyla duyururuz.''

YARGITAY, YARGI REFORMU'NA AB'NİN DESTEĞİNE KIZDI

Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, Yargı Reformu Strateji Taslağı'nın ''Yargıtay'a sunulmadan, görüş, düşünce ve deneyimlerinden yararlanmadan, diğer yüksek mahkemelerin ve yargı erkinin sair üst organ ve kuruluşlarının ve mensuplarının görüş ve önerilerinden de yararlanma gereksinimi duymadan AB yetkilisine verilmesinin devlet sorumluluğuyla bağdaşmayacağı, hiçbir gerekçeye de sığınılarak açıklanamayacağının ortada olduğu'' bildirildi.

Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun, ''kuruluşunun 85. yılında Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlamalara konu edilmesinden ve yargı erkine yönelik sistemli saldırıların ivme kazanmasından duyduğu kaygıyla görüş ve önerilerini, adına yargı yetkisi kullanmaktan onur duyduğu Yüce Milletiyle paylaşmak gereğini duyduğu'' ifade edildi.

''Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti'' idealinin yüceltmeyeceği kişi ve kurum bulunmadığına işaret edilen bildiride, ''Cumhuriyetin temel niteliklerini benimseme, sahiplenme ve koruyup yüceltme işlevinde, devletin temel organları olarak yasama, yürütme ve yargı, Anayasa gereği, uygar bir iş bölümü ve işbirliğiyle yetki ve sorumluluk üstlenmiş, erkler arasında üstünlük sıralaması olmadığı, üstünlüğün sadece Anayasa'da bulunduğu ilkesi getirilmiş, yargının bağımsızlığına özellikle vurgu yapılmıştır'' denildi.

''Yargı Reformu Strateji Taslağı''nın Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi'ne sunulmasının eleştirildiği bildiride, ''Bu konuya ilişkin Yargıtay'ca yapılan düzeyli ve hukuki uyarıya hiç de icaplı olmayan biçimde karşılık verildiği, zamanlaması, biçimi ve içeriği itibariyle kabulü mümkün olmayan taslakla, yürütme erkinin nasıl bir yargı erki yaratmak istediğinin gün ışığına çıktığı'' kaydedildi.

Bildiride, ''Yargı erkinin geleceğini şekillendirecek böylesine ciddi bir taahhüdün (Yargı Reformu Strateji Taslağı) Yargıtay'a sunulmadan, görüş, düşünce ve deneyimlerinden yararlanmadan diğer yüksek mahkemelerin ve yargı erkinin sair üst organ ve kuruluşlarının ve mensuplarının görüş ve önerilerinden de yararlanma gereksinimi duymadan AB yetkilisine verilmesinin devlet sorumluluğuyla bağdaşmayacağı, hiçbir gerekçeye de sığınılarak açıklanamayacağı ortadadır'' ifadelerine yer verildi.

Başkanlar Kurulu bildirisinde, ''Kaldı ki yayımlanmış içeriği itibarıyla reform gibi gösterilen ve gerçekleştirileceği Devletçe taahhüt edilen birçok önerinin, yargı bağımsızlığı adına asla kabul görmeyeceği, yoğunluğunun Avrupa Birliği'nin önceki istişare ve ilerleme raporlarıyla ve keza kabul görmüş uluslararası yargı bağımsızlığı kavramlarıyla büyük ölçüde çeliştiği gözlemlenmiştir'' denildi.

-''TÜRK YARGI ERKİNİN BAĞIMSIZLIĞINI ZEDELER DÜZEYDE...''-

AB ilerleme raporlarında, Yargıtay'ın da görüşlerine uygun olarak yer alan; ''Türk yargı erkinin bağımsızlığını zedeler düzeyde, yürütme erki kaynaklı müdahalelerin giderilmesi gereğine ilişkin tavsiyelerin dışlandığı'' görüşüne yer verilen bildiride, şunlar kaydedildi:

''Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun oluşumunda bakan ve müsteşarın yer alışının, 'milli hakimiyet ilkesine yönelik önemli bir adım' olduğu gerekçesiyle savunulup korunduğu, bununla da kalınmayarak, geçmişte sakıncaları görülerek uygulanmasından vazgeçildiği gözetilmeden, 'yargının yasama organına karşı sorumluluğunu temin' adı altında yasamanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na üye seçmesinin gerekliliği ve bu doğrultuda düzenlemeler yapılacağının ifade edildiği, böylece yasama erkindeki etkinliğini kullanarak, yargıç ve Cumhuriyet savcıları üzerinde yürütme erkinin baskı ve denetiminin geliştirilmek istendiği,

Yargı mensuplarının yürütme erki güdümünde bir sivil örgütlenme oluşturabilmelerinin öngörüldüğü, bağımsız ve özgür bir kuruluşa izin verilemeyeceği görüşünün öne çıkarıldığı,

Tüm olumsuz koşullara karşın, yargı işlev ve yetkisini özveriyle yürüten yargıç ve Cumhuriyet savcılarının, her türden engele rağmen ulaştıkları başarı düzeyini takdirle değerlendirmek, özlenen yargı hizmetinin sunulamamasının nedenlerini isabetle saptamak ve diğer erklerin sorumluluğu kapsamındaki eksikleri gidermek yerine, karşılaşılan olumsuzlukların yegane sorumlusu yargı mensuplarıymış gibi bir ön yargıyla etik değerlere atıfta bulunulduğu, 'yargıya güvenin tartışılması' başlığı altında 'asıl sorumluluk öncelikle yargının kendisine düşmektedir', 'bu çerçevede hakimlik makamına, bütün kişi ve kuruluşların yanı sıra ve bunlardan da önce olmak üzere bu makamı temsil eden kişilerin saygı göstermesi ve bu makamda bulunmanın onurunu hissedip bu onura uygun tavır ve davranışlar içerisinde bulunmaları vazgeçilmez bir sorumluluktur' sözleri seçilerek, hiç de yerinde olmayan ifadelerle, ulusal yargının ve mensuplarının yabancılara şikayet edilebildiği esefle gözlemlenmiştir.

Bu düşünce, niyet ve tasarrufların, yargı erki adına ve adli yargının en üst kurumu olan Yargıtay tarafından asla kabul edilemeyeceği, 'bağımsız yargı hedefiyle' bağdaştırılamayacağı, dahil olmayı amaçladığımız Avrupa Birliği müktesebatıyla da uyum sağlamayacağı açıktır.''

DİRENİŞ BİLDİRİSİNE JET CEVAP

AA


21.Mayıs.2008 12:51:40
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[132 adet yorum gelmiştir] TÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ    
HÜSEYİN 22.Mayıs.2008 17:38:43
YETKİSİZ BİLDİRİ...
YARGITAY YETKİSİZ BİR BİLDİRİ YAYINLADI.YARGITAYIN GÖREVİ SİYASET DEĞİLDİR.İLK ÖNCE YARGITAYIN GÖREVİNİ SÖYLEYEYİM.YARGITAY ADLİ MAHKEMELERDEKİ SUÇLARA BAKAR.AMA YARGITAY SİYASET YAPIYOR.BİRDE NE DİYOR;YASAYI DEGİŞTİREMEZSİN. OZAMAN BIRAKALIMDA YASAMAYI YARGITAY YAPSIN.YANİ DİYOR Kİ HALKIN DEDİĞİ DEGİL BİZİM DEDİGİMİZ OLACAK. HA ANAYASA MAHKEMESİ YAPSA GENE BU AÇIKLAMAYI EYVALLAH.DERSİN Kİ BUNUN GÖREVİ YASALARLA İLGİLENMEK.ANAYASA MAHKEMESİNİN BİLE İÇERİK YÖNÜNDEN DEĞİL USUL YÖNÜNDEN İNCELEME HAKKI VAR.KALKMIŞ YARGITAY BİLDİRİ YAYINLIYOR.HERKES KENDİ İŞİNE BAKSIN.SAYIN BAŞBAKANIM ARKANIZDAYIZ.
Aslantaş 22.Mayıs.2008 11:53:17
Size cezayı kim verecek
1-Bunlara hakim dedikçe kendilerini milletin hakimi zannettiler
2-Yargı bağımsızlığı bahane saltanat şahane
3-Ergenekon çetesine suspus, hükümete isyan
4-Evet iddia ediyorum bunlar ergenekon çetesiyle bağlantılı
5-TBMM yasama organı çıkaracağı kanunu sana mı soracaktı, o çıkarır sen uygulamakla mükellefsin
6-Siz kimsinizki kendinizi milletin üstünde görüyorsunuz?
7-Siz milletin başına bela mısınız
Pseudo Abdüllatif 22.Mayıs.2008 11:52:40
CHP nin Sesi !
Resmen CHP nin agzi ile yapilmis bir bildiri.
Ak Parti davasinin CHP nin ve ERGENEKONUN istedigi gibi sonuclanmasini mi istemis?
Burda ERGENEKON nun bir direktifi varmi acaba?


gazi felek 22.Mayıs.2008 11:34:56
cehepeyi mumal arar olduk
pat diye açıklama olmazmış!
çünkü kaynak ne delil araştırması devam ediyor.buldum buldum size en güvenilir kaynağı!!!!cehepeden yardım alın açıklama öncesi.yargının anamuhalefetten daha muhalif olmasına anlam veremiyorum.siyasate soyunması ne garip.siyaset bu kadar cazip bişey mi? adalet dağıtmadan daha mı cazip geliyor.Buna kim sevindi dersiniz.Tabiki CeHePes!!!!!
allah razı olsun bizim yapamadığımızı siz yaptınız ne iyi yaptınız ülkeyi germekle eliniz kolunuz diliniz dert görmesin allah ne muradınız varsa versin( cehepe genel başkanlığı dahil).partilerin hepsi kapatılsın! yargıtayda kapatılsın ve onlarda yargı partisi kursunlar seçime gitsin.görelim siyaset nasıl bişeymiş. tabi yerse!!!?
taha 22.Mayıs.2008 11:34:10
M-MUHTIRA
Gecen yil bu vakitlerde e muhtira verdiler.Simdi de y muhtira.bence artik M-MUHTIRA'nin zamani gelmistir.ama bu bu muhtirayi verecek bir millet goremiyorum.Umarim yanilirim.Haydi millet artik M- MUTIRANIN ZAMANI GELDIDE GECTI BILE.....
ali 22.Mayıs.2008 11:32:37
Acı
Saltanatları sona ermek üzere olduğundan dolayı bağırmaya başladılar.Nasıl rektörler koro halinde bağırmaya başladılar,sebebi ondan sonra anlaşıldı.Şimdi de yargıçlar bağırmaya başladılar.Sebebi de sadece ve sadece yargı reformu.Elinden bazı yetkiler alındığında etkisiz ve yetkisiz kalacaklar.Türk Milleti bu tür senaryolarla çok karşılaşmışlardır.Onun için yemezler,başka kapılarda dilenin.
necat 22.Mayıs.2008 11:16:00
olamaz
tabii orda saltanat kurulmuş biz bu saltanata dokundurtmayız edasıyla bildiri yayınlanıyor.Millet enayi değil artık olayları iyi takip etmekte ve bildiride imzası olan her kesi kınamaktadır.
garip 22.Mayıs.2008 10:58:00
yargı darbesi
bildiri resmsmen danıştayı etkilemek ve zorda bırakmak icin yayınlanan siyasi açıklama.neymiş yargıyı eleştirmişler. bu acıklama yargının yasamaya ve yürütmeye müdahalesi.kısaca darbe gibi.reformlardan rahatsızlık duyma.bir an önce anayasa da değişip bundan sonra bu acıklamalar engellenmeli
Reis kurtul 22.Mayıs.2008 10:43:41
Ortamın düzelmesini gördüler
Ortam biraz düzelir gibi oldu. Kapatma konusunda biraz hukuk ağırlıklı konuşmalar yapılmaya başlandı. darbeciler in hiç de hoşuna gitmeyen hukuki gelişmeler ışığı göründü. Demokrasi bütün baltalamalara rağmen filizini kaybetmedi.Darbeciler artık eskisi gibi elleri kolları rahat iş yapmayacaklarını anladılar. Ve tamamen bu dalgalara karşı boşuna kürek çektikleri gördüler. Yargın itibarı bahasına ortamı germeye ve emelleri ulaşmaya devam etmek istiyorlar Ancak demokrasinin köklerini kurutmak için artık çok geç!!!! Çuvllayn muhalefet aynı yerde sayıyor.
şahin arslan 22.Mayıs.2008 10:30:26

sayın editör bey haber için yazdığım yorum niye yayınlanmıyor,sebebini bana bildirirseniz sevinirim
 
DİĞER BAŞLIKLAR
Temmuz 25 ...Ve Doğu Perinçek'in maskesi düştü !
Temmuz 25 İŞTE ERGENEKON'UN ŞOK BELGESİ
Temmuz 25 İşte Başbakan'a suikast yapacak isim
Temmuz 25 YÖK başkanına ağır hakaret
Temmuz 25 İŞTE ÖRGÜTÜN YÖNETİCİLERİ
Temmuz 25 İŞTE İDDİANAMENİN METNİ
Temmuz 25 İDDİANAMEDEN ÇARPICI BAŞLIKLAR
Temmuz 25 Danıştay saldırısı Ergenekon'un eylemi
Temmuz 25 Dicle'de serinleme faciası
Temmuz 25 PAŞALAR İÇİN AYRI İDDİANAME
 

Yağmurdereli'den güzel haber var
Başbakan Erdoğan'a şok tehdit !
İşte T.Ö'yü çılgına çeviren fotoğraflar
Sezer'den akla ziyan gerekçe!
Savcıyı görevden almak isteyen kim?
Almanların Erdoğan korkusu
Ergenekoncuları tir tir titreten ihtimal
McDonald's başörtülüleri kovdu !
Yalçınkaya, İP'e niye dava açamadı?
Toptan'dan erken seçim açıklaması
Ahmet Böken
ERGENEKON NEDEN KORKUYOR?
Belki de gerçek karanlıkla savaşın en zor kısmı şimdi başlıyor...
A.Abdulkadiroğlu
SİZİ GİDİ SAHTE DEMOKRATLAR
Gizli bağlantılar deşifre oldukça bazılarının suratındaki salağa yatan gülümseme aslında ‘şapa oturduk’ diyor.
Erhan Topal
HEPSİ DE TESADÜF MÜ?
Memlekette garip şeyler oluyor.
Bülent Korucu
İTTİHATÇILIK VE ERGENEKON
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Osmanlı Devleti'ni ele geçirişinin 100. yılını anarken, Ergenekon iddianamesini tartışıyoruz.
Emre Aköz
BUNLARI KİM YETİŞTİRİYOR?
"Çünkü Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) şikâyet etti"
Hüseyin Gülerce
KARARIN AÇIKLANDIĞI DAKİKALARI DÜŞÜNDÜM...
AK Parti'nin kapatılması davasında karar, önümüzdeki beş on gün içerisinde belli olacak.
Nazlı Ilıcak
26 TEMMUZ'DA ANKARA'DA
Darbeye karşı Genç Siviller 26 Temmuz'da Ankara'da yürüyorlar. Ve Ankaralılara şöyle sesleniyorlar:
Tamer Korkmaz
BOMBALARIN KİLİDİ
İlhan Selçuk'un Cumhuriyet'i “bombalar” bahsinden sıyrılabilmek için her türlü cambazlığı denedi;
Mustafa Karaalioğlu
BAYKAL’IN SATIR ARALARINDAN...
Baykal söylediği için önemsenmedi ve dikkatlerden kaçtı ama son CHP Grup toplantısında önemli sözler sarfedildi.