EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

ATATÜRK'ÜN EVİNE BOMBA ATTI, YILLAR SONRA TÜRKİYE'DE VALİ OLDU

Bombacı nasıl vali oldu?
Bombacı nasıl vali oldu?
Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba atan adamı kimler nasıl kaçırıp, vali yaptı?

5 Eylül 1955 gece yarısı Selanik'te Atatürk'ün evinde bir bomba patladı. Aslında bomba binanın bahçesine atılmıştı ve sadece binanın camları kırılmıştı. Ama patlama tam da Kıbrıs sorununun Türkiye'nin iç politikasını belirlemeye başladığı döneme denk gelmişti. Kitlelerin "Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır" sloganıyla yollara döküldüğü günlerdi. Ertesi gün İstanbul Ekspres gazetesi haberi Türkiye'ye duyurdu. Kıbrıs Türktür Cemiyeti de protesto yürüyüşleri organize etti. Ama bu yürüyüşler, Türkiye tarihine büyük harflerle 'utanç gecesi' olarak yazılan 6-7 Eylül olaylarının başlangıcı oldu. Aslında hazırlıklar çok önceden başlamıştı. Ağustos ayının ortalarından itibaren azınlıklar her sabah kapılarına ve duvarlarına çizilen haç figürleriyle uyanıyorlardı. Kendilerine yönelik tehdidin farkında olan azınlıklar, uyanır uyanmaz hemen bu işaretleri siliyordu. Ama, ertesi sabah yine aynı işaretleri buluyorlardı. Yine evlerinin yakınlarında sopa, testere, kaynak makinesi, demir makaslar hatta tırpan gibi kesici aletlerle dolu kamyon ve kamyonetler hazır bekliyordu. İşte bomba haberi sanki işaret fişeği oldu. Olayları ilk Beyoğlu'nda patlak verdi. Kurtuluş, Nişantaşı, İstinye, Yeniköy, Eminönü, Yedikule, Bakırköy, Fatih ve Eyüp'te azınlıkların ev ve işyerlerine saldıralar düzenlendi. Olaylar Moda ve Adalar'a da sıçradı. Eli sopalı, baltalı yağmacılar taş üstünde taş bırakmıyordu; dükkânları yağmalıyor, evlerdeki eşyaları camlardan aşağı atıyor, papazlara saldırıyor, kiliseleri, mezarlıkları yıkıp yakıyordu. Hatta mezarları açılıp çıkartılan iskeletler yakılıyordu. Polis ve asker olayları seyretmekle yetiniyordu. Yer yer "Bu apartmanda Rum yoktur" diyerek, komşularını kurtaran Türkler vardı.

RUM KOMŞULARINI YAĞMACILARDAN KURTARAN GENERAL
İstanbul bir savaş meydanına dönmüştü. Yağmanın ve korkunun dehşet saçtığı semtlerden biri de Bakırköy'dü. Yağmacıların buluşma noktası İstanbul Caddesi'ydi. Buradaki dükkânların büyük bölümü azınlıklara aitti. Sonra gruplar halinde mahallelere dağılıp elebaşların ellerindeki listede yer alan azınlık ev dükkanlarına saldırdılar. Ama bir tek mahalleye girmediler: Cevizlik. Üstelik Cevizlik, yağma hareketinin başladığı nokta olan İstanbul Caddesi'nin bitişiğindeydi. Mahalleye girmek isteyen yağmacılar karşılarında Kurmay Albay Reşat Mater'i buldu. Hava Okulları Komutanlığı Kurmay Başkanı Reşat Mater, şans eseri o hafta izinliydi ve ailesinin yanına İstanbul'a gelmişti. Mater ailesi Muhasebeciler Sokağı'nda üç katlı ahşap bir binada yaşıyordu. Yağma hareketini haber alan Reşat Mater, Rum ve Ermeni komşularını korumak amacıyla hemen sokağa fırladı. Üstünde üniforması, elinde silahıyla... Komutanı sokakta gören mahallenin erkekleri de yardıma koştu. Kiminin elinde süpürge sapı, kiminde demir parçası... Bir anda yağmacılara karşı sokağın girişinde set oluşturuldu. Mater, ayrıca Rum ve Ermeni komşularına komşularını evine aldı. Mahalleye gelen yağmacılar karşılarında silahlı bir albayı görünce şaşırdılar. Gelen gruplar geri dönmek zorunda kaldı. İşte o gece Albay Reşat Mater sayesinde altı sokaktan oluşan Cevizlik Mahallesi'ndeki tek bir azınlık evi veya dükkânı yağmalanmadı. Mater, ordu içinde de çok sevilen bir isimdi. Olaylardan dört yıl sonra tuğgeneralliğe terfi etti, 3. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Tümgeneral rütbesiyle de Genelkurmay Lojistik Başkanlığı yaptı. 1967'de orgeneralliğe yükseldi. Bir yıl sonra da Hava Kuvvetleri Komutanı oldu. Yani TSK'nın üç numaralı komutanı oldu. 1969'ta bu görevi Muhsin Batur'a devretti. Mater, 22 Haziran 1989 günü yaşamını yitirdi. Olaylar sırasında altı yaşında olan Mater'in oğlu Tayfun Mater, Yunanistan'a göç eden Rum komşularının çocuklarıyla hala görüşüyor.

SELANİK BOMBACISINI VALİ YAPTILAR
Bir de Atatürk'ün evine bomba atarak 6-7 Eylül olaylarının başlamasına neden olan 'kahraman'lar var. Bombayla ilgili soruşturma Selanik'te yürütüldü. Atatürk'ün evini konsolosluk görevlisi Hasan Uçar ve üniversite öğrencisi Oktay Engin bombalamıştı. İkisi de tutuklandı. Kilit isim Oktay Engin'di. Engin, 21 yaşında ve Batı Trakya Türklerindendi. Türkiye'nin verdiği bursla üniversiteye devam ediyordu. Engin'i dokuz ay sonra serbest bırakıldı. Üç ay sonra da Türk istihbaratının yardımıyla Türkiye'ye kaçtı. Davanın sonunda azmettirici olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Yunanistan yargı makamları cezasını çekmesi için Oktay Engin'i istedi fakat Türkiye vermedi. Engin'in Selanik Üniversitesi'nde eğitim gördüğüne dair geçerli belgesi bulunmamasına rağmen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ikinci sınıftan devam etti. Devlet bir de İstanbul Belediyesi'nde iş buldu kendisine. Okul bitince kaymakamlık sınavını kazandı. Türkiye'nin en önemli ilçelerinden Çankaya'ya atandı. Ama Emniyet Genel Müdürü Hayrettin Nakipoğlu, Engin'i emniyette görev yapmaya çağırdı. Nakipoğlu, 6-7 Eylül olayları sırasında vahşetin en yoğun yaşandığı Beyoğlu'nun Kaymakamı'ydı. Engin, Emniyet Genel Müdürlüğü Siyasi İşler Müdürü olarak göreve başladı. Müthiş bir terfiydi bu. Engin, beşinci sınıf bir kaymakamdı ve normal koşullarda bu göreve gelmesi için daha en az 15 yıl daha çalışması gerekiyordu. Sonra da Nevşehir Valisi oldu.

SERMAYE EL DEĞİŞTİRDİ
Olaylardan sonra azınlıklar yurtdışına göç etmeye başladı. Devlete güvenlerini yitiren Rum, Ermeni hatta Yahudi vatandaşlar yıllardır yaşadıkları evlerini, ülkelerini terk etti. Asıl hedef ise Rumlardı. 6-7 Eylül olaylarından önce İstanbul'da 135 bin Rum yaşıyordu. Sonrasında bu sayı 70 bine düştü. 1978'e gelindiğinde bu rakam 7 bindi. Şimdi ise İstanbul'da sadece 3 bin 500 Rum yaşıyor. Göç edenler ticari hayatı elinde bulunduranlardı. Onlardan sonra ticaret hayatı Türklere kaldı. O sermayenin yerini Anadolu'dan İstanbul'a gelen ve palazlanan esnaf, ticaret hayatının sahibi oldu. Olaylarla hedeflenen sadece bir sermaye transferi miydi? Elbette değildi. Bir sermayeyle birlikte bir varlığı, kültürü yok ettiler.

OLAYLARDA KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?
6-7 Eylül günlerinde süren olayların resmi bilânçosu korkunçtu: 3 ölü, 30 yaralı, 73 kilise, 1 havra, 8 ayazma, 2 manastır, 3584'ü Rumlara ait olmak üzere 5583 işyeri ve ev tahrip edilip yakıldı. Ancak özellikle, ölü sayısı hala tartışmalı. O dönemde basın üzerindeki baskı ve sansür nedeniyle olaylarda kaç kişinin öldürüldüğü bugün bile tam olarak bilinmiyor. Olaylardan hemen sonra İstanbul'daki Fransız ve Alman Başkonsoloslukları'nın hazırladığı raporlara göre, saldırılarda iki Ortodoks papazı olmak üzere 13 ile 16 arası Rum ve en az bir Ermeni vatandaşı hayatını kaybetti. Uluslararası insan hakları kuruluşlarına göre ise ölü sayısı 15.

Ecevit Kılıç - SABAH


07.Eylül.2008 08:27:39
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[13 adet yorum gelmiştir] TÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ    
nedim 07.Eylül.2008 17:14:34

ermeni rum yahudi lerin
yanlarında bahçivan bulaşıkçı yamak hizmetçi şöför olarak çalışan bir çok kimse bugün hatırı sayılır para sahibi işadamı olmuşlardır bu 6 ve 7 eylül 1955 in sonucudur yahudi ermeni rum korkutulup panikletilip kaçınca işte bu kimseler ermeni rum yahudilerin mal varlıklarına el koydular

tunca 07.Eylül.2008 17:06:57

6_7 eylül olayları
yeniden enine boyuna incelenmelidir bir komisyon kurulmalıdır bu olayları kim çıkarmıştır buradaki amaç nedir azınlıkların servetleri nasıl el degiştirmiştir olayların içindeki şahıslar kimlerdir kimin için çalışmışlardır

hasan 07.Eylül.2008 15:58:57

Korkunç bilanço
Hakikaten korkunç bilanço....
topladım 30 kişi etmiyor...
hadi 3.000 kişi olsun...
peki guneydoğuda :30.000 ölü...
filistinde 45.000 ölü...
yapanlar:
YAHUDİLER-ABD-ISRAİL-FRANSA-ALMANYA
ÖNCE BUNUN HESABINI YAZ BURAYA.....
3-5 KİŞİNİN DEĞİL...

salih 07.Eylül.2008 14:55:31

1950 liyılar
Evet 1950 li yıllardan sonra yapılanları unutmayın.Küçük azınlıklara karşı büyük bir kıyım yaşanmıştır.Kıyımı yapanda YUNAN VE BULGAR yönetimidir.Birazda bize yapılanları açığa çıkarsanız nasıl olur acaba?O yıllarda ne kadar göçmen geldi bilen varmı?Bu haberi çıkarandan şüphe etmemek elde değil.Türkleri öcü gibi göstermeye bayıldığınız belli.Birazda gerçekleri yazsanız,yeni nesillerin kafalarını bulandırmasanız,nasıl olur acaba?Yakın tarih arşivlerini karıştırın bak neler bulacaksın.Bu yaptıklarınızdan utanacaksınız.

Mehmet 07.Eylül.2008 13:44:39

Bu ne Rum severlik Zaman ve Samanyolu
O dönemde kıbrısta olanlar orada diri diri yakılanlar gömülenler 1 yaşında katledilen bebeler ne günah işlemişlerdi.Bir kültür yok olmuşmuş yok yav 6 asır Osmanlının beslediği bu kargalar nasıl osmanlının gözünü oyduklarını biz unutmadık yazık kültür gitmiş oldu olacak kurtuluş savaşıda yapmasaydık Yunanlılar kalsaydı Anadoluda ne güzel yeni kültürümüz olurdu hadi ordan!....

derail 07.Eylül.2008 13:04:38

memleketi satıyorlar diye bağıranların arkasında bunlar var..
çünkü çıkarları ve menfaatleri kesiliyor onun için bağırıyorlar.. bunlarıın para ve nefislerinden başka değğerleri olmayan solculuğun ,komünizmin, sağcılığın ve ulusalcılığın ,vatanseverliğin ,ilericiliğin,laikçiliğin arkasına saklanan ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN elemanlarıdır...
ülkemi devletimi yıllardır işte bunun gibiler YÖNETİYORDU ki biz KALKINAMIYORDUK ...şimdi devlet bu milletin eline geçtiği için DARBE VE KAOS ile GERİ ALMAYA ÇALIŞIYORLAR... ey halkım UYUMA VE UYANIK KAL

ahmet 07.Eylül.2008 12:23:19

bunu da okuyun
bunlari duyup ta sasiranlara sasirmak lazim. Taha Kivanc'in su yazisinda baska bilgiler de var; hem de cok enteresan: http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=25.04.2008&y=TahaKivanc S. Demirel mi istersiniz, Ilhan Selcuk mu, Tan gazetesi bombalamasi mi... bir okuyun. Ingilzice bilenler su yaziyi da okusa iyi olur: http://www.todayszaman.com/tz-web/yazarDetay.do?haberno=152350

Mustafa 07.Eylül.2008 11:57:30

Ali Çelik'e
Bu olay oldu mu, olmadı mı?
Olduysa her zaman yayınlanma hakkı vardır.
Olmadıysa tekzip edilsin de görelim...

Cemal 07.Eylül.2008 11:53:21

Yadırgamıyorum
Diploma, miploma bu tür derinlikler de işlemez, sorarım Öcalan SiyasaL Bilgiler Fakültesi'ne giderken, üniversite sınavlarına girip kazanarak mı okumuştu? Yine sorarım MHP'li Bakan'a bağlı, Tapu Kadastro dairesine memur olarak girerken, memurin kanuna riayet edimiş ve gereken sınava girmişmiydi? Onun için provakatörlerin vali yapılmasını yadırgamıyorum bile!!!!!

A.DEMİR 07.Eylül.2008 11:50:27

GEÇMİŞİ KARIŞTIRARAK BİR YERE VARILMAZ.
BIRAKIN GEŞMİŞİ BUGÜNE BAKIN BİZ ŞU ANDA NERDEYIZ SÖZÜMÜZ NEKADAR GECİYOR ONA BAKIN EMİR ALAN DEĞIL EMİR VEREN OLALIM. ŞİMDİ YOKMU HIRSIZLAR BAKANLIK YAPIYOR.

 
DİĞER BAŞLIKLAR
Aralık 04 Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Aralık 04 Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Aralık 04 Odun sobası patladı: 2 yaralı
Aralık 04 UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Aralık 04 Galatasaray'ın grubunda puan durumu
Aralık 04 PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Aralık 04 Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Aralık 04 Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
Aralık 03 ASLAN BERLİN'DE KÜKREDİ - FOTO
Aralık 03 Ahmedinejad Türkçe konuştu
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?