EN SON HABER: (23:23) Diyarbakır'da trafik kazası: 3...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

ÖSYM BAŞKANI'NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

ÖSS'de en şanssız bölüm hangisi?
Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi Başkanı (ÖSYM) Ünal Yarımağan, sınava az bir zaman kala önemli açıklamalar yaptı.

İzmir'de Özel Çakabey Okulları'nda öğretmenler ve dershane temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen ''Türkiye'de Üniversiteye Giriş Sistemi'' konulu konferansta konuşan Yarımağan, Türkiye'de üniversiteye giriş sisteminin tarihçesini ve uygulanan mevcut sistemi anlattı.

Merkezi yerleştirme sisteminin 35 yıldır uygulandığını, 2 milyona yakın öğrencinin girdiği ve öğrencilerin birbirinden farklı programlara yerleştirildiği bir sistemde bundan daha iyisinin yapılamayacağını belirten Yarımağan, şu bilgileri verdi:

''Bu kadar kapsamlı bir yerleştirmede tek oturumlu sınavla tabii ki mükemmel yakalanamaz. Eleştirecek çok yönü olabilir. Tek oturumda çok sayıda öğrenciyi çok değişik yüksek öğretim programlarına yönlendirmek için bugünkünden farklı bir şey yapmak mümkün olmuyor. 'Çok sınav olsa' deniyor. Tek sınav bile Türkiye'nin kaldırmakta güçlük çektiği bir şey. Tüm basın, kamuoyu, aileler bu sınava odaklanıyor. Bunu Türkiye'nin üç beş kere yaşamaya tahammülü yok. Bir kerede yapmak zorundasınız.''

2007 yılında 1 milyon 775 bin 100 başvuru yapıldığını, başvuru ve yerleşme açısından geçen yıllara göre oldukça mesafe alındığını, fakat hala çok yetersiz bir noktada bulunduklarını belirten Yarımağan, başvuranla yerleşen arasındaki farkın giderek açıldığını, bu açılmanın üniversite kapısında birikmenin oluşmasına yol açtığını dile getirdi.

YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Yeni yapılan değişiklikler sonrası sistemin ayrıntılarını anlatan Yarımağan, soru sistemleri hakkında bilgi verdi.

Öğretmenlerden sık sık yeni uygulamada hangi derslerden soru sorulacağı yönünde sorular geldiğini belirten Yarımağan, ortak müfredata dayalı dersleri ilk 4 testte sorduklarını, diğer testlerde müfredata ve alanlar arasındaki paylaşıma baktıklarını söyledi.

2007 yılında yapılan sınav sonrası 185 puanı geçen öğrenci sayısının bir önceki yıla göre oldukça arttığını belirtti.

''EN ŞANSSIZ GRUP''

Türkiye'de üniversiteye girme açından en şanssız grubun, genel liselerin sosyal bilimlerinde okuyan öğrencilerden oluştuğuna dikkati çeken Yarımağan, şöyle konuştu:

''Sanıldığı gibi meslek liseleri değil. Sosyal bilimlerin gireceği kontenjan 26 bin. Toplam 400 bin aday için sunabildiğimiz imkan sadece 26 bin. Bu oran Sayısal 2 grubu için çok daha yüksek. Liselerin fen kolunda okuyanların üniversiteye girme şansı daha yüksek. İkinci sırada Türkçe Matematik geliyor. Bu dalda okuyan adayların kontenjanları 61 bin.

Sosyal bilimlerden sözel 2 puanlardan kaçış var. Birçok program puan türünü değiştirmek, Eşit Ağırlıklı veya Sayısal 2 puanıyla öğrenci almak istiyor. Bu eğilim devam ediyor. O zaman liselerdeki sosyal bilimler alanını kapatalım. Bu çocuklara yazık değil mi? Bunlara sunduğumuz kapasite zaten az. Bu kadar öğrenci nerede okuyacak? Üstelik iş bulma imkanları da yok. En büyük, en şanssız grup.''

UYANIK OKULLAR

Orta öğretim başarı puanı hesaplama yönteminin 2006 yılında değiştirildiğini, bu hesaplama yönteminin karmaşık olmasının eleştirildiğini belirten Yarımağan, sistemin açıklarını kullanan bazı okullar bulunması nedeniyle buna mecbur kaldıklarını söyledi.

Türkiye'de bazı okulların ''başarılı değil, uyanık olduğunu'', puan belirleme sisteminin zayıf noktalarını kollayarak buna göre öğrenci mezun ettiklerini ve daha sonra da, velilere ''en iyi Orta Öğretim Başarı Puanı bizim okulumuzda'' diye reklam yaptıklarını söyleyen Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''60 öğrencinin 50'sini 3.85 ile mezun etmiş. Sistemin açığını yakalamış bundan yararlanıyor. Bu nedenle bugün eğer bir okul 60'ın 50'sini en yüksek notla mezun ederse hiçbiri 100 alamıyor hepsi birden örneğin 88 alıyor.

Çok karmaşık hesaplama yönetimimiz var ama karşımızdaki kitle de çok akıllı. Bizim sistemimizin açıklarından yararlanmalarını istemiyoruz. OÖBP hesaplama yöntemini bulmak için 3 ay, 4 istatistik profesörüyle çalıştık. Yarı yolda dediler ki 'İrrasyonel bir ortamda rasyonel bir çözüm olmaz.' Haklılar irrasyonel bir ortamda çalışıyoruz.''

HER BİN KİŞİDEN

Türkiye'de son rakamlara göre her bin kişiden 457 kişinin orta öğretimi bitirdiğini belirten Yarımağan, bunun 296'sının genel, 161'inin meslek lisesi mezunu olduğunu, bunlardan 372'sinin örgün veya açık öğretime girme şansını yakaladığını, bu şansı hiç yakalamayan sayısının 85 olduğunu söyledi.

Yarımağan şöyle devam etti:

''Gönlünde yatan programa giden kaç kişi? O ayrı konu. En az bir kez üniversiteye kayıt olma hakkını kazanan öğrenci yüzde 80 civarı. Bunun ne kadarı üniversiteyi bitiriyor. 372'nin 246'sı bitiriyor.

Gelişmiş ülkelerde lise bitirme oranı yüzde 80'lerde biz daha yeni yaklaşıyoruz. Avrupa'da üniversite bitirme oranı yüzde 50. Birçok ülke bunu geçmek üzere. Japonya ve ABD'de çok daha yükseklerde. Türkiye eğitim açısından aday olduğu AB ülkelerinden çok geride. Bir taraftan lise bitirme oranının artması lazım.

Bizim elimizdeki rakamlara göre son yıllarda liseyi bitirme oranında hızlı bir yükselme var. Bugün yüzde 45 olan rakama bir kaç yıl önce 40'tı. Üniversite bitirme oranında ise bu yükselmeyi göremiyorsunuz.''

2008 BAŞVURU SAYISI

Yarımağan, geçen yıl sınava başvuru yapanlar içinde lise son sınıf oranının yüzde 45 iken bu yıl yüzde 17'ye gerildiğini, önceki yıllarda mezun yerleşmemiş aday oranının ise yüzde 39'dan yüzde 58'e çıktığını, önceki yıllarda mezun yerleşmiş adayların oranının ise yüzde 20'ye yükseldiğini belirtti.

Geçen sene üniversite bitirmiş adayların yaptığı başvuruların 39 binden bu yıl 67 bine çıktığını ifade eden Yarımağan, ''Bu sene üniversiteye girmek kolay diye bazı adaylar fırsattan yararlanmak için başvurmuşlar. Biz başvurunun 500 bin az olacağını tahmin ediyorduk. Son sınıf düzeyindeki adaylardan gerçekten 510 bin küsur eksik var. Buna karşılık önceki yıllarda mezun olanların başvurusu 380 bin arttı. Bir tarafta artış olunca genel azalma bir önceki yıla göre 130 bin dolayında oldu'' dedi.


19.Nisan.2008 17:35:21
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
baran 21.Nisan.2008 11:17:43
öss canavarıı
niye ülkemizde okumak bu kadar zor.niye öğrencileri bu kadar korkutuyolar anlamadım..tek bir şey söylemek istiyorum:ÖÖÖLÜRSEM SSSEBEBİM SSSENSİN..( İlk harflere bakın) yaa öss adamı şair yapar böle ...
19.Nisan.2008 19:30:21

NE OLUR DÜZENLEME YAPILSIN SINAV BİR KAÇ AY İLERİ TARİHE ERTELENSİN NE OLU YAWWWWWW
 
DİĞER BAŞLIKLAR
Mayıs 17 Diyarbakır'da trafik kazası: 3 ölü
Mayıs 17 İşte o 'derin' soruyu sordu !
Mayıs 17 CHP ZİHNİYETİ VE DİN
Mayıs 17 Turgutluspor kalecisiz maça çıktı
Mayıs 17 Almanya Birinci Ligi sona erdi
Mayıs 17 Sivas FİFA ve CAS'a gidiyor
Mayıs 17 Adnan Sezgin'den ilginç açıklamalar
Mayıs 17 Millilerin Almanya kampı başladı
Mayıs 17 Aksaray'da tehlikeli hastalık yok
Mayıs 17 Başbakan 104 yaşındaki kadını ziyaret etti
 



Dağlıca komutanının dehşet itirafları
Peygamberimiz için alaycı üslup! - İZLE
İşte MİLLET RUHU - İZLE
Başsavcı'dan kafa karıştıran uygulama
Bu iddialar yenilir yutulur cinsten değil
AK Parti için 'kurtuluş açıklaması'
İşte mahkeme raportörünün görüşü
Internet Explorer'ın hızını 8 kat arttırın!
Operasyonu deşifre eden üyeden itiraf
İzleyecek kanal bulamıyormuş !
C. Tayyar Kala
CHP ZİHNİYETİ VE DİN
CHP öteden beri İslam dini ve müslümanla problemli.
Ali Demirer
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SON OYUNU
PKK ses getirici saldırılarla tabana yıkılmadık mesajı vermek için akıllara durgunluk veren eylemler tezgahlıyor.
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.
Hasan Cemal
BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR!
Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklerken AB yoluyla demokrasi!