Halepçe: Elma kokusuyla gelen katliam

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Mart 16 2015
Paylaş
X Post
Saddam Hüseyin'e ait birlikler tarafından 16 Mart 1988 günü saat 11 sularında kimyasal silahlarla vurulan Halepçe şehrinde bir anda 6 bin insan öldü, 10 bin kişi de yaralandı, sakat kaldı, kimyasal silahların yol açtığı yaralarla yaşamak zorunda bırakıldı.
Halepçe: Elma kokusuyla gelen katliam
Samanyoluhaber.com yazarı Hüseyin Güler, 27 yıl önce bugün yaşanan Halepçe katliamıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.

İŞTE O YAZI

Sessiz Ölüm

Tarih 16 Mart 1988. Yer Halepçe… Yıllardır devam eden İran –Irak savaşı. Sabah saatlerinde başlayan bombardıman. İnsanlar sığınaklara girmiş ama büyük bir tedirginlik yok. Zira bu bombalar her gün gerçekleşen rutin olaylardan biri. Savaşın acı yüzü. 

Saat takriben on bir ve işin seyri değişiyor. Keskin bir koku sonra da elma kokusu ortalığa yayılıyor. Bu kokuyu alan herkesin bir anda nefesi daralıyor, gözleri kanlanıyor ve kusmaya başlıyor. Sonra da yere yığılan cansız bedenler. Netice de binlerce ölü, on binlerce yaralı, telef olan hayvanlar ve yok olan nebatat. 

Bugün 16 Mart. Günlerden Halepçe… Kürt tarihinin en acı günlerinden biri. Acının, gözyaşının ve ızdırabın adı. Bir Müslüman diğer Müslüman kardeşine nasıl bunu yapabilir dediğimiz günün adı. Saddam Hüseyin tarafından Irak Kürdistan Bölgesinde muz ve elma kokulu Napalm kimyasal bombalarıyla 6.357 kişinin hunharca katledildiği ve 14.768 kişinin de yaralandığı günün adı. Evladını bağrına basarak gaz kokularından korumaya çalışan ve bu şekilde sarmaş dolaş can veren babanın sembol olduğu gün bu gün. Baas güçlerinin sabah saatlerinde yaptığı hava saldırısı ile tüm kapalı mekânların camlarını kırarak gazın tesirini arttırmayı amaçladığı, sığınakların, kapalı mekânların binlerce cesetle dolduğu gün. Bütün dünyanın ve İslam Alemi’nin seyrettiği 182.000 kişinin şehadeti ile neticelenen Enfal operasyonunun en son halkası. Dünyanın kara günlerinden biri…

Şivan Perwer ‘Halepçe’ isimli ağıdında da dramı  şöyle dillendiriyor; 

Dîsa bombe û baran e
Her derê girtî mij û dûman e
Dîsa nale-nala birîndaran e
Dengê dayika tê li ser lorikê wan e
Bavik bi keder xwe