Harbiyeli anneleri adalet arıyor: Ev hanımıydım, şimdi sokaklarda evladını isteyen bir anneyim

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra açılan davalarda müebbet hapisle cezalandırılan askeri okul öğrencilerinin anneleri ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve avukat Oğuz Kağıtçı, TV5’te Suat Toktaş’ın moderatörlüğünü yaptığı Düşünme Vakti programına konuk oldu.

SHABER3.COM

Hava Harp Okulu öğrencisi Furkan Çetinkaya’nın annesi Melek Çetinkaya, “Çocuklarımız terör ihbarı gerekçesiyle Yalova’daki kampı terk ettirilip İstanbul’a götürülüyor. Kampın önündeki polis ekibi siz nereye gidiyorsunuz diye dahi sormuyor.” dedi. 

Çetinakaya şöyle konuştu: "Bizim çocuklarımızın darbeden haberi yok çünkü kampta elektrik yok, telefonları da kampa girerken teslim edilmişti zaten. Köprü de darbe olduğunu öğrendikleri zaman ağlamaya başlıyorlar."

"YALANCI ŞAHİTLERLE ÇOCUKLARIMIZ MÜEBBETE ÇARPTIRILDI"

Çetinkaya, "Biz bu çocuklarla saat 10:30’dan itibaren sabaha kadar çatıştık, dediler. Oysa bizim çocuklarımız o saatte daha kamptan bile dışarı çıkmamışlardı. Yani yalancı şahitlik yapacaksanız, bari saatleri tutturun." dedi.

Çetinkaya katıldığı sokak eylemleri ve gözaltına alınmasıyla ilgili olarak da daha önce hiç sokak eylemi yapmadıklarını belirterek, “Çünkü ‘Devlet mutlaka bu yanlıştan dönecektir’ diye düşünüyorduk. Her eylemimizde gözaltına alıp 320 Lira para cezası kesiyorlar.” dedi.

Çekinkaya hem bir anne hem de bir siyasetçi olarak, özellikle Meral Akşener’den eylemlerine destek istedi ve şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanlığının görevlendirdiği avukat dahi çocuklarımız için davadan çekildi. Ben, sadece eviyle ve çocuklarıyla ilgilenen bir ev hanımıydım; ama maalesef, şimdi sokaklarda evladını isteyen bir anneyim. Sokağa beni devlet çekti."

“OĞLUM KENDİLERİNE VERİLEN 40 MERMİYİ EKSİKSİZ TESLİM ETTİ”

Başka bir askeri okul öğrencisinin annesi Emine Uyanık, “Oğlumun en büyük hayali pilot olmaktı. Bana ‘Yeni bir uçak projesi yapacağım’ diyordu. 15 Temmuz’da hiç silah kullanmamış. Kendilerine verilen 40 mermiyi eksiksiz teslim etti. Müebbet hapis cezası aldı.” dedi.

Uyanık, polisler evlerine geldiğinde Gülen Cemaati ile ilgilerinin olmayacağını gördüğünü söyleyerek, “Neden? Evimizde (Necmettin) Erbakan’ın kitapları vardı. Yıllarca hizmet ettiğim AKP'ye müracaat ettim, beni kovdular. Ben buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza seslenmek istiyorum. Sizinle görüşmek istiyorum. Sizden 5 dakikanızı istiyorum. Ben anlatacağım. Eğer oğlum suçluysa, beni de oğlumun yanına koyun.” dedi.

“TÜRKİYE’DE BİR CİNAYET DAVASI 6 AYDA BİTMEZ”

Av. Oğuz Kağıtçı ise, “70 Harbiyeli öğrenci, ilk duruşmada tahliye oldu ve şu anda tutuksuz yargılanıyorlar. Fakat ne hikmetse bu süreçte bütün Harbiyelilerin davası biterken, tutuksuz yargılanan Harbiyelilerin davası hâlâ devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Kağıtçı sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu çocuklar, kamptan çıkıp Orhanlı gişelerine gelene kadar kesinlikle darbe teşebbüsünden habersiz durumdaydılar. Kampta çocuklara terör saldırısı olduğu söylenmiş.

Türkiye’de bir cinayet davası, 6 ayda bitmez. Burada 59 tane öğrencinin müebbet hapis cezası aldığı yargılama, 6 ayda bitti.

Bilirkişi raporunda, ‘Verilen emirlerin askeri lise öğrencileri tarafından sorgulanamayacağı ve emrin yerine getirileceği, başka bir seçenek olmadığı değerlendirilmektedir’ dendiği halde öğrenciler ceza aldılar.

"SAİT ALBAYIN ARKASINDA SİLAH TUTUYOR, SABAH TUTUKLANIYOR"

Şehit kızı Nimet Ecem… Babası şehit olmuş ve o da ‘Ben babamın yolundan gidip asker olacağım’ demiş. Muhtemelen devlet yetkilileri de, ‘Korkmayın, o bize emanet’ demişlerdir. O emanet kız, müebbet hapis cezası aldı ve hapiste… Bir Harbiye öğrencisi, olay yerinde bulunan kendi Albayının aldığı cezadan daha fazla ceza aldı.

15 Temmuz’da Balıkesir’den gelen stajyer astsubaylar var. Meselâ Fırat Gültekin, sabah çocuk, darbecilere karşı şehit Sait Albayın arkasında silah tutuyor. Orada vurulsa şehit olacak. Sabah tutuklanıyor, bugün ‘hain’…"

“BU ANNELERİN DE CUMARTESİ ANNELERİNİN DE ACISI VAR”

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Aslında Türkiye’de son 3 yıldır bir yargı tiyatrosu var. Bu yargı tiyatrosunda ne yazık ki emirle ortaya çıkan kararlarla karşı karşıya kalıyoruz. İçinde ne olduğu belirsiz, birbirinin aynısı ciltler dolusu iddianameler var.” dedi.

Fincancı, şunları söyledi: "Bu annelerin de, Cumartesi Anneleri'nin de acısı vardır. O zaman annelerin bir araya gelmesi ve tümünün, çocukları için taleplerde bulunması gerekiyor. Bu talebin çözüm yeri neresidir? Tabii ki vergilerimizi ödediğimiz hükümettir."
<< Önceki Haber Harbiyeli anneleri adalet arıyor: Ev hanımıydım, şimdi... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER