[Harun Tokak] Babam

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazar, Haziran 12 2022
Samanyoluhaber.com yazarı Harun Tokak'ın Pazar yazısı

Harun Tokak

Babam 

Haziran ayı benim için tam bir hüzündür. Hayallerimin, hikâyelerimin yarım kaldığı aydır. İnsanın babasını kaybettiğinde her şeyinin yarım kaldığını bir haziran gecesinde öğrendim ben. 1995’in sıcak bir yaz gecesiydi. Acının merkezine doğru yol alıyordum. Yol boyunca, anamın “Oğlum! Babanız, daha körpe bir delikanlı iken alaca bir gömlek için, bir sene boyunca köydeki varlıklı bir ailenin hizmetinde çalışmış. Yetim büyümüş, ne yoksulluklar gördük biz” deyişi acılarla dokunmuş siyah bir gömlek gibi ruhumun sırtına geçmişti.
  
Bütün hayalleri yarım kalan adamdı babam. Bir gün yeşilin ateşi düşmüştü içine. Nohut Ovası’ndaki tarlaya meyve bahçesi yapacaktı. Toprağı kazarken, sürerken tuhaf bir lezzet alıyordu. “Bir elma olur ki burada.” derdi. ‘‘Sarı, sert, sulu goldenler, kırmızı kırmızı starkingler, elmanın en güzeli en lezzetlisi Amasyalar, al kirazlar, bal sarısı erikler…” Tarlanın suyuna, otuna, taşına, toprağına kendini kaptırıyor ve “Börtü böcek bayram edecek, burada.” diyordu. Babamın o hayali de yarım kaldı. Günlerce uğraşmış, meyve fidanlarını sulamak için kuyu kazmıştı.  Başkaca işlerinin yoğunluğundan olmalı ki fidanların hepsi kurudu.

Bir gün “Gidelim artık köyden.” dedi. “Burada ne uzuyoruz ne kısalıyoruz.” Şehrin bir ucundan arsa aldı. Temel kazdık. Biz anamla, ağabeyimle taş taşıdık, harç kardık, babam temel taşlarını ördü. Sonra, o ev de yarım kaldı. Etrafına yüksek yüksek evler yapıldı. Bizim ev subasman seviyesinde yıllarca durdu. Duvarları hiç yükselmedi.
  
Babam köyden ayrılamadı. Şehir h

Bu haberler de ilginizi çekebilir