Hatıra Kırıntıları...
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Pazartesi, Mart 19 2018
''20 Ekim 1961 cumartesi günü Cenevre’de bulunan Ali Fuat Başgile’e Adalet Partisi İstanbul merkezinden uzunca bir telgraf gelir. Kendisi partiye davet edilmektedir. Cumhurbaşkanı adayı yapılacaktır. 22 Ekim 1961 pazartesi günü uçakla Türkiye’ye gelir...''
Abdullah Aymaz / samanyoluhaber.com
Prof. Dr. Ali Fuad Başgil’in “Yakın Maziden Hatıra Kırıntıları” isimli kitabından bazı bölümleri aktarmak istiyorum…
“Bahtiyar o milletti ki, başında bilgili, namuslu ve feragat sahibi devlet adamları vardır…” takdimi ile giriş yapıyor ve diyor ki:
“İsviçre’ye ayak bastığınız andan itibaren bütün resmî ve ictimaî sıfat, unvan ve etiketlerinizi kaybedersiniz. Artık ne ‘Ord. Prof’ sunuz, ne de ‘herhangi bir rütbe sahibi.’ Sadece ‘mösyö’ filansınız. Yani milyonlar içinden bir fertsiniz, kaynaşan kalabalıktan bir zerresiniz. İlk önce bu düşkün halinizi yadırgar, ürkersiniz. Kendinizi boşlukta görürsünüz. Gözleriniz kararır ve içinize bir kasvet ve gariplik çöker.
“Fakat biraz sabrediniz, çok geçmeden anlarsınız ki, sizin farkında bile olmadığınız çok muhterem bir sıfatınız her yerde ve herkes tarafından itibar edilen bir unvan ve etiketiniz var. Siz artık İNSAN'sınız. Bu sıfatınızda siz, tam bir emniyet ve huzur içindesiniz. Hür ve serbestsiniz. Bütün hareket ve kararlarınızın hem sahibi hem mesulüsünüz. Karşınızda, sizi her an korkutup ürküten haşin bir otorite, fodul bir bürokratik idare yoktur. İdarenin her dereceden personeli sizin en müşfik hâmîniz, her işinizde ve müracaatında daima yanınızda bulacağınız sadık müşaviriniz, hatta bir arkadaşınızdır.
“Küçük, büyük, zengin, fakir, yerli ve yabancı kim olursanız olunuz, kiminle münasebette bulunursanız bulununuz, siz yalnız İNSAN sıfatınızla her yerde en nâzik muamele görürsünüz. Burada gerici ve ilerici, câhil ve aydın yok, yalnız İNSAN ve VATANDAŞ var. Bu umumî terbiye ve incelik havası içinde siz de ister istemez nâzik ve terbiyeli olursunuz. Fakat sakın bu temiz havayı bozayım, hileye ve eğriliğe sapayım demeyiniz. Aksi halde, hiç yok zannettiğiniz müthiş bir otoritenin demirden pençesini yakanızda bulursunuz.
“Hülasa, (İsviçre’de) öyle bir cemiyet içindeyiz ki,
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Nefret operasyonu: 81 kişi gözaltına alındı2.Flash Haber... Cumhurbaşkanı başdanışmanı yolsuzluk iddiasıyla istifa etti3.Yandaş gazeteciden Hadise'ye 'İran' ayarı4.Eski Adalet Bakanı, başka bir ülkeden 'siyasi mülteci' statüsü aldı5.Boydak ailesinden Elif Boydak Bozdağ da cezaevine konuldu
6.Kasım Garipoğlu'nun şoförü itirafçı oldu: Elinde 25 kişilik ünlü listesi var7.550'den fazla can kaybı, 11 bine yakın gözaltı... İran'da durum ağırlaşıyor8.İşte gerçekler! Avrupa, Rusya'nın Oreşnik füzelerine ne kadar hazır!9.Commerzbank’tan 3 aylık dolar tahmini10.Hakime öyle dimdik sordu: “Rüşvet mi aldınız?”

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ

TÜRKMEN TERZİ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN
ÇOK OKUNAN HABERLER







