'Hayata dair tek şey yosun ve yonca idi'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazar, Ekim 29 2017
Gazeteci Murat Aksoy, 3 Eylül 2016’da tutuklanmıştı. 421 gün sonra özgürlüğüne kavuşan Aksoy yaşadığı süreci anlattı.
 Cumhuriyet’ten Canan Coşkun‘un soruları ve Aksoy'un cevapları

– Atilla Taş ve Gökçe Fırat ile kalmak nasıl bir histi?

Normalde 421 gün. OHAL koşullarında bu süreyi 2, hatta 3 ile çarpmak mümkün. 2 ayda bir gerçekleşen açık görüş, mektup yasağı… Hayatında birbiriyle hiç görüşmemiş, birbirini tanımayan 3 kişiydik. Üçümüz de daha laik yaşam tarzına sahip olduğumuzdan aynı hücreye konulmuş olabiliriz. 3 farklı kişiliği olan insan idik. Bir ev arkadaşlığı gibi değil, zorunlu bir haldi. Düşünsel ve hayata bakış, laiklik ve sekülerlik dışında hiçbir ortak yanımız yok. Gökçe ile siyasi olarak farklı bir yerdeyim. Atilla ile aynı partiden olmanın getirdiği bir yakınlık var ama gene siyasete ve dünyaya bakış anlamında pek çok farklılığımız vardı. Zaman zaman oturup bazı konuları tartıştık ama birbirimizi ikna etmek için değil, bir fikir alışverişi olarak yaptık.

3 ay sonra yerleştim

– Ne kadar sürede alıştınız birbirinize?

Herhalde 2. aydan sonra. 2. aydan sonra normal bir düzene geçtik. OHAL nedeniyle televizyonumuz ve buzdolabımız 24 gün sonra, ilk gazetemiz 40 gün sonra geldi. İlk ay yalnızca Hürriyet verdiler. Ben hep “herhalde ilk ay çıkarım, ikinci ay çıkarım, üçüncü ay çıkarım” diyordum. Benim açımdan hep umut ve umudun yarattığı belirsizlik vardı. O yüzden ilk 3 ay yarın gidecekmişim gibi yerleşmedim bile. Her an eşyalarımı toparlarım umudundaydım. O yüzden ne düzenli bir okuma yaptım ne düzenli bir yazma yaptım. 3 ayın sonunda bu iş uzayacak yavaş yavaş yerleş moduna geçtim.

60. gün, 60 dakika

– Çocuklarınızı cezaevinde ilk ne zaman gördünüz?

60. günde sadece 60 dakika görebildim. Eşim, oğlum, kızım ve iki ağabeyim gel

Bu haberler de ilginizi çekebilir