Hazımsızlık - Tarık Burak yazdı

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Temmuz 20 2019
Samanyoluhaber.com yazarı Tarık Burak Hocaefendi'nin hayatını anlattığı yazı dizisi 'Aşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi' serisinin 24. bölümünü yayınlıyoruz...
TARIK BURAK - SAMANYOLUHABER.COM 


Hazımsızlık

Hapishanede çöpleri dökmek sırayla idi. Her gün çöp dökme sırası birine geliyordu. Herkes nöbet vaktini dört gözle bekliyordu. Çünkü işin içinde dışarıya çıkmak ve çok kısa bir süre dahi olsa hapishanenin dışında bulunmak, hava almak vardı. 
‘Bir gün sıra Bekir Bey'indi. Aniden "Çöpçüler" diye bağırıldı. O nasıl olsa yatıyor diye ben hemen yataktan fırlayıp koştum.’ diyor Hocaefendi. ‘Gayem, Bekir Bey'e laf işittirmemekti. Ben dışarı çıkınca duruma muttali oluyor ve çok canı sıkılıyor. Zannediyorum ona ait işi yapınca o kristaller kadar ince ve narin insanın onuruna dokundu.
Rahmetli Bekir Bey hassas bir insandı. Bir gün bana şöyle demişti: "Benim bu hafakanlarım var ya! Biliyor musun neye benziyorum. Bir arslana.. Hani tutar kafese kapatırlar. Hiç bir şey yapamaz… Sağa döner Mırrr..., sola döner Mırrrr"

Bekir Bey'in şayanı takdir çalışmaları olurdu. Müdafaaları hazırlarken gece gündüz uyumazdı. Mahkemeye gideceğimiz günler de bile, bir saat ya uyur ya uyumazdı. Sabahlara kadar kitaplar okur, şerhleri karıştırır ve hâkimleri bağlayacak hususlar bulmaya çalışırdı. Çok defa da orjinal bir şey bulursa muhakkak gelir beni gecenin yansında kaldırır ve bulduğu şeyleri bana okur ve "Adamların anasını ağlattım" derdi. Okuduğu kitaplarda bazen satırların üstünü on kere çizmiş olurdu.

O bir heyecan ve aksiyon adamıydı. Çok gayretliydi. Fakat aşın hassasiyeti sebebiyle bazen bana "Ben sahabeden kime benziyorum" diye sorduğunda, bilhassa Hz. Ömer dememek için gayret eder ve başka isimler söylerdim. Bunca letafetine rağme

Bu haberler de ilginizi çekebilir