HDP, iç güvenlik yasasının kaldırılması için kanun teklifi verdi
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Cuma, Ağustos 7 2015
HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, kamuoyunda İç Güvenlik Yasası olarak bilinen yasanın tümden kaldırılması ile ilgili kanun tekliflerini TBMM Başkanlığına sundu.
HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, kamuoyunda İç Güvenlik Yasası olarak bilinen yasanın tümden kaldırılması ile ilgili kanun tekliflerini TBMM Başkanlığına sundu.
'27.03.2015 tarih ve 6653 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun yürürlükten kaldırılmasına dair verilen kanun teklifinin gerekçesinde, AK Partinin bugünkü sürece hazırlık niteliğinde olan güvenlikçi politikalarının en önemli adımının hiç kuşkusuz geçen Mart ayında Mecliste mevcut yasalar, iç tüzük, anayasa ve uluslararası hukuk kuralları hiçe sayılarak, zorla yasalaştırılan iç güvenlik paketi olduğuna dikkat çekildi.
Gezi ve Kobani olaylarını bahane ederek meşrulaştırılmaya çalışılan iç güvenlik paketinin, AKP'nin otoriter yönetiminin ve baskı politikalarının yasal kılıfı niteliğinde olduğunun belirtildiği gerekçede, iç güvenlik paketinin özellikle Gezi ve Gezi sonrası Türkiye'de ortaya çıkan toplumsal muhalefeti bastırmak, Kürtlerin, Türkiye demokrasi güçleriyle birlikte sivil siyasette yeni ve güçlü bir merkez ve Türkiye halklarına büyük bir umut olma yönündeki kazanımlarını ortadan kaldırmak, rüşvet ve yolsuzluk olayları nedeniyle iktidar üzerinde oluşan basıncı dağıtmak amacıyla yasalaştırıldığı ifade edildi.
Bu toplumsal basıncın azaltılması için esas alınması gereken demokratik teamüllerin işletilmesi iken, polis devletine dönüşü simgeleyen iç güvenlik paketinin AK Parti tarafından yürürlüğe konduğunun anlatıldığı gerekçede, "Geldiğimiz noktada, Türkiye'de toplumsal muhalefet dinamiklerinin demokrasi içerisinde değerlendirilmesi değil, baskılarla söndürülmek istenmesi tablosu açığa çıkmıştır. AKP iktidarı özellik 2009'dan itibaren demokrasinin tüm temel kurum ve kurallarını; kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, adil yargılama, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü gibi evrensel ilke ve prensipleri daha fazla hiçe saymaya ve otoriterleşmeye başladı. Bu yönelimin en somut ad
'27.03.2015 tarih ve 6653 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun yürürlükten kaldırılmasına dair verilen kanun teklifinin gerekçesinde, AK Partinin bugünkü sürece hazırlık niteliğinde olan güvenlikçi politikalarının en önemli adımının hiç kuşkusuz geçen Mart ayında Mecliste mevcut yasalar, iç tüzük, anayasa ve uluslararası hukuk kuralları hiçe sayılarak, zorla yasalaştırılan iç güvenlik paketi olduğuna dikkat çekildi.
Gezi ve Kobani olaylarını bahane ederek meşrulaştırılmaya çalışılan iç güvenlik paketinin, AKP'nin otoriter yönetiminin ve baskı politikalarının yasal kılıfı niteliğinde olduğunun belirtildiği gerekçede, iç güvenlik paketinin özellikle Gezi ve Gezi sonrası Türkiye'de ortaya çıkan toplumsal muhalefeti bastırmak, Kürtlerin, Türkiye demokrasi güçleriyle birlikte sivil siyasette yeni ve güçlü bir merkez ve Türkiye halklarına büyük bir umut olma yönündeki kazanımlarını ortadan kaldırmak, rüşvet ve yolsuzluk olayları nedeniyle iktidar üzerinde oluşan basıncı dağıtmak amacıyla yasalaştırıldığı ifade edildi.
Bu toplumsal basıncın azaltılması için esas alınması gereken demokratik teamüllerin işletilmesi iken, polis devletine dönüşü simgeleyen iç güvenlik paketinin AK Parti tarafından yürürlüğe konduğunun anlatıldığı gerekçede, "Geldiğimiz noktada, Türkiye'de toplumsal muhalefet dinamiklerinin demokrasi içerisinde değerlendirilmesi değil, baskılarla söndürülmek istenmesi tablosu açığa çıkmıştır. AKP iktidarı özellik 2009'dan itibaren demokrasinin tüm temel kurum ve kurallarını; kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, adil yargılama, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü gibi evrensel ilke ve prensipleri daha fazla hiçe saymaya ve otoriterleşmeye başladı. Bu yönelimin en somut ad
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Türkiye'de para transferinde ‘açıklama’ zorunluluğu başladı!2.İran'da devam eden protestolarda can kayıpları yaşandı3.İsrail 37 yardım kuruluşunun Gazze'ye erişimini yasakladı4.Bulgaristan 1 Ocak itibariyle Euro’ya geçti5.DEM Parti'nin 'Öcalan'a özgürlük' mitingi ertelendi!
6.Yalova’daki IŞİD saldırısı sonrası yakalanan 25 şüpheli adliyeye sevk edildi7.Artvin’de çığdan ölenlerin sayısı 2'ye yükseldi 1 kayıp aranıyor8.Dehşete düşüren iddia: İstanbul'da iki aylık bebek aç bırakılarak öldürüldü9.Dev kamu kurumunu iflasa sürükleyen yöneticiler maaşlarını katlamış10.New York Belediye Başkanı Mamdani Kuran'a el basıp yemin ederek göreve başladı

NUMAN YILMAZ YİĞİT

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Türkiye'de para transferinde ‘açıklama’ zorunluluğ...

İran'da devam eden protestolarda can kayıpları yaş...

İsrail 37 yardım kuruluşunun Gazze'ye erişimini ya...

Bulgaristan 1 Ocak itibariyle Euro’ya geçti

DEM Parti'nin 'Öcalan'a özgürlük' mitingi ertelend...


