Her yüzyılın kazananları kaybedenleri olur

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Kasım 10 2016
TR724 yazarı Selim Gündüz bugünkü yazısında İnsanımızın imtihan sürecini anlattı.

Harman fırtınası ve Küçük Kıyamet [ Selim Gündüz] 

Buğday tohumu yeşerir, olgunlaşır ve başak olarak meyve verir. Her ağaç bir tohumdan doğar büyür gelişir ve meyve verir. Çocuk doğar büyür gelişir ve meyve verir. Medeniyetler bedeviyetten doğar, büyür gelişir ve medeniyet meyvesi verir. Her gayret, her ter damlası, her dua bir tohumdur. Toprağa atılır. Mevsimi geldiğinde yeşerir, vakti geldiğinde meyve verir.

‘Ekin (buğday)’ metaforu aslında hemen her şeyde var olan bir hayat sirkülasyonunu örnekler. Kur’an-ı Kerim’de müminler İncil’deki benzetmesiyle ‘ekin’ olarak yer alır:

“(Onlar) filiz veren bir tohum gibi (dirler), sonra Allah o (filizi) güçlendirir ki sağlam şekilde büyüsün ve (sonunda) kökü üzerinde dimdik dursun ve üreticileri sevindirsin, hayrete düşürsün, (Allah böylece müminleri sağlam ve dayanıklı/dirençli kılar) kâfirleri öfkeden yutkundursun. (Fetih/29)

KÜÇÜK KIYAMET(!)

Harman zamanı buğdayın olgunlaşıp meyve halinde toplanma zamanıdır. Harman zamanı neler olur?

Öncelikle artık tarlanın görevi bitmiştir. Bir sonraki mevsime kadar atıl halde bekler. O topraklar kısmi bir fetret yaşar. Bir müddet ekim yapılamaz. Az da olsa sağda solda unutulmuş tohumlardan bir kısım başaklar çıktığı olur. Kısmen ‘Hüda-ı nabit’tir (Kendiliğinden yetişen). Ama düzenli bir ekim, toptan bir sürgün verme söz konusu değildir. Bu, tarlayı terk etmek de değildir. Tohum öncesi çiftçilik zamanıdır.

Buğdayın ayıklanması kolay değildir. Küçük bir kıyamet (fırtına, rüzgâr, alt üst oluş) sonrası buğday tohumları başaktan ayrılır. Sapla samanın ayrılması ‘barışçıl’ yollardan olmaz. Maksat buğday ‘dâne’sidir. Toprak, sap, saman hepsi dekoratif, esbaba dair, şekli gerekliliklerdir. Kuvve-i inbatiyeyi veren Allah’tır.

ZOR SÜREÇ

Ayrılan samanlar balya halinde hayvan yemi olmaya giderk

Bu haberler de ilginizi çekebilir