Hidayet Karaca özgür dünyaya seslendi

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Mart 6 2015
Paylaş
X Post
Türkiye'nin yaşadığı darbe dönemlerini mumla aratan bu sürecin bitmesi fedakarlık gerektiriyor.
Hidayet Karaca özgür dünyaya seslendi

Demokrasi ve özgür medyaya darbe, gazetecileri birer birer içeri alarak ve Meclis'teki koltuk sayısına güvenerek geçirilen paket yasalar devam ederken Silivri'de bulunan Samanyolu Yayın Grubu başkanı Hidayet Karaca konuyla ilgili 'ülkemizin geleceği adına ümitvar olduğunu' anlatan bir mektup yazdı.

İşte Karaca'nın  özgür dünyaya yazdığı yeni mektubu:


"Türkiye’nin özgür geleceği adına kaygılanan herkes bedel ödüyor bugünlerde. Demokrasi ve şeffaflık talebinde bulunanlar baskına uğruyor, tutuklanıyor ya da en iyi ihtimalle Nazi Almanya’sını hatırlatan baskı yöntemleriyle linç ediliyor.

Franz Kafka’nın 1914’te yazdığı Dava adlı kitabında anlattığı hukuki kaos, yüz yıl sonra ülkemizde gerçeğe dönüştü. Karanlık adli bürolarda yukarıdan gelen talimatlarla oluşturulan dosyalar, neyle suçlandığını bilmeden yargılanan masum insanlar, sanıksız ve savunmasız duruşmalar, kısıtlanan özgürlükler ve özellikle de hukuktan uzak kararlara imza atan yargıçlar… Yüz yıl öncesinde bir yazarın hayal dünyasında şekillenen bu manzara günümüz Türkiye’si için hiç de yabancı değil. Hukuk bir yana akla ve mantığa aykırı kurgular üzerinden suçlama geliştirip bir tek delil gösterilmeden tutuklandım. Bu kararı da yukarıdan gelen talimatlarla ‘proje’ olarak kurulan Sulh Ceza Hakimliği sistemi verdi. Ve ben bu satırları kaleme aldığım sırada 73 gündür bu kaos planı kapsamında tutukluyum.

Özgürlüğümden mahrum bırakıldığım bu dört duvar arasında ülkemin gidişatını yakından takip ediyorum. İnsan haklarına kasteden taciz ve tecavüzlerin artık zulüm eşiğini de aştığını görüyor ve çok üzülüyorum. Birçoğu gazeteci meslektaşım olmak üzere bu sıkıntılara maruz kalanların acısını derinden yaşıyorum. Ama en çok da ülkemin geleceği adına endişeleniyorum. Özgür ve huzurlu bir hayat arzulayan her vatandaş gibi ben de demokrasi kültürünün tamamen bertaraf edilmesinden korkuyorum. Meclis’teki sandalye sayısına sığınıp Anayasa ve demokrasiye aykırı yasa maddelerinin birer birer hayata geçir