[Hüseyin Odabaşı] Muhacir

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ekim 31 2022
O zaman hicret öncelikli cihat kıyamete kadar kalktı mı, geçersizleşti mi?
HÜSEYİN ODABAŞI 

Sahabe efendilerimiz Peygamberimizden(sav) sonra onun bizzat fiili yönlendirmesi olmadan çok uzak noktalara hicret edip orada vefat etmeleri hayret edilecek bir durumdur. Sahabelerin Afganistan'dan İstanbul'a Oradan Çin’e kadar bu kadar geniş bir dairede hicret ederek orada vefat etmeleri Peygamberimizin(sav) hicretle alakalı işaretlerini iyi anladıklarını ve Kuran'ı hakkıyla idrak ettikleri gösterir.  

Sözle, yazıyla veya neşriyatla da dinimizi anlatmak ve başka milletlerin benimsemesini sağlamak mümkündür. Fakat bunlar hiçbir zaman bir kişi veya cemaat tarafından dini ve ahlâkı hakikatlerin temsil edilmesinin yerini tutmaz. Çünkü temsil, bütün bu araçların hayatın içine girip pratikte görünür hale gelmesidir. Oysaki sadece anlatılan fakat temsilini bulmayan din, felsefedir. Felsefenin de hayatımızda bir şey ifade etmemesinin sebebi amel, ibadet ve gereklilik boyutunun olmamasıdır.  

Sahabe efendilerimizin hayatı ve çok uzak coğrafyalara gidip oralarda dinin ve ahlakın nasıl yaşanacağını göstermeleri Müslümanlığın halklar tarafından benimsenmesine vesile oldu. Kitaplarda anlatılanların yaşanabilir olduğunu pratikte gösterdiler. Ve bu önemli vazife için binlerce km yol tepip iklim, kültür, yeme içme ve adetleri birbirine uymayan topluluklar içinde bir ömür sürdüler, orada vefat ettiler. Peygamberimizin(sav) Çin hükümdarına bir name ile gönderdiği Vehb bin Kebşe Hazretleri daha sonra oraları sevdi ve döndükten sonra Halife olan Hz. Ebu Bekir'den izin alarak 14 bin km'lik mesafeyi yeniden kat etti. Çinililerin içinde yaşayarak onların Müslüman olmalarına vesile oldu. Halen mezarı oralarda yoğun bir şekilde ziyaret edilmektedir.  

Peygamberimizin (sav) müjdesine uyarak seksen kusur yaşında atın sırtına bağlanan Halid Bin Zeyd yani Eyüp Sultan Hazretleri Emevîler döneminde İst

Bu haberler de ilginizi çekebilir