İsteyip beklediğimiz ortam ve atmosfer

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Mart 29 2018
Kalbin Zümrüt Tepelerinde yolculuğumuza devam etmeliyiz…
SAFVET SENİH- SAMANYOLUHABER.COM

Muhterem M. Fethullah Gülen Hocaefendi,  âdeta bir Kalbin Zümrüt Tepeleri yolcusunu ele alarak, o yollara uygun teçhizatla donanmış, insan-ı kâmil hedefli bir bahtiyarın hissiyatını, vicdanlarımıza imrenme iştiyakı verecek şekilde şöyle dile getiriyor: “Gözlerimizi yummuş, ümit meşcereliğinde çimlenen yarınlarda geziyoruz. Varlığın dört bir yanında duyulup görülen güzelliklerin, evlerimizden çaşı-pazara, mektep ve mabede, kışla ve meclise; oradan da yeniden evlerimize, hatta yatak odalarımıza, salon ve mutfaklarımıza gelip aktığını; bir buğu, bir ışık halinde her yanımızı sardığını, ışığını renklerle omuz omuza verip bir gökkuşağı teşkil ettiğini görüyor; bu semâvî tâkın altından geçmek için durmadan koşuyor  ve onu bütün bir ömür boyu gönlümüzde, gözlerimizde yaşatıyoruz.

“Ufkumuzda durup bize hep göz kırpan, bizi hep arkasından koşturan ve  dünya büyükleri için kurulan takların bir solukta geçilip gidilmesine bedel, kanat gerip hep başımızın üstünde duran bu semavî gök kuşağına doğru koşarken, ömürlerimizin varlıkla kaynaşıp bütünleştiğini duyuyor, yarıp içinden geçtiğimiz eşyanın sağ ve solumuzda bize  selam durup, sonra da akıp geriye doğru gittiğini ve onların yerlerini yenilerinin aldığını hayret ve hayranlıkla seyrediyor; bütün bir güzergâh boyu, bu  temenna, bu saygı ve bu el sallamalar karşısında zevke uyanan bahtımızın tebessümleriyle kendimizden geçiyoruz.

“Her tarafta öbek öbek ağaçların nazlı sallanmaları; pırıl pırıl ve yemyeşil tepelerin vakur duruşları; koyun kuzu, keçi ve sığır gibi canlıların masum bakış ve meleyişleri; bir  yamaç ve bir vadideki köy ve köycüklerin gelin endamıyla bizleri karşılamaları bu armoniye öyle ayrı ayrı renkler katıyor ki, biz bunları zevkle müşahede ediyor ve ‘Bir bu kadar zevke bir ömür kâfi değil…’ diye mırıldanıyoruz…

Bu haberler de ilginizi çekebilir