‘İstikrar’ dedikleri ‘çöküşte ısrar’ oldu

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Mayıs 23 2023
İkinci tur seçimleri öncesi ‘istikrar sürsün’ söylemine sarılan Saray yönetimi 21 yılda ülkeyi her alanda uçuruma sürükledi. Yoksulluk derinleşti, yolsuzluk arttı, ülke gericilere teslim edildi. Ormanlar yağmalanırken adalet sistemi çöktü. Türkiye, mafya ve kara para aklama merkezi haline geldi. Erdoğan ve ortaklarının ‘istikrar’ dediği, yağmada, talanda, ölümde, ısrar demek.
İkinci tur söylemini “istikrar” üzerine kuran Cumhur İttifakı’nın iktidarda kalması Türkiye için felaket anlamına geliyor. Saray iktidarı ülkeye, daha çok yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik, yağma, kadın düşmanlığı ve emek hırsızlığından başka bir şey getirmedi. Türkiye, 21 yılda ekonomiden sağlığa, doğal afetlerden yolsuzluğa, yoksulluktan adalet sistemine her alanda büyük çöküş yaşadı. “İstikrar sürsün” söylemiyle gerçeklerin üstünü örtmeye çalışsalar da ülkenin içine sürüklendiği uçurum, her alanda yaşanan krizlerin devam etmesi konusunda ısrar anlamına geliyor.


YOKSULLUKTA ISRAR

Milyonlarca insanın geliri yıllar içinde kuşa döndü. Barınma, gıda gibi temel ihtiyaç kalemlerini karşılayamaz hale geldi. TÜİK rakamlarına göre bile kalıcı yoksulluk yüzde 15’lere ulaştı. İşsizlik kader haline geldi. Gençler karanlık bir geleceğe hapsedildi. Dolar ve avro kuru bu dönemde zirve yaptı. Halkın alım gücü ciddi şekilde zarar gördü. Ekonomik kriz en çok enflasyonda kendini gösterdi. Enflasyon oranı geçen yıl yüzde 64,27 olarak gerçekleşti. Gıda enflasyonu ise çok daha kötü duruma geldi. Dünya Bankası’nın verilerine göre, gıda enflasyonunda Türkiye yüzde 77’yle dünya beşincisi oldu. Yine yoksulluk oranında da oldukça yüksek bir artış yaşandı. Ülkedeki 5 kişiden biri yoksul hale geldi. Yoksulluk sınırı altında yaşayanların oranı yüzde 21,6’ya yükseldi.

GERİCİLİKTE ISRAR

Türkiye, cemaat ve tarikatlar ülkesi oldu. Din eğitimi 4 yaşa kadar indirildi. Eğitim sisteminden bilimsel konular çıkarıldı, imam hatipler yaygınlaştırıldı. Kadın düşmanı politikalara yasa güvence altına alma planlarını gizlemekten bile vaz geçtiler. Günlük hayat ve mahkemeler İslami kurallar çerçevesinde belirlenmeye çalışıyor. Sadece geçtiğimiz yaz ayında onlarca konser ve festival yasaklandı. Sanatçılar sudan bahanelerle cezaevine atıld

Bu haberler de ilginizi çekebilir