Kampta geçen harika zamanlar

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Aralık 12 2017
Abdullah Aymaz, Hocaefendi'nin 70'li yıllarda talebeleriyle doğada yaptığı kamplarını ve anılarını, o günleri hayırla ve özlemle yad ederek anlatmaya devam ediyor
Abdullah Aymaz / samanyoluhaber.com

Namazlar, niyazlar, tesbihatlar, günahtan uzak yemyeşil fıtratın içinde ruhanî bir hayat yaşıyorduk kamplarda… Bilhassa gündüzleri ağaçların dallarında zikreden, âdeta zikrederken kendinden geçen böcekler ya rüzgarın esmesiyle ağaç yapraklarının zikre benzeyen sesleri karşısında susarlar veya seslerini yavaşlatırlardı veya bizim hep bir ağızdan okuduğumuz tesbihat sesleriyle avazlarını keserlerdi. Buna kaç defa şâhit olmuştuk… Gece ay ışığında kılınan yatsılar, bilhassa teheccüdler sırasındaki o ruhânî duruşları seyretmek bile insana mânevî bir haz ve ruhanî bir lezzet verirdi… Benim sözlerime ne hâcet M. Fethullah Gülen, sabahtan akşama yaşananları en enfes ifadelerle anlatıyor:

“Her sabah güneş, ağaçların dalları arasından sızarak, altın ve yakuttan çubuklarıyla yaprakların cümbüşünü başlarımızın üstüne salar… Gözlerimizin içine sokar; derken, en tatlı esintilerle, güneşli, neşeli, pırıl pırıl bir yeni gün şadır ve çardaklarımızın içine dolar; dolar da bizleri en başdöndürücü rüyalar âleminde yaşatırdı.

“Kuşluktan sonra o olgun ve herkesi kendi ruhuna çeken sımsıcak, oldukça ağır saatler bastırır ve hepimizi çamların, çınarların bağrına iterdi. O incelerden ince rüzgârların dokunmasıyla ses veren yaprak hışırtıları arasında, çağrışımların ‘tedâyi’  sergilediği zaman dilimlerinde dolaşır, yer yer sıcağın rahatsızlığından mırıldanan nefsin diliyle ‘Bu sıcakta harb u darbe çıkmayın!’ vesveseleriyle  sarsılır ve arkasından da ‘Ne olurdu, cehennem ateşinin daha sıcak olduğunu anlayabilselerdi!’ soluklarıyla irkilir, toparlanır, kendimize gelir ve âdetâ sabahın, serin, güzel, mavimtırak saatleri içinde bir başka âlem, bir başka derinliklere açılır gibi olurduk.

“Böyle  anlarda dünya ve dünyanın ukbâya bakan yamaçlarını mırıldanmak için şair, içice bu güzellikleri resmedip ebedîleştirmek için ressam ve ‘tın tın’ âhengiyle sermest olduğumuz tab

Bu haberler de ilginizi çekebilir