Kapı önüne konulunca gelen itiraf

Meclis'e sunulan torba yasayla, tüm eğitim müfettişleri meslekten atılıyor. Meydan'a konuşan bir müfettiş, "Paralelle mücadele dediler yaptık, teşekkür beklerken kapının önüne konulduk" dedi.

Kapı önüne konulunca gelen itiraf

Meclis'e sunulan Milli Eğitim Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair düzenleme, eğitim sistemini temelden sarsacağa benziyor. Tasarıya son anda eklenen bir madde ile Türkiye genelindeki 2 bin 700 maarif müfettişinin tamamı tasfiye ediliyor. Bakanlık, bu müfettişlerin arasından 500'ünü seçerek merkeze alacak. Geri kalan müfettişler mesleklerinden el çektirilerek eğitim uzmanı kadrosuna atanacak.

DÜZENLEME AYM YOLUNDA

Öğretmenlik mesleğinden sonra müfettiş olabilmek için yeniden üniversite sınavına giren ve 4 yıllık müfettişlik bölümünü bitirdikten sonra sınavla atanan eğitim müfettişleri, düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu görüşünde. Hukuki mücadeleye hazırlanıyorlar. Düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'ne taşınması bekleniyor. Ancak başvurunun bir parti tarafından yapılması gerekiyor.

MÜFETTİŞLİK YOLU TAŞLI DİKENLİ

Müfettiş olmak isteyen öğretmenler üniversite sınavına girerek yeterli puanı almak zorunda.  Müfettişlik bölümüne girmek için ayrıca en az 3 yıl en iyi dereceyle öğretmenlik yapma şartı var. 4 yıllık bölümü bitiren müfetttiş adayı, ardından MEB'in yaptığı müfettiş yardımcılığı sınavına giriyor. 3 yıl süren müfettiş yardımcılığından sonra yeterlik sınavına giren müfettiş adayları, bu sınavı kazanırsa eğitim müfetttişi olarak atanıyor. Zorunlu doğu görevini daha önce öğretmen olarak tamamlayan müfettişler yeniden doğu hizmetine gönderiliyor.

İBRETLİK İTİRAFLAR

Son dakika düzenlemesi karşısında büyük şok yaşayan müfettişler mesleklerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. 20 yıldır mesleğini yapan C. Y. adlı maarif müfettişi, düzenlemeye tepki göstererek devlet içindeki tasfiye ve zulüm çarkını tüm çıplaklığıyla deşifre etti. C.Y.'nin itirafları şu an hukuka uymadan hukuksuz iş yapan tüm kamu görevlilerine bir ders niteliğinde. İşte o itiraflar:

Kapı önüne konulduk

İşimizi yaptık. Sürücü kurslarının ve sürücü sınavlarının Avrupa standartlarına ulaşması için denetim yaptık. Taciz vakalarını aydınlattık. Dershanelerin kapatılması sürecinde işimizi yaptık. Dershanelerin kapatılmasından sonra çıkan merdivenaltı kurumları denetledik. 'Paralelle mücadele' dediler, 'okulları basın' dediler bastık, denetledik. Bakan Nabi Avcı 'Paralel yapıyla mücadelede müfettişler çok başarılı' dedi. Teşekkür etti. Biz özlük haklarımızın düzeleceğini beklerken kapının önüne konulduk. Şoke olmuş durumdayız.

MUHAFAZAKARIM, DSP DÖNEMİNDE BÖYLE BASKI YAŞAMADIM

Biz devlete güvenerek bu mesleğe başladık. Hayatımızı bu mesleğe adadık. Ancak şimdi bize 'işinizi elinizden aldık' diyorlar. Bu şimdi tüm doktorlara 'şimdi hepinizi hemşire yaptım' ya da hakimlere 'sizi mübaşir yaptım' demekle aynı şey. Şimdi anlıyorum ki zulüm bulaşıcı birşey. Bugün bizim mesleğimizi alan yarın doktorların mesleğini de alır. Kimse birşey diyemez. Kazanılmış hakkın alınması Anayasaya aykırı. Ancak Anayasa tanıyan mı var? Sesimiz çıkmıyor. En ufak sesimiz çıksa soruşturma açılıyor. Muhafazakar biri olarak DSP hükümeti döneminde bile böyle baskı yaşamadım.

SORGULAMADAN İNFAZ ETMEMİZ İSTENİYOR

Müfettişlerin 1500'ü Refahyol, 800'ü de AK Parti döneminde mesleğe alındı. Geriye kalan 400 kişi de koalisyon hükümeti döneminde atandı. Müfettişlerin yüzde 70'i abdestli namazlı muhafazakar insanlar. Çoğu benim gibi İmam Hatip mezunu. Hükümetin istediği bu değil mi prensip sahibiyim; Ateistler bile bana saygı duyar. Neden? İşimi dosdoğru yaptığım için. Şimdi düşününce; hükümet işini doğru yapan müfettiş değil, kendisine militan müfettiş istiyor. Soruşturan değil, sorgulamadan infaz eden müfettiş isteniyor. Bu nasıl bir zulümdür?

HEPİMİZE KAFİR MUAMELESİ YAPILIYOR

Şahsen AK Parti’ye oy verdim. Hatta propaganda yaptım. Bana Kızılay'a gel bağır deseler gider bağırırım. Ama yapılan bu haksızlık kanımıza dokunuyor. Bu meslekte önemli olan niteliktir. Emek vermiş, hak etmiş ve işini doğru yapan solcu arkadaşlar da var. Hepimiz bu ülkenin insanıyız. Ama hepimize kafir muamelesi yapılıyor? Bu zorumuza gidiyor. Türkiye toplumunda hangi görüşten insan varsa her meslekte o görüşten insanlar olmalı ki insanlar, vatana, millete, devlete bağlı olsun. Ben solcuyum, benim Devlet içinde askerim, polisim, müfettişim var demeli. Aidiyet için bu şart. Herkes dışlanırsa artık bu ülkede kimseyi tutamazlar. Bu memleket Tunus'a, Suriye'ye döner. Cumhurbaşkanımıza bunu anlatacak akıllı bir tek adam yok mu? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın derler. Ama bugün insanı yaşatmıyorsun ki! Devlette, tek millet, tek bayrak, tek vatan anlayışı temeldir. Ama şimdi "Farklı düşünürsen, sorgularsan bu devlette sana yer yok, yaşatmam" deniliyor.

TACİZİ, TECAVÜZÜ KİM SORUŞTURACAK?

Şu anki sistemde 4500 müfettişe ihtiyaç olduğu halde Türkiye genelinde 2700 müfettiş çalışıyordu. 17 milyon öğrenci, okullar, yurtlar, kurslar, halk eğitim merkezleri, sürücü kursları, koskoca ülkenin eğitim sistemini denetliyorduk. 500 kişiyle bu iş zaten yapılamaz. Bu halde bile ortalık tacizden tecavüzden geçilmiyor. Yarın bu olayların önü hiç alınamaz. O zaman, 'müfettiş sayısı yetmiyor, partiden adam gönderin' diyecekler.

HERKES BİRBİRİNİN ALTINI OYMA PEŞİNDE

Eğitim sistemi kaos içinde. Okullar derebeylik gibi yönetiliyor. Okulda müdür olan 'partide adamım var', 'dayım var' diye beyliğini ilan ediyor. Sanırsınız cumhurbaşkanı. Astığı astık kestiği kestik. Bir sürü hukuksuzluk var.

Soruşturma için gidiyoruz, sorun çıkarıyorlar. Okul müdürü, ilçe milli eğitim müdürleri ve il milli eğitim müdürleri arasında soğuk bir koltuk savaşı var. Herkes birbirinin altını oyma peşinde. Kimsenin eğitim gibi bir gündemi, derdi yok. Ankara'da Çankaya ilçe milli eğitim müdürü ve Ankara il müdürü de dahil bütün müdürlüklerinin görevden alınması bununla ilgili.

<< Önceki Haber Kapı önüne konulunca gelen itiraf Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER