T24’ün haberine göre, “Kadın Mahkumların Hakları, Cezaevi Uygulamaları, Hak İhlalleri ve Hakikat” başlıklı etkinlikte konuşmacı olan Avukat İlayda Gedik Saysal, Türkiye’deki cezaevlerinin kadınlar düşünülerek tasarlanmadığını ve yapısal sorunların kronikleştiğini vurguladı.
Saysal, “Türkiye’de maalesef ki her ne kadar ismi kadın cezaevleri olsa da, bunların hiçbiri kadınların temel ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş cezaevleri değil” dedi.
Avukat Saysal, cezaevlerinde yaşanan kapasite aşımının en ciddi ihlallerden biri olduğunu söyledi:
“Aynı koğuşta normalde 40 kişinin kalması gerekirken 60 kişi kalıyor. Bu eşittir yerde yatak demek oluyor. Cezaevlerinde yerde yatan kadın mahpuslar vardır. Bu durum insan onuruna aykırıdır.”
Hijyen ve sağlık ürünlerine erişimin kısıtlılığına da değinen Saysal, maddi durumu olmayan mahkumlara ayda sadece 10 adet ped verilmesinden bile ‘mutlu olunduğunu’ aktardı. Ayrıca, B12 eksikliğinin yaygın olmasına rağmen, vitamin desteği dahi verilmediğini ve içme suyunun bile parayla satıldığını belirtti.
HAMİLE VE YABANCI UYRUKLU KADINLAR İÇİN ÖZEL TEDBİR EKSİKLİĞİ
Hamile mahkumlar ve cezaevinde doğan çocuklar için gerekli özel düzenlemelerin tamamen eksik olduğunu ifade eden Saysal, “Hamile kadınlar için özel paketlerin, yiyecek içecek düzenlemelerinin ve çocuk dostu alanların yapılması gerekir. Ancak bunlardan hiçbirine erişim yok,” dedi. Yabancı uyruklu kadın mahkumların ise daha pahalı telefon görüşleri ve kıyafet kargosu erişiminin olmaması nedeniyle daha ağır koşullara maruz kaldığını ekledi.
GÖZDEN UZAKLIK HAK İHLALLERİNİ ARTIRIYOR
Uluslararası standartlara (Mandala ve Bangkok Kuralları) uyulması çağrısı yapan avukatlar, kadınlara özgü cezaevleri inşa edilmesini ve yerde yatan mahkumlara bir an önce son verilmesini talep etti.







