Kulisler "Demirtaş salıverilecek, Kaftancıoğlu içeri girecek" diyor

Gazeteci Murat Yetkin, bugün blogunda yayınladığı yazısında "Ankara kulislerinde fısıldandığı şekilde Erdoğan, Selahattin Demirtaş’ı sanki lütufta bulunuyormuş gibi tahliye edip, İstanbul’un dişli CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yu hapse attırmak yoluna gidilebilir mi?" ifadelerini kullandı.

SHABER3.COM

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) kayyım atanıp atanmayacağına dair pazar günü açıklama yapacağını belirtmesi gündemin en çok tartışılan konusu haline geldi. 

HASAR ALAN YENİLMEZLİK İMAJI

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, "Erdoğan’ın hasar alan yenilmezlik imajı: İmamoğlu’nu pejmürde etmek artık zor" başlıklı makalesinde Ankara kulislerinde Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilip, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun hapse girebileceğinin konuşulduğunu yazdı. 

Yetkin'in yazısının ilgili bölümü şu şekilde: 

Sizce de CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’u Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a rağmen açık farkla kazanmasıyla değişen siyasi iklimin ilk faydasını gören siyasetçinin Erdoğan’a muhalefet bayrağını açan eski halefi Ahmet Davutoğlu olması bile tek başına bir kanıt sayılmaz mı?

Mesele sadece Davutoğlu değil elbette.

Mesele sadece İmamoğlu da değil.

Örneğin Ankara’da CHP adayı Mansur Yavaş’ın Melih Gökçek’in 25 yıllık hakimiyetine son vermesi daha az çarpıcı bir sonuç değildir. Ya da Mardin’de yıllardır çekmediği kalmamış HDPli Ahmet Türk’ün, bütün o kayyum gasplarına, baskı ve tehditlere rağmen yeniden ve açık farkla seçilmiş olması…

Ama İstanbul başkaydı.

Erdoğan, İstanbul’da kaybettiğini bile bile seçim tekrarı isteme hatasına düşmemiş olsaydı, 17 yılda 10 sandık sınavıyla kazandığı “yenilmezlik” imajını bu kadar zedelememiş olacaktı.

"ERDOĞAN, CAYDIRICILIK İMAJINI DA ZELEDELİ"

Erdoğan (ve çevresi) sadece İstanbul’un engin imkanlarının AK Parti tasarrufundan çıkmasını önlemek için değil, kendisini bu siyasi değişim ihtimalinin önünü kesmek, rakiplerini ve seçmeni caydırmak zorunda hissettiği için de seçim tekrarını zorladı.
O nedenle sadece yenilmezlik imajını değil, caydırıcılık imajını da kendi elleriyle zedeledi.

Özellikle de AK Parti tabanı için geçerli bu; büyü bozuldu sanki.

Ankara’da Mansur Yavaş, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu birbiri ardına 25 yılın dosyalarını açtıkça, hükümet cephesinde tepkiler artıyor.

"PEJMÜRDE EDEBİLİR Mİ?"

Doğu ve Güneydoğu’daki ilçe kaymakamlıklarına MHP’den gelen tercihleri de dikkate alarak atamalar yaptıktan ve HDP’li belediyelere kayyum atadıktan sonra, Bahçeli’den tebrik telefonu alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şimdi İmamoğlu ve Yavaş’ı da görevden alabileceklerini ifade ediyor. T24’te Mehmet Yılmaz’ın yazdığı üzere, kendisi seçilmemiş, atanmış bir bakan olarak, seçilmiş başkanları “pejmürde” etmekten söz ediyor.

Eder mi? Edebilir mi? Erdoğan, Soylu’ya İmamoğlu ve Yavaş’ı görevden aldırıp yerlerine valileri kayyum olarak atar mı?

Hatta HDP’li belediyelere kayyum hamlesinin Kürt seçmeni AK Parti’den daha da uzaklaştırdığı saptamasından hareketle, Ankara kulislerinde fısıldandığı şekilde Selahattin Demirtaş’ı sanki lütufta bulunuyormuş gibi tahliye edip, İstanbul’un dişli CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yu hapse attırmak yoluna gidilebilir mi?

"İMAMOĞLU VE YAVAŞ HEDEFTE"

Erdoğan’ın içeride de, dışarıda da görüntüsü 23 Haziran’dan sonra farklıdır; artık her şeyin kontrolü altında olduğu, her şeye muktedir ve yenilmez bir Erdoğan görmüyor bakanlar.
Erdoğan, çevresi ve AK Parti hükümeti için İmamoğlu bu siyasi iklim değişikliğinin simge ismidir.

İmamoğlu (ve Yavaş da) o nedenle hedefte ve o nedenle kısa yoldan devre dışı bırakılmak isteniyor.

Ama bu artık o kadar kolay görünmüyor. Siyasi maliyeti tahminlerin ötesinde yüksek çıkabilir.

Bugünlerde tanık olduğumuz hırçınlık da bu yüzden.
<< Önceki Haber Kulisler "Demirtaş salıverilecek, Kaftancıoğlu içeri... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER