Raporda insanların, evlerinin arasında çöplük alanlar olması ve hijenik olmayan yaşam koşullarında yaşamalarına rağmen, sağlıklı bir yaşam sürdürebildikleri açıklandı. Sağlıklı yaşamının nasıl sürdürüldüğü konusundaki araştırmalarında devam ettiği belirtildi.
1993 yılından itibaren Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ian Hodder Başkanlığı'nda yapılan kazılarla ilgili raporda ilginç tesbitler yer aldı. Çatalhöyük kazı ekibinde bulunan Saha Müdürü Arkeolog Shahina Farid tarafından hazırlanan ve yine ekipteki Arkeolog Banu Aydınoğlugil tarafından Türkçe'ye çevirilen raporda 2010 yılında yapılan çalışmalara yer verildi. Raporda özellikle mimari ve iç dekoratif unsurları çok daha ayrıntılı tasvir edilen tarihi evlerin bulunduğuna dikkat çekildi. İnsan kemikleri üzerinde yapılan incelemelerle ilgili ise roparda şunlara yer verildi: "Bu binalardan çıkan iskeletler üzerinde insan kemiği uzmanlarının yaptığı araştırmalara göre, bu bireylerin genel sağlığının, popülasyonun geneline göre bir çok açıdan çok daha iyi olduğu belirlenmiştir. Çok yaygın ve genel bir görüş, insan topluluklarının geniş yerleşik köylerde yaşamaya başladıklarında, sağlıklarının görünür ölçüde kötüleştiği yönündedir. Gerçekten de, Çatalhöyük’te birbirine bitişik çok sayıda bir arada bulunan evler, bu evler arasında bulunan çöplük alanlar ve bu çöplük alanlarda bulunan atılmış insan ve hayvan vücut parçaları, hijenik olmayan yaşam koşullarına işarettir. Ancak görünen o ki, burada yaşayan halk, çöplük alanların oluşturduğu sağlıksız koşullardan etkilenmemenin bir yolunu buldukları gibi, evlerinin içlerini çok temiz tutarak, bu koşulların etkilerini azaltmayı başarıyorlardı. Mikroplarla ilgili bir bilgileri olduğunu belki söyleyemeyiz ancak, sağlıklı bir yaşamı nasıl sürdüreceklerini biliyorlardı." denildi.
DHA
Sponsor Linkler