Medeniyetimizin ve kültür mirasımızın temel kaynakları 9

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Ağustos 22 2025
Paylaş
X Post
Samanyoluhaber.com yazarlarından Prof. Dr. Osman Şahin, 'Medeniyetimizin ve kültür mirasımızın temel kaynakları' başlıklı yazı dizisinin yeni bölümünü kaleme aldı.
M. Fethullah Gülen Hocaefendi, bizim medeniyetimizin temel kaynaklarını en başta kitap, Sünnet, icmâ ve kıyas olarak sınıflandırmaktadır. Bu dört temel kaynağı tamamlayıcı olarak da istihsan (güzel görmek, görülmek, beğenmek ve beğenilmek), maslahat (vasıta, vesile ya da faydalı ve iyi olana ulaştıran), tasavvuf, kelam, örf (aklen ve din açısından güzel olarak kabul edilen hususlar), dinin ruhuna muhalif düşmemeleri şartıyla âdet ve teâmül (genel kabul gören şeyler) ifade edilmektedir.

Bu kaynaklar semavi ve ilahi olan kitap ve Sünnet merkezlidirler ve referanslarını bunlardan alırlar. Dolayısıyla, bu referanslar evrensel mahiyette olup zamanla değişmediklerinden, bütün zamanlara ve bütün insanlara hitap edebilmektedirler. Geçici değillerdir, tutarlıdırlar, isabetlidirler ve her zaman insanlara yol gösteren birer deniz feneri, birer pusula gibidirler. Bu kaynaklardan gerçekten faydalanabilmek ise bunlara tam inanmakla ve onları doğru tanımakla ve onlara tam bir teslimiyetle mümkündür.

Her şeyin kendisinden referans alması gereken en başlıca kaynak ise şüphesiz ki “Kitap”dır. Hocaefendi’nin ifadesiyle; ne meleklerin, ne rûhanîlerin, ne de cinlerin müstağnî kalamayacağı işte bu kitap, bizim kültür mirasımızın en geniş, en duru, en derin ve her zaman deryalar gibi dalgalanıp durduğu halde hiçbir zaman bulanmayan en birinci ve en önemli kaynağıdır:

“Kur'ân kelime-i mukaddesesi ile de ifade edilen Kitap, insanın gönül gözünü açan, duygularını enginleştiren, düşüncesini derinleştiren; muhkemi, müteşâbihi, nassı, zâhiri, mücmeli, mufassalı; ayrıca îmâsı, işareti, teşbihi, temsili, istiâresi, mecazı, kinayesi.. gibi değişik beyan türleri ile başları döndürecek ölçüde zengin bir kaynaktır ve her asra yetebilecek açılım gücüne sahiptir.

Ne var ki, ondan, onun derinliği ölçüsünde istifade etmek, biraz da insaflı düşüncelerin ona kapı aralamalarına bağlıdır. Evet o, zaman ve mekân üstü bir kitaptır ama, bazen niyet ve nazar çarpıklığı, onu kendi muallâ konumundan aşağılara çekerek, beşerî düşüncel