Meriç kıyısında 13 gün...

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Ocak 12 2019
İnsanın doğduğu, büyüdüğü, vatan bildiği topraklarını terk etmek zorunda kalması büyük bir acı…
İBRAHİM KARAYEĞEN - TR724.com 

İnsanın doğduğu, büyüdüğü, vatan bildiği topraklarını terk etmek zorunda kalması büyük bir acı… Bu yüzden, Türkiye’deki baskı, zulüm ve zorba düzeninden kaçıp, ölümü göze alarak Meriç nehrinden geçen herkesin can yakan bir hikâyesi var. Alabildikleri eşyalarını bir bavula sığdırıp çıkılan umuda yolculuk bu. Bir tarafta karardıkça kararan bir memleketi geride bırakmanın hüznü, diğer yanda özgürlüğe kavuşacak olmanın mutluluğu arasında gel git yaşayan bir ruh hali.


 
Mülteciler ancak hayatını kaybederse haber değeri taşıyor. İnsanlık kör, sağır ve dilsiz olmuş. Bu hikaye, Meriç’i geçmek üzere hasta eşiyle birlikte yılmadan 13 gün çabalayan genç öğretmen çiftin mücadelesini anlatıyor.

Musa Ö. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlayan cadı avının hedefindeki bir öğretmen. Kendisi ve eşi hakkında yurtdışı yasağı konulur ve pasaportları iptal edilir. Hakkında arama ve yakalama kararı çıkarılır. O, ülkede hukukun rafa kaldırıldığını, adil bir yargılama olmayacağına inanmaktadır ve teslim olmaz.

Dört yıldır evli olduğu eşi Filiz hanımla birlikte evlerini başka bir ile taşımak zorunda kalır. İki yıl boyunca dört ev değiştirir. En yakınları bile ziyaretlerine gelmez. Sağlıkları ve psikolojileri bozulur.

EŞİ İKİ DÜŞÜK YAPTI

Bu arada Filiz hanım tüp bebek tedavisi görmektedir. Eşi ve kendisi hakkındaki atılan iftiralar ve çevresi tarafından dışlanmışlık sebebiyle yoğun bir stres yaşar. Bunun sonucunda bebeğini

Bu haberler de ilginizi çekebilir