Nezarette yaşadıklarını anlattı

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 21 Temmuz Perşembe günü Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınan ve dün savcılık ifadesinin ardından yurtdışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılan hukukçu gazeteci Orhan Kemal Cengiz, yaşadıklarını anlattı.

Nezarette yaşadıklarını anlattı


Vatan Caddesi’nde bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü’nde Terörle Mücadele (TEM) Şubesi’nde dört gün nezarethanede kalan Cengiz, kendisine ters kelepçe takılması dışında herhangi bir kötü muameleyle karşılaşmadığını, ancak tamamen dolu olan nezarethanede gözleri tamamen kapalı ve ağlayan kişiler gördüğünü söyledi.

Zaman gazetesi ve Gülen Cemaati dosyası kapsamında gözaltına alınan Cengiz, kendisine sadece bundan bir buçuk yıl önceki iki tweet’inin sorulduğunu söyledi.  

Cengiz yaşadıklarını şöyle aktardı: Havalimanı

“İngiltere'de Tahir Elçi Vakfı'nı kurmuştuk. Onun Brighton'da Pazar günü toplantısı vardı. Perşembe günü avukat Tony Fitcher ve Türkan Elçi'yle görüşmek üzere İngiltere'ye gidiyordum.

“O esnada havaalanında durdurdular ve bakmamız gereken bir şey var dediler. Havaalanında iki-üç saat bekletildim.

“Sanırım o anda gözaltı kararı alındı. Ondan sonra Vatan Caddesi'nde bulunan Emniyet Müdürlüğü'nde Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüm. Ters kelepçe... Gözü Bağlı Ağlayan İnsanlar...

“Hiçbir açıklama yapmadılar. Orada oldukça gergin bir ortam vardı. Beni doğrudan nezarethaneye koydular.

“Bana herhangi bir kötü muamelede bulunmadılar. Sadece en son gün savcıya götürülürken ters kelepçe taktılar. Polislere avukat olduğumu, gazeteci olduğumu söyledim. Bize talimat yukarıdan böyle geldi dediler. 

“Ancak bir iki koğuş yanda gözü kapalı tutulan birini gördüm. Sorgudan getirilirken ağladığını duydum. Zaten çok gergin bir ortam vardı. Nezarethane tamamen doluydu. Orada tek sivilin ben olduğumu tahmin ediyorum. Savcı ilk gün ifade almadı

“Gözaltının birinci gününde savcı beni çağırdı. Avukatlarımla beraber savcıya götürüldüm ama ifadem alınmadan nezarethaneye geri gönderildim.

“O an çok büyük şaşkınlık yaşadım. Savcı, kapısında olmama rağmen ‘İfadesini almayacağım’ diyerek beni geri gönderdi. İki tweet

“Dört gün sonra tekrar savcıya çıkartıldım. İlginç olan, bana sadece bir iki tane tweet sordular. 

“O zaman gördüm ki, hakkımda hazırlanmış bir dosya veya herhangi bir şey yok. "Bu yaptığınız çok tehlikeli"

Zaman gazetesine kayyum kararını aldırtan savcının aynı zamanda o gün kendisini sorgulayan savcı olduğunu dile getiren Orhan Kemal Cengiz savcılık makamında yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Cemaatin yayın organı olarak bilinen gazetelerde yazıyorum ama bu tamamen profesyonel bir ilişkidir. Ben her zaman ne düşünüyorsam onu yazdım. Ayrıca kayyum atanma sürecinden sonra profesyonel olarak Zaman gazetesinin avukatlığını aldım.

“Ben insan hakları savunucusuyum, benim kariyerim bellidir. Yıllarca köyleri boşaltılan köylülerin avukatlığını da yaptım, Türkiye'de gayrimüslimlerin avukatlığını da yaptım. Son dönemde de Zaman gazetesiyle profesyonel şekilde avukatlık sözleşmesi yaptım. Hiçbir şekilde hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Benim Gülen Cemaati ile bağlantımın olması dahi söz konusu olamaz.

“Bu yaptığınız soruşturmayı çok tehlikeli buluyorum. Türkiye ciddi bir darbe tehdidi atlattı. Darbeyle ilgili askerlerin gözaltına alınmasını eleştiren bir tane yazı çıkmamışken, benim gözaltına alınmamla beraber yurtdışından Türkiye'ye yönelik çok sayıda eleştiri yöneltildi.

“Kuruların yanında yaşların da yakılmasının tıpkı Ergenekon davalarında olduğu gibi bu soruşturmayı da sulandıracağını düşünüyorum. (Bianet)

<< Önceki Haber Nezarette yaşadıklarını anlattı Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER