Okan Bayülgen'e çağrı: Cumhuriyet'e bekleriz

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Kasım 29 2016
Okan Bayülgen'in "Diriliş Ertuğrul'u hiç seyretmediğim için, kendilerine söz vermek istiyorum. Yayınlanmasa bile ekran başında olacağım" ifadesi üzerine kovulması gündem olmaya devam ediyor



Cumhuriyet yazarı Tayfun Atay, Okan Bayülgen'in 43. Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni'nde kullandığı "Diriliş Ertuğrul'u hiç seyretmediğim için, kendilerine söz vermek istiyorum. Yayınlanmasa bile ekran başında olacağım" ifadesinin ardından gelen tepkilerle ilgili olarak" O tokadın etkisiyle ödül törenini, hem de kızı ile birlikte sunmak üzere, önüne kırmızı halılar serilmiş kapılardan âlâyıvala ile içeri aldıkları Okan Bayülgen’i acele kapının dışına koyuverdiler! Ne diyelim, geçmiş olsun Okan’a, Cumhuriyet’e bekleriz!" dedi.

Tayfun Atay'ın "Kelebeğin bumerang etkisi!" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

Köşe yazarlığımın bir yörüngesi de televizyon eleştirmenliği olduğu için Altın Kelebek ödül töreninin yapıldığı 13 Kasım gecesinin başlangıcına ekranda canlı yayında göz ucuyla baktığımda içimi bir hüzün kapladı.

Cumhuriyet’teydim. Gazete olarak maruz kaldığımız operasyonun ardından yaralarımızı sarmaya çalışırken bir yandan da geçmiş olsun ziyaretinde bulunan dostlarla ilgileniyorduk. Bu arada dışarıda bizimle dayanışma için müzik dinletisi gerçekleştiren Yeni Türkü solisti Derya Köroğlu’nun bahçedeki okurlarımızın eşliğinde seslendirdiği efsane şarkılar kulağımıza çalınıyordu. Sonrasında Köroğlu da “Herkesler Altın Kelebek yarışması falan filana giderken ben ödülümü Cumhuriyet’ten aldım” şeklinde müthiş bir açıklamada bulundu ki bu bizim için her şeyden kıymetliydi.

Ama ben yine de hüzünlüydüm. Gel gelelim hüznümün nedeni, biz bir darbe yemiş ve bir avuç aydınlık insanın verdiği omuzla doğrulmaya çalışırken Altın Kelebek’in göz kamaştırıcı ortamından; Oskar’ları, “Emmy”leri çağrıştıran şaşaasından; “Kırmızı Halı”sından uzak kalmış olmak falan değildi. Ben, oradakiler adına hüzünlüydüm ve

Bu haberler de ilginizi çekebilir