Öl desen ölürdüm, git demeyecektin Reis!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Şubat 9 2017
Türkiye için güneş batıdan doğalı çok oldu. Şimdilerde pek çoğu kendi zaman dilimine göre fark ediyor. Ülke, cebindeki sürücü belgesi dışında başkaca bir ehliyeti olmayan insanların ülkesine döndü. Belki de, idare edemediğimiz şeylerden endişelenmeyi bırakmalıyız.
‘ÖL DESEN ÖLÜRDÜM, GİT DEMEYECEKTİN’ 

Önceki yazı böyle bitiyordu, üstüne yeni OHAL KHK’sı geldi, 4 bin 464 kişi daha kamudan ihraç edildi. Sayı 100 bini geçti, aileleriyle beraber en az yarım milyon insan mağdur. Buna özel sektörü de eklerseniz, milyonları buluyor. Bu kişiler sadece kamudan atılmıyor, isimleri ifşa olduğu için resmen ve fiilen yokluğa mahkûm ediliyorlar, pasaportları iptal ediliyor, vesaire.

OTURUP KALKMAK BİLE SUÇ

Son dönemde suçlamalara, tutuklama gerekçelerine, iddianamelere bakıyorsunuz, neredeyse tüm legal faaliyetler suç: Anayasal partide siyaset yapmak suç, Milli Eğitim gözetimindeki okula çocuk yollamak, yasal derneğe bağış yapmak, bankaya para yatırmak, legal gazeteyi almak, çıkarmak, gazetecilik yapmak, bir Twitter fenomeninin sizi takibe alması, Digitürk üyeliğini sonlandırmak, yarım milyon kişinin indirdiği mesajlaşma uygulamasını telefonuna indirmek, izin alınmış toplantıya katılmak, RTÜK denetimindeki TV’ye çıkıp konuşmak, sıradan insanlarla sıradan ortamlarda biraraya gelmek, şuraya veya buraya seyahat etmek, filan… Savcı bunları sormuş, cevabı mühim değil, muhatapları aylardır içeride.

SALONU GÜLDÜREN ÖRNEK

Geçen bir panele katıldım, yabancı bilim insanları konuşmacıydı, Türkiye’yi anlattılar. Bizi bizden daha iyi çözmüşler, her şeyi görüyor ve biliyorlar. Biri ülkedeki tuhaflıkları anlatırken dedi ki, “İnsanlar evlerinde bulunan dolar banknotları yüzünden tutuklandı, öyle ki seri numaraları üzerinden örgütte hiyerarşik bir yerleri varmış.” Salon kahkahalarla güldü buna. Ne yazık ki ben gülemedim ülkemin tirajikomik bu haline. Emin olun, yarın da gülemeyeceğim. Hicranla anlatacağımız öyküler olacak bunlar. Kaldı ki anlatır mıyım, bilemiyorum. Yazdık, söyledik, konuşuyoruz işte. Üzerinden bir daha ne diye geçelim, gene olsa gene aynı paranoya yaşanır bu ülkede! Akademik araştırma konusu belki ama şahsen en az iki neslin bu

Bu haberler de ilginizi çekebilir