Önder: Öcalan üzerinden tecrit geliştirmek, savaşa davetiye çıkarmaktır

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Ocak 7 2016
TBMM İdare Amiri Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin toplumsal barış ve ortak gelecek adına Marmara denizi kadar bir hendek kazmak anlamına geldiğini savunarak, "Tecrit girişimi hükümetin bir savaş çağrısı yapması anlamına gelir. Bugün sayın Öcalan üzerinden tecrit geliştirmek, sağlığı konusunda örgütünü, halkı endişeye sevk etmek, savaşa davetiye çıkarmaktır." dedi.
TBMM İdare Amiri Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin toplumsal barış ve ortak gelecek adına Marmara denizi kadar bir hendek kazmak anlamına geldiğini savunarak, "Tecrit girişimi hükümetin bir savaş çağrısı yapması anlamına gelir. Bugün sayın Öcalan üzerinden tecrit geliştirmek, sağlığı konusunda örgütünü, halkı endişeye sevk etmek, savaşa davetiye çıkarmaktır." dedi.

HDP İmralı heyetinde bulunan TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, TBMM İdare Amiri Sırrı Süreyya Önder ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Meclis'te HDP Grup Yönetim Toplantı Salonu'nda basın toplantısı düzenledi. Heyet adına konuşan Önder, kimsenin bu hükümeti yüzde 50 almış bir parti olarak göremediğini ifade etti. "Gergin, telaşlı, kızgın; ağzını her açtığında kin, nefret saçan hükümet gerçekliği var." diyen Önder, bu ülkenin en can alıcı gündeminin ise barış ve eşitlik olguları olduğuna dikkat çekti.

Bu bütün bölge ve dünya için de böyle olduğunu dile getiren Önder, şöyle devam etti: "Genel anlamda Ortadoğu coğrafyasıdır. Bu ülkenin başbakanının, başbakan olma vasfı, bu olup biten gelişmelerden en az şeyi anlamasından dolayıdır. Hiç bir şeyden anlamıyor diyemeyeceğim ancak günlük bültenleri okuyarak bir şeyler anlar. Bu ülkenin barışı için yapılmayacak en son şey ne deseniz; müzakereden vazgeçilmesi, diyalog yollarının kapatılması, sayın Öcalan'ı tekrar 4 metrekarelik hücre, tecrit koşullarına geri döndürülmesi olarak cevaplarlar. Hükümetin psikolojik harp aygıtlarıyla dolaşıma soktuğu, Öcalan üzerinde tezviratları, kendi eliyle yıkmış oldu. Yanındaki iki kişiyi ailelerine de haber vermeden en temel insan haklarını ihlal ederek sürgün ettiniz. Aileleri eşya gönderdiğinde 'bu cezaevinde değildirler' yazısıyla ortaya çıkıyor. Anlaşılıyor ki 15 gün önce Silivri cezaevine sürgün edilmişler. Silivri'de bu kişilerle görüşme engelleniyor. Öcalan'ın güvenlik ve sağlık durumunu şuan bilmiyoruz. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, Adalet Bakanı ile görüşmek istedi. Verdiği cevap rutin bir işlem. Si

Bu haberler de ilginizi çekebilir