Ortodoks kiliseleri arasında son bin yılda yaşanan en büyük ayrılığın perde arkası

''İstanbul Fener Rum Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi’nin arasındaki eskiden beri limoni ilişkiler bu gelişme sonrası tarihte hiç olmadığı kadar açıldı. Ukrayna Kilisesi’ne otosefal statü verilmesi, Ortodoks Kiliselerinde son bin yılda yaşanan en büyük ayrılık olarak tanımlanıyor. ''

SHABER3.COM

Ortodoks kiliselerinde alan mücadelesi
Arif Asalıoğlu | samanyoluhaber.com

İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’nin onayıyla oluşturulan bağımsız Ukrayna Ortodoks Kilisesi'ni bazı yerel kiliseler tanımış olsa bile bu gelişme halen Ortodokslar dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Konunun üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen, Moskova Patrikhanesi tarafından önemli konsil ve konseylere tartışma düzeyi artar vaziyette gündem olarak taşınıyor. 

Hatırlanacağı üzere Kiev’de kurulan Bağımsız Ukrayna Kilisesi’nin Başpiskoposu Metropolit Epifaniy ve beraberindeki heyet İstanbul’a gelerek, Fener Rum Patriği Bartholomeos’tan Kilisenin bağımsızlığını tanıyan "Tomos"u aldı. Aynı günler Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko’nun da katıldığı törenlerde Ukrayna resmen bağımsız bir kiliseye kavuşmuş oldu. Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko "Bugün tarihi bir gün, Ekümenik Patrik ile işbirliği ve ortak çalışma anlaşması imzaladık." açıklamasını yaparken Bartholomeos da “Otosefal kararının Ukrayna’daki tüm Ortodoksların birleşmesini sağlayacağına inanıyorum” dedi.

Son bin yılda yaşanan en büyük ayrılık 

İstanbul Fener Rum Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi’nin arasındaki eskiden beri limoni ilişkiler bu gelişme sonrası tarihte hiç olmadığı kadar açıldı. Ukrayna Kilisesi’ne otosefal statü verilmesi, Ortodoks Kiliselerinde son bin yılda yaşanan en büyük ayrılık olarak tanımlanıyor. Rus Ortodoks Kilisesi’ne göre ise Fener Rum Patrikhanesi’nin otosefal statüsü verme yetkisi bulunmuyor. 
Bu karar, Rusya Ortadoksluğu kiliseleriyle İstanbul'daki patrikhaneden papazların birlikte dini hizmet veremeyeceği ve ibadet edenlerin de birlikte komünyon ayinine katılamayacağı anlamına geliyor. Kararın açıklanmasından bir kaç hafta sonra Rus Ortodoks Kilisesi Meclisi Synod, Fener Rum Patrikhanesi tarafından yönetilen veya temsil edilen hiçbir etkinliğe katılmama kararı aldıklarını açıkladı. Kiliselerinde ibadet esnasında Fener Rum Patrikhanesi'nin isminin anılmamasının da karara bağlandığı söylenildi. Bu karara göre Synod, Fener Rum Patrikhanesi ile eş yürütülen tüm yapılarda, çalışmalarda ve organizasyonlarda temsilciliklerini vermeme sonucuna vardı.

Bu konuda, Moskova ve Bütün Rusya Patriği Kirill tarafından yakın zamanda bir açıklama geldi. Ukrayna Kilisesi bağımsızlığının prosedürler kapsamında gerçekleşmediğini vurgulayan Kirill açıklamasında, “kesinlikle, her çağda Kilise hem acı çekiyor hem de üzüntü yaşıyor, Rab tarafından imtihan ediliyor. Bu açıdan, Rab bizi esas olarak Ortodoks cemaatinde olanlarla bağlantılı olarak üzüntülerden mahrum etmiyor. Fakat dış politik faktörlerin etkisiyle Ortodoks kardeşlerimizin, bizim prensiplerimizin içinde olmayan  ve din adamı statüsü taşımayan insanların ayrılık isteklerinin tanınması yoluna nasıl girdikleri şaşırtıcıdır.’’ Dedi. 

Açıklamasının devamında konunun bütün kiliselerin katıldığı konsilde tartışılması gereğini savunan Kirill, ‘’Ayrılıklara verilen desteğin, daha önce olduğu gibi, kanuni standartlar dışında yerel kiliseler arasında olduğu gibi marjinal gruplar düzeyinde olması özellikle tehlikeli ve üzücüdür. Şimdiye kadar, hiç kimse bu durumun neye yol açacağını bilmiyor. Elbette, dua ediyoruz ve çalışıyoruz ki kötülüğün kaynağı güçler Ortodoks Kiliselerinin birliğini bozmasın. İyiliğin ve kötülüğün belirli bir amorf kütleye karıştırılmaması gerekir. Ancak iyinin ve kötünün nerede olduğunu, gerçeğin nerede olduğunu, standart düzenin nerede olduğunu ve kanunların nerede ihlal edildiğini anlamak artık mümkün değildir. Bugün dünyada Ortodoksluğun geleceğini umarım bir sonraki Piskoposlar Konseyi’nde şemalarla ve maalesef bu şemaları destekleyen kardeşlerimizle bu meseleyi açıkça değerlendirebilmeyi umuyorum.” ifadelerini kullandı. 

Synod’dan sert tepki

Ortodoks dünyasında  gerçekleşen bu kapsamlı değişime en büyük tepki, Rus Ortodoks Kilisesi'nin Kutsal Synodu düzeyinde gerçekleşti. 16. yy dan beri var olan politik ayrışmalara ilaveten kiliseler arasındaki tarihi yaklaşımlar tekrar ortaya çıktı. Rus Ortodoks kilisesi etkisini artırmak için Ukraynalılar dahil diğer Slav topluluklar üzerinde çalışmaya başladı. Rusya, 1600’lerin ortalarından itibaren, bugünkü Ukrayna topraklarını denetimi altına almaya başladı. 1686 yılında da, Moskova Kilisesi, Ukrayna’yı kendi alanına dahil etti. Dönemin Fener Rum Patriği IV. Dionisios buna onay verdiyse de, yerine gelen patrik ve Fener Patrikhanesi Synod’u, bu kararı geçersiz ilan etti. Belirtmemiz gerekiyor ki, Fener Rum Patriği IV. Dionisos’un verdiği kararın geçerli olup olmadığı, bugün Moskova Patrikhanesi ile Ukraynalı milliyetçi rahipler ve Fener Patrikhanesi arasında tartışılan bir konu olmayı sürdürüyor. 

Geçtiğimiz Kasım ayında, İskenderiye Patriği II. Theodore tarafından teklif edilen ve Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin tanınması konulu bir Sinod toplantısının yapılması söz konusuydu. Ancak bu toplantıdan kısa bir süre önce Kudüs’ün Patriği  lll. Theophilus, Moskova'ya Patrik Kirill ziyaretine gitti. Hem Patrik Kirill hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Ürdün'de  Ortodoks Kiliseleri Konseyi  toplantısı istediğini duyurdu.  

Ancak bu görüşmelerden sonra Synod toplantısı 22 Kasım'da olması gerekirken, Aralık ayına ertelendi. Bu arada, Moskova Patrikhanesi, 31 Mart 1999'da, Rus Ortodoks Kilisesi'nin Kutsal Synodu'nun kararı ile, İskenderiye Ortodoks Kilisesi cemaatine hizmet maksatlı verilen Kulishki kilisesini 25 Kasım 2019'da geri alarak, Moskova'daki İskenderiye Ortadoks Kilisesi çalışmalarını askıya aldı. Sebep olarak, kanonik olmayan Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin İskenderiye Patrikliği tarafından tanınması açıklaması yapıldı. 

Bağlayıcı kararlar Piskoposlar Konseyi'nde alınır

Ancak bütün bunlar Moskova açısından taktiksel manevralardır, bağlayıcı kararlar sadece Piskoposlar Konseyi'nde alınabilir. Ortodoks Kiliselerinin genel işleyişine göre, “Piskoposlar Konseyi”, kilisenin hem iç hem de dış yaşamıyla ilgili doktrinal, kanonik, ayin şekli, pastoral, idari ve diğer konularda en yüksek yetkiye sahip olan hayati bir kuruldur. Diğer Ortodoks Kiliseleri ile kardeşlik ilişkilerini sürdürme alanında, heterodoks inançlarla ve Hristiyan olmayan dini topluluklarla, devletlerle ve laik toplumla ilişkilerin doğasını ve metodunu belirleme ancak bu konsey kararıyla olur. 

Buna ek olarak, Piskoposlar Konseyi'nin görevleri arasında, Ortodoks doktrininin saflığını ve bütünlüğünü korumak ve Hristiyan ahlakının standartlarını belirlemek; dini öğretiyi kutsal yazılara ve kutsal geleneğe göre şekillendirmek; Ortodoks Kilisesi'nin doğal ve kanonik birliğini korumak için fikir üretmek; özerk ve kendi kendini yöneten kiliselerin yeniden düzenlenmesi yada kaldırılması da vardır. Dolayısıyla Piskoposlar Konseyi, Fener Rum Patrikhanesi’nin Ukrayna hakkındaki kararını isterse destekleyebilir, yada eleştirebilir. Ama gelişmeler gösteriyor ki iptal edilme yönünde bir teklif olmadığı gibi sert tepkide olmayacak. 

Ayrılık izleri daha derinlerde

Ortodoks toplumlarda kilisenin milli kimlik inşasında nasıl önemli bir yere sahip olduğunu, bağımsızlığını kazanmak isteyen ve nüfusunun büyük çoğunluğunu Ortodoksların oluşturduğu milletlerin kimi zaman bağımsız devletten önce bağımsız milli kiliseye sahip olmaya çalıştıkları hatırlanırsa, Fener Patrikhanesi’nin Moskova Patrikhanesi’yle Ukrayna konusunda giriştiği mücadelenin sıradan bir dini çatışma olmadığı görülür. 

Bu mücadele, bir yönüyle, Ukrayna’nın Rusya’yla her anlamda bağlarının kopartılması meselesidir. Öte yandan, Fener Rum Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi arasında Soğuk Savaş döneminden bu yana şiddetli gerilimlerin olduğu ve Fener’in ABD; Moskova Patrikhanesi’nin ise Kremlin yönetimine paralel şekilde politikalar uyguladığı hatırlandığında, bu mücadelenin aynı zamanda, ABD-Rusya çatışmasının dini ayağını oluşturduğu anlaşılır.  Sadece bu karar ile Fener Rum Patrikhanesiyle Moskova Patrikhanesi arasındaki ayrılığa daha çok mesafe kattı. Önemli bir husus ise Moskova Patrikhanesi çok sayıda kilise ve cemaat kaybı yaşadı. Kiliseler arasındaki eşitlik kavramında Moskova ve Kiev aynı seviyeye geldi.

<< Önceki Haber Ortodoks kiliseleri arasında son bin yılda yaşanan en... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER