Pentagon'un pizza merakı ve “Jackal”

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Ocak 12 2026
Paylaş
X Post


Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde belki de merak edeceğimiz en son şey, Pentagon'un yılbaşı gecesinde ne yediği konusudur. Bu umursamazlığın kendince haklı sebepleri olsa da, son yaşadığımız hadiseler, yazar-çizer takımının kulağına üflenenlerden daha ziyade, rakamlara dökülen ve modellenebilen şeylere de dikkat etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.


Algoritma ve değişen parametrelerin hayatımızı her geçen gün biraz daha anlamlandırdığı ve kullanılabilir bilgi koleksiyonlarına dönüştürdüğünü görünce, Pentagon'un yılbaşı menüsü alelâde ve sıradan bir bilgi depolaması olmaktan çıkıp aksiyona bürünüverdi.


Virginia ve Washington kavşağındaki pizzacıları yakın takibe alan data mühendisleri, olmadık akşamlarda pizza satışlarının artışını ve özellikle Pentagon siparişlerindeki anormalliği fark etmişler. Virginia ve Washington iç içe iki eyalet. Virginia'da aldığınız kahve ile Pentagon rampasından aşağıya sallandığınızda, ABD'nin başkentine girdiğinizi fark etmiyorsunuz. Pizza trafiğinin yoğunlaştığı nokta tam orası.


İhtilallerin radyo anonsları ile uyandığımız yıllarda “Genelkurmay'ın ışıkları sabaha kadar yandı!” tedirginliğinin modern zamanlardaki karşılığı, gece mesaisine kalan Pentagon ekibinin tükettiği pizzalar ile örtüşüyor.


Yılın ilk haftasına Maduro ve eşinin yargılanmak üzere New York'a getirildiği resimleri ile başlanabileceğini kimse tahmin etmiyordu. Devrik liderin hayatta olduğuna delil (Proof of life) isteyen Venezuela hükümeti, operasyon helikopterinden alınan görüntülerle eski liderlerinin hayatta olduğunu bütün dünya ile birlikte öğrenmiş oldular. Venezuela'nın tetiklediği domino taşı tesiri sadece Güney Amerika ülkelerini değil, dünyanın öbür ucundaki Rusya, Türkiye ve İran'ı da vurdu. “Kardeşim Maduro'ya ayıp oldu!” duygusallığının ötesinde siyasi bir açıklama duymadık.


Amerika'nın İran, Nijerya ve Venezuela üçgeninde başlattığı operasyonların birbiri ile ilişkileri Maduro'nun apar-topar yakalanması ile daha bir gün yüzüne çıktı. Ambargoların bunalttığı ülkeler, ekonomik uçurumların kenarında kurtuluşun çarelerini ararken ya petrol, ya uyuşturucu ya da teröre destek verme ortak paydasında buluşuyorlar. Yoksa herkesin aklına geliveren “İran nere, Venezuela nere!” zihni uzaklığı iş ekonomik krizden kurtulmaya gelince ilişkiler kapı komşusu yakınlığına dönüşüyor. İran, Rusya ve Nijerya'nın çat kapı Venezuela samimiyetlerinin asıl kaynağı bu!


Venezuela'nın ABD'nin kulağının dibinde, anti-Amerikan eğilimindeki ülkelerle yaşadığı flörtün geçmişi yeni değil. Maduro'nun selefi Chavez'in, eski İran Devlet Başkanı Ahmedi Necat ile yaptığı ekonomik anlaşma, ambargoların sisinde boğulan İran için iyi bir oksijen kaynağı olmuş. Okyanusta gezen ve ucuz İran petrolünün önemli adreslerinden biri Venezuela. Son birkaç yıldır, ABD'nin el koyduğu, geçişini engellediği ya da geri çevirdiği petrol yüklü gemiler meğer bu sevkiyatın parçası değil miymiş? Ne var ki Maduro, Chavez'in ayağına yuvarladığı topu ancak bu kadar ayağında tutabildi.


Maduro'nun şimdiye kadar Rusya, İran ve Türkiye sürdürdüğü ilişkilere güvenerek kendisini güvende hissetmesi, hayatının en büyük hatalarından biri olsa gerek. Herkes, bu üç ülkenin ABD operasyonlarını durdurabileceğine çok kötü inanmıştı ama olmadı. Neyse bu Maduro'ya ve şimdiye kadar neye güveneceğini kestiremeyen ülkeler için tarihi bir ders olsun.


Bilmem, Richard Gere ve Bruce Willis'in başrolü paylaştıkları, meşhur terörist Jackal Carlos'dan esinlenen, Jackal filmini seyrettiniz mi? Orada Carlos'u canlandıran Willis, Richard Gere'e “Senin sorunun şu; sevdiğin ya da sana bir şekilde güvenen kadınlarını korumayı beceremiyorsun!” der. Gerçekten Willis, önce Gere'in eski sevgilisini daha sonra korumasını yaptığı First Lady'i ve son olarak da çalışma arkadaşı kadını öldürür.


Maduro'nun elleri önünde helikopterden indirildiği kareler, bir hafta önceki kükreyen diktatör değil, yüzüstü bırakılmış ve terkedilmiş lider portresinin son örneğiydi. Maduro, Türkiye, Putin ve İran'ın Ortadoğu'da dahil oldukları bütün projelerde edindikleri kötü şöhreti bilmesine rağmen, kendisini kurtaracaklarına inanmakla hayatının en büyük hatasını yapmış olduğunu şimdi anlamış olmalı. Kaldı ki, Suriye'yi arka bahçesi olarak gören Türk Hükümeti, devlet başkanı Şara'ya yönelik suikast hazırlıklarını herkes gibi İsrail istihbaratından öğreniyor.


Gizli olması gereken operasyon sürecinin Pentagon'un pizza merakı ile her zaman deşifre olma riski yok mu? Uzmanlar, Pentagon'un bu tavrı ile de ayrı bir strateji uyguladığı kanaatindeler. Çalıyı sallayıp gerilimi artırmak bunlardan sadece bir tanesi. Sıranın kendisine gelebileceğini düşünen liderlerin son on beş gündür rahat uyuyabildiklerini zannetmiyoruz. 

Pentagon'un pizza merakı ve “Jackal”