Prof. Dr. İbrahim Cerrah: Erdoğan, rüşvet alan bakanlardan haberdardı

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazar, Ekim 25 2015
Prof. Dr. İbrahim Cerrah, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde 17-25 Aralık operasyonuna adı karışan 4 bakan ile adı hiç anılmayan bazı bakanların rüşvet ve yolsuzluk içinde bulunduğundan yıllardır haberdar olduğunu ileri sürdü. Cerrah, "Ben Erdoğan'ın, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu, siyaseti aklama ve temizleme fırsatı olarak değerlendireceğini umuyordum. Beni asıl hayal kırıklığına uğratan şey Erdoğan'ın bu kişilere sahip çıkarak kendisini şaibe altına sokmasıydı." dedi.
Prof. Dr. İbrahim Cerrah, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde 17-25 Aralık operasyonuna adı karışan 4 bakan ile adı hiç anılmayan bazı bakanların rüşvet ve yolsuzluk içinde bulunduğundan yıllardır haberdar olduğunu ileri sürdü. Cerrah, "Ben Erdoğan'ın, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu, siyaseti aklama ve temizleme fırsatı olarak değerlendireceğini umuyordum. Beni asıl hayal kırıklığına uğratan şey Erdoğan'ın bu kişilere sahip çıkarak kendisini şaibe altına sokmasıydı." dedi.

Hukuk Etik Siyaset Araştırmaları (HESA) başkan ve Emniyet Genel Müdürlüğü Etik Komisyonu üyesiyken 17 Aralık sonrasında meslektaşlarına yönelik kıyıma tepki göstererek görevinden istifa eden olan Prof. Dr. İbrahim Cerrah, Zaman gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Zaman gazetesinden Hemra Köse'nin röportajında Prof. Dr. İbrahim Cerrah, şu ifadelere yer verdi:

"Yetişmiş kadroların tasfiye edilmesi Emniyet Teşkilatı'nı nasıl etkiledi?

Türk polis teşkilatı, 17-25 Aralık öncesine kadar dünyanın en profesyonel ve başarılı teşkilatları arasındaydı. 17-25 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonları bahane edilerek bu profesyonel teşkilat tahrip edildi. Siyasi iktidarın takındığı tutum gösterdi ki amaç sadece bu operasyonun intikamını almak değildi. Bir güç odağı iktidarın zaaflarını kullanarak Türk polis teşkilatının işinin uzmanı ve aynı zamanda satın alınamayacak kadar dürüst olan kadrolarını dağıtmak istedi. Özellikle polis istihbaratı sistematik kumpaslar ile itibarsızlaştırılarak siyasi iktidar MİT'e mahkûm edildi. Yaşanan terör saldırılarında da görüldüğü üzere MİT dış ve iç istihbaratta acziyet içinde olduğu gibi terörle mücadelede yetersiz kaldı ve bu işin altında ezildi.

Bu sürecin aktörü kimdi?

Bu sürecin asıl aktörü siyasi iktidar değildi ve olmadı. Ben ne siyasi iktidarın ne de MİT ve Hakan Fidan'ın Oslo sürecinin karar verici aktörü olduğuna inanmıyorum. Oslo sürecini başlatan güç odağı AKP iktidarını ve Hakan Fidan'ı taşeron olarak kull

Bu haberler de ilginizi çekebilir