Prof. Dr. Laçiner gözaltı günlerini anlattı: Balyoz'u gördüm

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Ocak 1 2016
Çanakkale'de geçen cumartesi günü gözaltına alınanlar arasında bulunan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, gözaltındaki dört gününü haberdar.com'daki köşesinde anlattı.
Çanakkale'de geçen cumartesi günü gözaltına alınanlar arasında bulunan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, gözaltındaki dört gününü haberdar.com'daki köşesinde anlattı.

Cumartesi günü kitap okurken aniden hızlıca evinin kapısının çalındığını belirten Prof. Dr. Laçiner, kapıdaki dört polisi görünce çocuklarının şaşkın, eşinin uyku sersemliğiyle ne olduğunu anlamaya çalıştıklarını söyledi. Laçiner gözaltı sürecini şöyle anlattı:

"Kapıda 4 polis, biri bayan, bir de yanlarında sivil bir kadın. Evimizi arama kararı varmış. 'Suçumuz ne' diye sordum, devleti yıkmaya çalışmaktan, hükümete darbeye kadar 20'den fazla suç saydılar…
Şaka gibi. Ömrü terörle mücadeleyi anlatmakla geçmiş, bütün bir hayatı şiddete karşı çıkmakla geçmiş birine karşı yöneltilen suçlamalara bakar mısınız!...
Evde ne bulacaklar? Ne bir silahım oldu, ne de bir bombam… Evde sadece benim kitaplarım ve çocukların oyuncakları var...
Özel mektuplarımıza kadar baktılar. Yok işte, yok, yok. Değil terörü andıracak, şiddeti andırabilecek en ufak bir çakı bile bulamadılar…
Sonrasında bir polis arabasına tıkıldım, iki polisin arasında sıkışmış vaziyette Emniyet'e götürüldüm. Arama esnasında, yolda ve Emniyet'te polislere suçumu sordum, genelde başları öne eğikti.
'Bu kente, bu Üniversiteye, bu ülkeye sadece hizmet ettim. Özel hayatımı ve hatta sağlığı bu uğurda feda ettim. Şimdi bu şekilde mi teşekküre geldiniz.' dedim. Bir şey diyemediler. Suçluluk duygusu benim gözlerimde değil, beni zorla götürenlerin gözlerindeydi.
En kötüsü kitap almama bile izin vermiyorlar. Hücrede tek başınıza oturmanızı istiyorlar.
'Sebep nedir' dedim, şüpheliymişim. Yani birinin şüphesi gelmiş, ülkenin bir profesörünü canı istediği gibi demir parmaklıkların arkasına atıvermiş.
Ne ala memleket. Şüphem geldi, hoop 20 kişi içeri. Yine şüphem geldi, hoop, bu kez 10 kişi içeri.
En kötüsü kitapsızlık. Hücrede 4 gün geçti ve ben ömrümde ilk kez bu kadar uzun süre kitaplardan ayrı kaldım. Çok z

Bu haberler de ilginizi çekebilir