Gözdeki bu sinsi hastalığa dikkat!

Belirgin bir şikayet oluşturmadan ilerliyor, hatta körlükle sonuçlanabiliyor...

Gözdeki bu sinsi hastalığa dikkat!

Önlenebilir bir göz hastalığı olan glokomun tanısının henüz görme kaybı gelişmeden konulması, geç kalınmaması için de genç yaşlardan itibaren göz tansiyonun ölçtürülmesi gerektiği bildirildi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nuray Akyol, 6 Mart Dünya Glokom Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, görme sinirinin göz içinde kalan bölümünün ilerleyici hasarıyla oluşan bir hastalık olan glokoma karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Bu tür hastalıkların çoğunun belirgin bir şikayet oluşturmadan yavaş yavaş ilerlediğini ve tedavi edilmezse körlükle sonuçlanabilecek görme azlığına neden olabildiğini anlatan Akyol, şunları kaydetti: ''Gözü bir futbol topu gibi düşünecek olursak, göz içi basıncı, topu şişkin tutan basınç gibidir. Gözün normal şeklini ve fonksiyonlarını sürdürebilmesi için bu basınç gereklidir. Göz içi basıncını oluşturan, kapalı bir kutu olan göze giren ve çıkan sıvılar arasındaki dengedir. Göz içi basıncı yüksekliği glokom için bir risk faktörüdür. Ama her yüksek basınçlı hasta glokom değildir. Göz içi basıncının yüksek olmasıyla beraber, yıllar içinde bu basıncın artması veya gün içinde büyük değişiklikler göstermesi glokom lehine değerlendirilir. Glokoma bağlı görme azlığı pek çok göz hastalığının aksine tam olarak tedavi edilemez. Örneğin katarakttaki gibi ameliyatla düzelmez. Önlenebilir bir göz hastalığı olan glokom tanısının henüz görme kaybı gelişmeden konulması gereklidir.'' GLOKOM TİPLERİ Glokomun birçok tipi bulunduğunu ve sanıldığı gibi yalnızca bir yaşlılık hastalığı olmadığını vurgulayan Akyol, ''konjenital glokom'' gruplarının doğuşta veya hayatın ilk yıllarında; ''jüvenil glokom''un geç çocukluk ve gençlik yıllarında, başka bir göz hastalığına bağlı ikincil olarak gelişen glokomların ise her yaşta görülebildiğini söyledi. Glokomların büyük bölümünün erişkin hastalığı olduğunu, 40 yaş üstünde görüldüğünü ve yaş ilerledikçe sıklığının arttığını belirten Akyol, bu grubun ''Birincil glokomlar'' olarak adlandırıldığını kaydetti. Bu hastaların yüzde 90'dan fazlasında görülen ve ''Primer açık açılı glokom'' olarak adlandırılan göz rahatsızlığında, yavaş ve sinsi seyreden bir görme siniri harabiyeti sonrası hastaya ani gibi gelen bir görme azlığı geliştiğini anlatan Akyol, ''Bu, aslında görmenin azaldığı glokomun son dönemidir ve görme siniri liflerinin 4'te 3'ünün harabiyetinden sonra görülür. Yani hasta görmesinde değişiklik fark ettiğinde, hastalık başlangıç ve orta seviyedeki dönemlerini geçirmiş, son dönemine girmiştir'' dedi. Bu gruptaki hastaların 3 veya 4'te birinde göz içi basıncının normal sınırlarda olduğunu ifade eden Akyol, ''Primer dar açılı glokomlar ise yüksek göz içi basınçları yüzünden genellikle hastada göz ve baş ağrıları oluşturur. Dolasıyla da daha erken tanı konulabilir'' dedi. RİSK FAKTÖRLERİ Akyol, primer açık açılı glokom için en önemli risk faktörlerinin yaş, yüksek göz içi basıncı ve genetik yatkınlık olduğunu, bunların dışında ırk, myopi varlığı ve migren gibi risk faktörleri de bulunduğunu bildirdi. TANI Yaygın inanışın tersine, glokom tanısının yalnızca göz içi basıncının ölçülmesiyle konmadığını kaydeden Akyol, ''Hatta göz içi basıncı ölçümü tanı araçlarından biri de değildir. Glokom tanısı görme sinirinin yapısal ve fonksiyonel değerlendirmesiyle konur'' dedi. Yapısal değerlendirmenin retina tomografisi ve optik sinir başı topografisiyle yapıldığını anlatan Akyol, görme alanı muayenesiyle de değerlendirmeye ihtiyaç bulunduğunu anlattı. TEDAVİ Glokomun tedavi edilebilir bir hastalık olmadığının altını çizen Akyol, ''Glokom tedavisi, yüksek göz içi basıncının tedavi edilmesidir. Böylece hasar yavaşlatılmış veya durdurulmuş olur. Ama hasarın telafisi mümkün değildir'' dedi. Akyol, hastalığın başlıca tedavi yöntemlerinin ilaç kullanımı, lazer uygulamaları ve cerrahi müdahale olduğunu bildirdi. ''Geç kalmamak için genç yaşlardan itibaren göz tansiyonu ölçtürülmelidir'' uyarısında bulunan Akyol, ''Normal'' ya da ''düşük'' sözcüğüyle yetinilmemesi gereğine işaret etti. Akyol, 40 yaş üstünde ve ailede glokomlu biri varsa bunun daha da önemli olduğunu vurgulayarak, ''Göz içi basıncı, risk oluşturacak düzeydeyse veya klinik olarak glokom lehine bulgular saptandıysa, doktorunuz sizi uyaracak ve görme sinirinizle ilgili bazı testler yaparak gerekli önerilerde bulunacaktır'' dedi. AA
<< Önceki Haber Gözdeki bu sinsi hastalığa dikkat! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER