Seçimli diktatörlük: Demokratur
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Salı, Kasım 1 2016
Cumhuriyet yazarı Ahmet İnsel: Gidişatın yönü belli. Otoriterlikle tanımlamanın artık bütünüyle yetersiz kaldığı, seçimli diktatörlük gibi kendi içinde çelişkili tanımlara başvurmayı gerektiren bir geçiş dönemi bu. Başka ülkelerde demokrasi ve diktatörlük kelimelerini birleştirip bizdekine benzeyen fiili durum rejimlerini “demokratur” olarak tanımlayanlar var.
Gidişat hızlanıyor!
Cumhuriyet gazetesine Erdoğan devletinin saldırması, genel gidişata uygun bir hamle. Cumhuriyet’in baskın yemeden birkaç saat önce attığı başlık, “Darbe yine muhaliflere!” idi.
Gidişatı özetliyor. Bundan böyle üniversite rektörlerini YÖK’ün seçtiği üç aday arasından Reis’in atayacak olması da bu gidişatın bir parçası. OHAL’in ilan edilmesiyle uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan bir konuda yayımlanan bu KHK tasarrufu anayasaya bariz biçimde aykırı. Ama artık ortada anayasa, hukuk devleti falan yok ki!
Anayasada yer almayan, “Bütün Türkiye’yi denetleyen başmuhtarlık” kurumu var!
Başmuhtarlık başta olmak üzere, bunların hepsi, gidişatın merhaleleri. Kürt sorunuyla doğrudan ilgili bir tek radyo, televizyon, dergi veya gazete kalmaması da. Türkiye’nin bir gazeteci hapishanesine dönüşmesi de. Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması da. Eski HDP milletvekilinin tutuklanması, halen milletvekili olan HDP’lilerin etrafındaki tutuklanma çemberinin günbegün daralması da. Genel Başkan Yardımcısı’nın bacaklarına ateş ettirterek CHP’ye mafya usulü gözdağı verilmesi de. AKP milletinin silahlandırılmasına yeşil ışık yakılması da.
Artık sınırları tamamen belirsizleşen Cemaat ve PKK ile ilişkili olma ithamının, hoşa gitmeyen ya da malına göz dikilen kim ve ne varsa ortadan kaldırılması, susturulması için gerekçe haline dönüşmesi de...
OHAL’in en az bir yıl sürmesi gerektiğini söyleyen o sesin, idam cezasıyla ağzını sulandırdığı güruhla oluşturduğu ittifak, Türk milliyetçisi ve Sünni ümmetçi bir silindir gibi toplumun üstünden geçiyor. Önce yıkıp sonra düzlüyor.
Tayfun Atay’ın yerinde tespitiyle, hafriyat kamyonları da bu Reis güdümlü AKP halkı iradesinin koruyucu surlarını temsil ediyor.
Seçimli diktatörlük: Demokratur
Gidişatın yönü
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Süper Kupa Fenerbahçe'nin oldu2.Kim düşük kim gözde! Erdoğan'ın uçağında yandaş değişim profilinin detayları3.Karadeniz’de kargo gemisine drone saldırısı: İkinci kaptan öldü, 1 denizci yaralı4.Avrupa en çok iki Türk ürününü geri gönderdi5.BRICS ülkeleri Güney Afrika sularında gövde gösterisi yaptı

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ








