Sevgi hemşirenin geride bıraktıklarına bir ziyaret...

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ekim 2 2017
''Bilmeliyiz ki, bu toprakların ilacı Çerkes Çiğdem'in, Tekirdağlı Ferhat'ın, Batmanlı Cengiz'in, İstanbullu Aslı'nın, Bursalı Hasan'ın, Ispartalı Yavuz'un kimliğine bakmaksızın mazlumu sahiplenmesidir. ''
Ömer Faruk Gergerlioğlu / Mağdura yetişen, kanatlanmış melektir

"İnsan olmanın en kadim ölçüsü başkasının acısını hissetmektir" der Rousseau. Günümüzde teknoloji, gelişti, insanoğlu on binlerce yıllık tarihinin en akıl almaz işlerine imza atıyor, maddi gelişmeler baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Ya manevi gelişim? İlerliyor mu, durakladı mı, yoksa geriledi mi? Bu çok önemli sorunun cevabı, biz insanların ağır travmalar, çıkar çatışmaları ve imtihanlarla ortaya çıkan insani kalitemizin orta çıkışıyla belirginleşiyor.

Günümüzde OHAL ve KHK'larla ortaya çıkmış büyük sorunlar, insan hakları ihlalleri yaşanıyor. Yüz binlerce kişi işinden edilmiş, sosyal tecride uğramış, maddi ve manevi olarak adeta ölüme mahkum edilmiş durumda. Bir devlet politikası sonucu ortaya çıkan KHK'lar her kesimden insanın mağduriyetine neden oldu, oluyor. Bu mağdurlardan biri de karı, koca işlerinden edilen Balcı ailesi idi. Sevgi Balcı 3 çocuk annesi bir hemşire iken, uğradığı bu muamele sonrası girdiği depresyonu atlatamayıp geçtiğimiz aylarda canına kıymıştı.

Sevgi hemşire'nin intiharı sonrası hepimiz için önemli bir sorumluluk oluştu. Bu ölüm, adeta bir protestoydu. Zulme uğramış bir insanın canıyla yaptığı bir protesto. Zulmen görevinden atılmış, hayatı darmadağın edilmiş, hayalleri yıkılmış bir insanın devlete, topluma bedeli canla ödenmiş, ağır bir yarayı bir hatırlatmasıydı. Haksızlığın kaldırılamayacak boyutta olduğuna dair halin, mekanik engellemelerle gözden kaçırılamayacak ağırlıktaki göstergesiydi. Topluma, zulme uğrayanı gerektiği oranda sahiplenmediğine dair bir hatırlatmaydı bu şok. Sevgi hemşire hepimize hayatıyla çok ağır bir uyarıda bulunmuştu. Zulme uğrayanı bu toplum hak ettiği oranda sahipleniyor mu? Bir insanın uğrayabileceği en büyük haksızlıklar karşısında susan bir toplumun duyarsızlığına, yıpranmış bir can ne kadar dayanabilirdi ki? Sevgi hemşire'nin kendisinin, eşinin ve çocuklarının mazlumiyeti, vefatıyla

Bu haberler de ilginizi çekebilir