EN SON HABER: (19:38) ...Ve Doğu Perinçek'in maskesi...     EURO: 1,8860 - 1,8870    DOLAR: 1,2020 - 1,2030
 

MAHKEME ÜYELERİ BU GÖRÜŞÜ DİKKATE ALACAK MI?

İşte mahkeme raportörünün görüşü
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliğiyle açılan davanın reddi için görüş bildirdi.

Başörtüsünü üniversitelerde serbest bırakan anayasa değişikliğiyle ilgili süreçte sona gelindi. Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can, raporunu teslim etti.

Mahkeme üyelerine dağıtılan raporda çarpıcı tespitler yer alıyor. Raportör Can, mahkemenin anayasa değişikliklerini sadece şekil şartları açısından denetleyebileceğini belirtirken düzenlemenin Anayasa'nın 148. maddesindeki şekil şartlarına uygun olduğunu vurguluyor. 148. maddenin 'çok açık' olduğuna işaret ederken 'esas incelemesi' yapılamayacağını kaydediyor. Can'ın şu cümlesi dikkat çekiyor: "En üst norm olan Anayasa bir tarafa bırakılamaz." Can, 10. maddedeki değişikliğin eşitlik, 42. maddedeki değişikliğin ise eğitim-öğrenim hakkının somutlaştırılmasıyla ilgili olduğunu dile getiriyor. Laiklik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceğinin altını çiziyor. Raporda, CHP'nin dava dilekçesindeki 'değişikliğin yok hükmünde sayılması' talebi de değerlendiriliyor. Anayasa değişikliklerinin yok sayılmasının 'ağır hukuka aykırılık durumunda' istenebileceği belirtiliyor. Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören anayasa değişikliğinin iptali için açılan davadaki içtihadında yokluk şartlarını açıkladığı hatırlatılıyor. Bunlar şöyle sıralanıyor: "Parlamento iradesinin olmaması, cumhurbaşkanının yayımlama iradesinin bulunmaması, Resmi Gazete'de yayımlanmaması." Can, 10. ve 42. maddelerde yapılan değişikliklerle ilgili bu gerekçelerle yokluk iddiasının ileri sürülemeyeceğini kaydediyor. Can, "Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki içtihatları bağlayıcıdır." ifadesini kullanıyor. Anayasa'nın 148. maddesinde anayasa değişikliklerinin denetiminin şekil şartlarıyla sınırlandığına dikkat çekiliyor. Anayasa değişikliğinin doğrudan ya da dolaylı olarak anayasanın değiştirilemez ilkelerinin değiştirilmesi olarak kabul edilmesinin esas denetimine yol açacağı, bunun da Anayasa'ya aykırı olduğu aktarılıyor.

Meclis, 411 oyla kabul etti

Anayasa'nın 10. maddesinin 4. fıkrası değişti: Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.

42. maddenin 1. ve 2. fıkrası değişti: Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim-öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.

Raportör Can, tartışmalara açıklık getirdi

Anayasa Mahkemesi sadece şekil denetimi yapabilir.

Başörtüsü düzenlemesi, şekil şartlarına uygun yapılmış.

En üst norm olan Anayasa bir tarafa bırakılamaz.

Değişiklikler eğitim-öğrenim hakkını somutlaştırıyor.

Laiklik ilkesine aykırılığından söz edilemez.

Meclis'in yaptığı düzenleme 'yok' hükmünde sayılamaz.

Yüksek Mahkeme'nin bu konudaki içtihatları bağlayıcıdır.

[RAPORA TEPKİLER]

Meclis'in aldığı kararın arkasındayım

TBMM Başkanı Köksal Toptan:
TBMM'nin verdiği kararların arkasındayım. Ama sonuç olarak bizim kararlarımız anayasal denetime tabi. Bu nedenle anayasal denetim yapan bir makamın yetkisine gölge düşürecek, onun bu yetkisini önemsemez hale getirecek bir davranış içerisinde olamayız. Kimse olamaz, ben de olamam... Oradan çıkacak karara hepimiz saygılıyız. Ne çıkarsa çıksın...

Raporu mahkeme değerlendirecek

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin:
Meclis'ten çıkmış olan anayasa değişikliğiyle ilgili, bir siyasi parti iptal davası açtı. Mahkeme, davanın çeşidi ne olursa olsun raportörden görüş ister. Raportör görüşünü vermiştir. Yüksek Mahkeme bunları değerlendirecektir. 'Olumlu mudur, değil midir, katılıyor musunuz, katılmıyor musunuz?' şeklindeki sorulara cevap vermem yakışık almaz. Adalet bakanı olarak taraf olmam mümkün değil.

Anayasa, hem laikliği hem özgürlükleri korur

Prof. Dr. İlyas Doğan (Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi):
Anayasa'nın 148. maddesi, anayasa değişikliklerinin nasıl denetleneceğini açıkça düzenliyor. Burada Anayasa Mahkemesi'ne, bir takdir yetkisi bırakılmamış. Yüksek Mahkeme, anayasa değişikliğini sadece şekil açısından denetleyebilir. Raportörün ortaya koyduğu görüş, anayasanın gereği ve ruhuna uygun. Mahkeme, bu mütalaa yönünde karar vermelidir. Birtakım sembollerden hareketle laikliğin ortadan kaldırılacağını söylemek yanılgıdır. Anayasa, laiklik ilkesini korumayı öngördüğü gibi özgürlükleri de korumayı öngörüyor.

Mahkemenin 'davanın reddi'ne demesi lazım

Prof. Dr. Yavuz Atar (Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi):
Anayasa Mahkemesi'nin 1970'li yıllarda yetkisini aşmasına tepki olarak, 82 Anayasası'nı hazırlayanlar 148. maddeye açıkça şekil denetimini yazdılar. Şekil şartları şunlardır: 184 milletvekili teklif edecek, oylama çoğunluğu (367) olacak ve iki defa görüşülecek." Bu üç şartın herhangi biri yoksa mahkeme, şekilden iptal yetkisini kullanabilir. Bunun dışında iptal edemiyor. Raportörün yorumu doğru. Değişikliklerde şekil aykırılığı yok. Mahkemenin 'davanın reddine' demesi lazım. Mahkeme, iptal istemini ya kabul eder ya da iptal eder. Yorumlu ret diye bir seçenek de anayasa yargısında yok. Yorumlu ret kararı, 82 Anayasası'nın ruhuna tamamen ters bir yaklaşım olur.

'Yokluk' tartışmasına girmemeliydi

Prof. Dr. Mehmet Turhan (Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi):
Rapor, hukuka ve Anayasa'ya uygundur, yokluk konusu dışında. Raportör 'yokluk' tartışmasına girmiş. Bana göre Anayasa Mahkemesi yokluğu hiçbir şekilde ileri süremez. Bizim Anayasamız Yüksek Mahkeme'ye ya ret ya iptal kararı verme yetkisi vermiş. Onun dışında başka bir yetkisi yok.


17.Mayıs.2008 00:01:57
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[20 adet yorum gelmiştir] TÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ    
Kemal Katipler 18.Mayıs.2008 09:20:15
Baş örtüsü
Anayasa Mahkemesi nin 367 kararı orada durdukça ne beklenebilirki. Umut ediyorum ki bir gün benim Ülkemdede gerçek laiklik ve gerçek demokrasi anlaşılır ve yaşanır. O görür müyüm bilmiyorum ama olursa şayet bu Ülkenin Müreffeh zeviyeye çık tığı gün O gün olur. Çünkü Bu millet Yanlış yapmaz ve yapanı seçmez. Tarihe bakılırsa bu Ülkenin kaybettiği yıllar ara yıllardır. Kuvvetli Halk iradelerinin hüküm sürdüğü Yıllar Gelişme ve huzur yılları olagelmiştir.

UMUDUMUZ HEP VARDI VAR OLMAYA DEVAM EDECEK.
osman 18.Mayıs.2008 09:12:13
güvenim yok
BEN ARTIK GÜVENMIYORUM 367 DE GÖRDÜK
NAPACAN 17.Mayıs.2008 23:47:06

ANAYASA PARTİSİNİN OYLARI BELLİ 8/3 VEYA MİLLETİ FAZLAKIZDIRMAYALIM 7/4 HERKES BİLİYOR BUNU...
haydar selçuk 17.Mayıs.2008 23:36:08
siyasetin ve politikanın bukadar uçuz oldugu ülke varmı AB üyesi
Türkiyede insanlar düşününçe kafayı yerbe parlementer sistem Dünya norumlarına uykun insan hak ve hürriyetine uygun düşünçe ve inaç özgürlügünü benimseyen bir yasayı milletin yüzde 79 istek ve Arzusuyla TBMM 80 desdegiyle çıkmiş bir yasayı 11 kişilik bir kurubun onayına sunuluyor bu kurul yasayı yok saydı ve ya ret etti hiçbir sorumluluk ve mesulliyetleri yok ama bu bir milletin ve halkın özgürlük veya yasaklılık süreçinin başlangıçı ve bitişi Aslında şeçim ve siyasetın bu kadar uçuz olduğu piyasa piyasayı kim belirler piyasaçılar yanı politikaçılar
ömer 17.Mayıs.2008 23:09:31

Hüseyin 17.Mayıs.2008 19:31:28
Sağ gösterip sol vuracaklar


herzamanki gibi

Hüseyin 17.Mayıs.2008 19:31:28

Sağ gösterip sol vuracaklar
Combad 17.Mayıs.2008 19:13:06
Aman Dikkat!
Bundan önceki 367 ve AK Partinin kapatılması dosyalarının;ı Mahkeme kararlarından önce raportör görüşünün medyaya sızması ve alınan kararların raportör görüşünün tersi olması rastlantı olamaz değil mi?Anayasa Mahkemesinin tarihi tekerrür mü edecek yine?
züleyha 17.Mayıs.2008 11:54:26
şaşrdımmm çok şaşırdımmm :)
İlk defa beni şaşırtılar.İnşallah bunun altından bişey çıkmaz.Biz yine de fazla güvenmiyelim....hayırlısı....
BANKODAKİ ADAM 17.Mayıs.2008 11:22:37

ŞİMDİ BU RAPORUN DAHA YENİ BİTİRİLMESİ AKP NİN KAPATILMA DAVASI DAHA ÖNCE RAPÖRTÖRÜN HAZIRLAMASI VE NİÇİN RED EDİLMELİ DİYE AYRI BİR DOSYA YAPILDIĞI HALDE KABUL EDİLMESİ OLAYI BENİM GÖZÜMDE SİYASİ BİR AMAÇ TAŞIDIĞI İZLENİMİ VERSEDE HUKUKSUZLUĞUN VEYA SİYASİ BİR BAĞLAMIN OLUŞMAMASI İÇİN BAŞSAVCI BU KARARI BEKLESEYDİ DEMOKRATİK BİR SÜREÇ YAŞANABİLİRDİ...BU AYNI ZAMANDA YARGI İÇİNDE OLUMLU OLACAKTI..HEM DEMOKRATİK SÜREÇTE ETKİLENMEZDİ..ANAYASA MAHKEMESİ OLUMLU VEYA OLUMSUZ BİR KARAR VERİRDİ...DEMOKRATİK SÜREÇTE ETKİLENMEZ VE BU KADAR YAYGARA KOPARILMAZDI...
penguven 17.Mayıs.2008 09:49:13
raportöör
raportöör kendi yakma arkadaş
 
DİĞER BAŞLIKLAR
Temmuz 25 ...Ve Doğu Perinçek'in maskesi düştü !
Temmuz 25 İŞTE ERGENEKON'UN ŞOK BELGESİ
Temmuz 25 İşte Başbakan'a suikast yapacak isim
Temmuz 25 YÖK başkanına ağır hakaret
Temmuz 25 İŞTE ÖRGÜTÜN YÖNETİCİLERİ
Temmuz 25 İŞTE İDDİANAMENİN METNİ
Temmuz 25 İDDİANAMEDEN ÇARPICI BAŞLIKLAR
Temmuz 25 Danıştay saldırısı Ergenekon'un eylemi
Temmuz 25 Dicle'de serinleme faciası
Temmuz 25 PAŞALAR İÇİN AYRI İDDİANAME
 

Yağmurdereli'den güzel haber var
Başbakan Erdoğan'a şok tehdit !
İşte T.Ö'yü çılgına çeviren fotoğraflar
Sezer'den akla ziyan gerekçe!
Savcıyı görevden almak isteyen kim?
Almanların Erdoğan korkusu
Ergenekoncuları tir tir titreten ihtimal
McDonald's başörtülüleri kovdu !
Yalçınkaya, İP'e niye dava açamadı?
Toptan'dan erken seçim açıklaması
Ahmet Böken
ERGENEKON NEDEN KORKUYOR?
Belki de gerçek karanlıkla savaşın en zor kısmı şimdi başlıyor...
A.Abdulkadiroğlu
SİZİ GİDİ SAHTE DEMOKRATLAR
Gizli bağlantılar deşifre oldukça bazılarının suratındaki salağa yatan gülümseme aslında ‘şapa oturduk’ diyor.
Erhan Topal
HEPSİ DE TESADÜF MÜ?
Memlekette garip şeyler oluyor.
Bülent Korucu
İTTİHATÇILIK VE ERGENEKON
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Osmanlı Devleti'ni ele geçirişinin 100. yılını anarken, Ergenekon iddianamesini tartışıyoruz.
Emre Aköz
BUNLARI KİM YETİŞTİRİYOR?
"Çünkü Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) şikâyet etti"
Hüseyin Gülerce
KARARIN AÇIKLANDIĞI DAKİKALARI DÜŞÜNDÜM...
AK Parti'nin kapatılması davasında karar, önümüzdeki beş on gün içerisinde belli olacak.
Nazlı Ilıcak
26 TEMMUZ'DA ANKARA'DA
Darbeye karşı Genç Siviller 26 Temmuz'da Ankara'da yürüyorlar. Ve Ankaralılara şöyle sesleniyorlar:
Tamer Korkmaz
BOMBALARIN KİLİDİ
İlhan Selçuk'un Cumhuriyet'i “bombalar” bahsinden sıyrılabilmek için her türlü cambazlığı denedi;
Mustafa Karaalioğlu
BAYKAL’IN SATIR ARALARINDAN...
Baykal söylediği için önemsenmedi ve dikkatlerden kaçtı ama son CHP Grup toplantısında önemli sözler sarfedildi.