Süreci doğru okuyabiliyor muyuz?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 17 2017
''Bu sürecin adına “milyonlarca insanın ruh heykelinin cebri lutfi olarak dikilmesi süreci” diyebiliriz. Belki de irademizle alamadığımız mesafeler ‘Rububiyet çekici’nin darbeleri altında külli olarak telafi ediliyor.''
İnsanın hem kendine hem de çevresine bu gözle bakması gerekir. Herkes bedelini ödeyerek kendi hayatında kader çekicinin darbelerini sorgulayabilir. Kadere taş atabilir. Bunun en hafif faturası Allah’ın sanat icra etmesine itiraz sonucu terbiye dairesinden atılmaktır. Bunun ötesinde insan, diğer insanların başına gelenleri hadiselerin dış yüzüne bakarak sorgulamaya kalkarsa işin ucu Allah’ın Rahmetini ittiham etmeye kadar gider.

“Eyvah falanlar ne olacak, eyvah filanlar… Şunların durumu… Bunlara sahipsiz! Kimsesiz bu insanlar hali ne olacak… Mahvettiniz bu insanları…” Bu yakınmalar bizi ıstırapla inletiyorsa, ıztırar duasına ve o insanlara yardıma, el uzatmaya sevk ediyorsa iyidir, güzeldir. Ama şikayetlerimiz gördüğümüz manzarayı bize Allah’ın Rububiyet tecellilerini ‘matemhane-i umumi’ şeklinde görmemize sebep oluyorsa yanılır hata ederiz.

Hz. Bediüzzaman bu çok önemli bir hususu şöyle vurgular:

“İ’lem Eyyühel-Aziz! Afaki malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâlî olamıyor. Amma bizzât vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî ve dâhilî malûmat ise, evham ve ihtimallerden temizdir. Binaenaleyh merkezden muhite, dâhilden harice bakmak lâzımdır.”

Yani Allah’ın Rububiyet’ini vicdani şuurumuzla nefsimiz açısından değerlendirebiliriz. Ama afaki olarak binlerce insanı düşünürken ‘niye niye…’ diye kaygılanırsak Allah’ın Rahmetini ittiham etmeye kalkmış oluruz, saygısızlık ederiz.

Mesela karlı ve fırtınalı bir günde pencereden bakar “Bu kuşlar ne olacak, eyvah şimdi hepsi donacak, açlıktan ölecekler diye” dertlenebilirim. Bu endişeyle balkonuma yem koyarsam doğru bir şey yaparım. Ama sanki onları sahipsiz gibi düşünürsem günaha girerim. Onların Hâlıkı o kış gününde onları aç bırakmaz. Ne güzel bir hadistir: “Eğer Allah’a hakkıyla tevekkül edebilseydiniz, sabah yuvalarından aç ayrılıp akşam evlerine tok dönen kuşlar gibi sizi rızıklandırırdı.

Bu haberler de ilginizi çekebilir