Tape tape darbe

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Pazar, Mayıs 14 2017
17 Aralık'tan 'darbe' çıkaran saray yargısının CHP'li vekil hakkında fezleke hazırlaması normal ama ana muhalefet partisinin bu içler acısı haline ne denir bilemiyorum.
Tape tape darbe!

Nasıl da toz dumandı ortalık.

Öyle suç üstü yakalanmışlardı ki avazları çıktığı kadar bağırıyorlardı.

Erdoğan meydanları, sarayın hakimleri adliyeleri, troller medyayı esir almıştı.

Hep bir ağızdan 'darbe' diye inletiyorlardı yeri göğü.

Tek bir amaçları vardı: 17 Aralık'ı kapatmak...

Peki ama nasıl olacaktı bu iş?

Öyle ya, Reza'nın başrolde olduğu asrın yolsuzluk operasyonu kapalı gişe oynuyordu.

Her sahnesi nefes kesiciydi.

Zarrab bir Muammer Güler'i, bir Zafer Çağlayan'ı, bir Egemen Bağış'ı, bir Erdoğan Bayraktar'ı önüne yatırıyordu. 

Bakan çocukları İranlı işadamının masasında mezeydi...

Dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal'le sıfırlama konuşması ise filmin en heyecanlı saynesiydi.

İlk şaşkınlık sonrası bütün savunma hattı 'Milli iradeye darbe' üstüne kuruldu:

Savcılar ve polisler hadlerini aşmış Erdoğan ve bakanları dinlemişti.

17-25 Aralık savcıları Celal Kara ve Muammer Akkaş ile operasyonu yürüten polis müdürleri Nazmi Ardıç ve Yakup Saygılı defalarca açıklama yaptı. 

AKP'li siyasilerin dinlenmediklerini 'dinlemeye takıldıklarını' söylediler.

Ama elbette onları takan olmadı.

Hem nasıl olur da dinlemeyi hemen kesmez fezlekeyi Meclis'e göndermezlerdi.

"İktidar partisinin merkezinde olduğu bir yolsuzluğu Meclis'e operasyon yapmadan bildirmek dosyayı kapatmak olur" diye izah ettiler ama...

Tapelerin ortaya saçılması da başlı başına kumpasın(!) parçasıydı.

Soruşturmasının akıbetini hepiniz biliyorsunuz Reza 'po

Bu haberler de ilginizi çekebilir