Tavşanın suyunun suyu gibi! ”Siz hiç doğuran delil gördünüz mü?”

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Salı, Ocak 13 2026
Avukat Gizay Dulkadir’in “Siz hiç doğuran delil gördünüz mü?” başlığı ile sosyal medya hesabında yaptığı analizde, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “Gizli tanıktan elde edilen dijital materyallerdeki bilgiler doğrultusunda” ifadesini sorguladı.
Tavşanın suyunun suyu gibi!  ”Siz hiç doğuran delil gördünüz mü?”

Selefi Süleyman Soylu’nun başlattığı ‘Soykırım Operasyonları’nı sürdüren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yasalarda suç teşkil etmemesine ve AİHM’in “kanunsuz suç ve ceza olmaz” hakkının ihlal edildiğine yönelik yüzlerce kararı olmasına rağmen sosyal medya hesabından nefret operasyonlarını sık sık paylaşarak övgüyle bahsediyor.

Yerlikaya son olarak bugün X hesabından yaptığı kurgulu video eşliğinde yaptığı paylaşımda, “İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Balıkesir merkezli F.TÖ’ye yönelik bu sabah eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda; aktif kamu görevlilerinin de içerisinde olduğu 81 şüpheliyi yakaladık.” ifadelerini kullandı.

Paylaşımın devamında kullanılan “Gizli tanıktan elde edilen dijital materyallerdeki bilgiler doğrultusunda” cümlesinden yola çıkan Avukat Gizay Dulkadir, Yerlikaya’nın açıklamasını irdeledi.

Velev’in aktardığına göre, Gizay Dulkadir’in “Siz hiç doğuran delil gördünüz mü?” başlığı ile sosyal medya hesabında yaptığı analiz şöyle:

SİZ HİÇ DOĞURAN DELİL GÖRDÜNÜZ MÜ?

Sayın bakanın “gizli tanıktan elde edilen dijital materyal” şeklinde tanımladığı mesele, kuvvetle muhtemeldir ki; Garson kod gizli tanıktan elde edilen micro sd kart meselesidir. Bu vesileyle bu micro sd kart yargılamalarından biraz bahsetmek isterim. Zira bu dosyaların yargı tarihine geçecek seviyede emsalsiz olduğunu düşünüyorum.

Siz hiç hayatınızda “doğuran delil” gördünüz mü? Ben artık bu micro sd kartı böyle tanımlıyorum.

Bu dijital materyalin elde edilmesinin üzerinden yıllar geçti, binlerce yargılama yapıldı. Hala çözümlemesi bitmedi. Çözümlüyorlar, biraz daha çözümlüyorlar, sonra biraz daha çözümlüyorlar… Raporlar, listeler, gözaltılar, iddianameler havada uçuşuyor, sonra yeniden çözümlüyorlar. İşte o yüzden ben bu micro sd kartın adını “doğuran delil” koydum.

Bu arada merak edip soranlar olacaktır, peşinen cevaplayayım; bu soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yer alan sayısız hakim, savcı ve Avukattan hiçbiri bu micro sd kartı görmedi. Dosyalara bu veriden çözümlenerek elde edildiği iddia edilen tutanaklar giriyor. Yüzlerce mahkeme “nerede kardeşim bu delil” demeden, bu yöndeki tüm itirazlara kulak tıkayarak, “tutanak” üzerinden yargılama yapmaya devam ediyor.

Özetle soruşturma makamları diyor ki;

“Orada bir delil var, o delil bizim delilimizdir.
Bazen doğurur, bazen yorulur ama
O delil bizim delilimizdir…”



Bu haberler de ilginizi çekebilir