Turgut Özal ve karartma

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 23 2018
''Paçavralarında; "Özal’ı son gören GATA subayı" diye bir şey uydurmuşlar. İddialarına göre; Rahmetli Turgut Özal’ın öldürülmesinde bu subay şüpheliymiş! Amerika'ya kaçmış! AA, peşine düşmüş! Allah’tan korkuları yok.''
Ali Emir Pakkan / samanyoluhaber.com

Her şeyleri yalan. Hangi birini doğrultacaksın? Takip de edemiyor insan. 

Beyinleri uyuşturdu ve kendilerine bağlı zombiler oluşturdular!  

Hitler'in yolundan gidiyorlar.

Bütün cinayetleri kapattılar.  

Turgut Özal’ın vefatındaki şüpheleri de örttüler... 

Fail ise belli! Az kaldı...

"Romayı da onlar yaktı. " diyecekler.

Paçavralarında; "Özal’ı son gören GATA subayı" diye bir şey uydurmuşlar. İddialarına göre; Rahmetli Turgut Özal’ın öldürülmesinde bu subay şüpheliymiş! Amerika'ya kaçmış! AA, peşine düşmüş!

Allah’tan korkuları yok.

Topluma saygı duymuyorlar.

Akıllarla alay ediyorlar.

Özal, GATA'ya geldiğinde çoktan vefat etmişti, bunu saklıyorlar!

Nöbetçi subay, ne yapacaktı?

Hacettepe'den cenazesi getirilen  cumhurbaşkanının başında sadece nöbet tuttu. 

Bütün yalanların amacı bir yandan hizmet hareketini karalarken diğer yandan gerçeklerin üzerini örtmek!

Hangi gerçekleri?

Alın size adım adım işlenen bir cinayetin anatomisi...

17 Nisan 1993...

Özal, kriz geçirdiğinde Köşk doktoru yanında yoktu. 

İlk müdahale yapılamadı. 

Ambulans tam donanımlı değildi. 

Üçüncü vitese geçemiyordu.

Saniyeler önemliydi. Hasta, Köşk'e en yakın hastaneye değil Hacettepe’ye götürüldü. 

Doktorlara haber verilmedi.

Otopsi yaptırılmadı.

Bu haberler de ilginizi çekebilir