Türkiye'de asıl cehennem dün başladı
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Pazartesi, Mayıs 22 2017
Cumhuriyet Gazetesi'nden Nuray Mert, ‘Devrime hazır olun’ başlıklı yazısında, Türkiye'de artık her kesin iktidar partisiyle bütünleşip, parçası olacağı ve destekçisi olmaktan başka yol bırakılmayacak bir döneme girildiğini yazdı. Mert'e göre bu dönemde artık farklı seslerin başına gelecek en hafif şey kendi ülkesinde sürgün yaşamak. Bunun dışında bir nefes alanının kalmadığı dönem dünkü AKP kongresi itibariyle başladı.
‘Devrime hazır olun’
Artık ‘iktidar yanlısı’ demeyeceğim, yeni devletin yarı resmi gazetelerinden biri diyeceğim; Star gazetesinin dünkü manşeti buydu. Cumhurbaşkanı, Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın bir üniversite açılışında gençlere hitaben yaptığı konuşmadan, daha genel mana çıkarılarak atılmış bir başlık, yani hepimize hitap ediliyor; devrime hazır olmalıyız.
Gerçi hazır olsak ne olur, olmasak ne olur, bir süredir, itirazı olanlara rağmen gerçekten de bir zamane ‘devrimi’ süreci yaşıyoruz.
Nitekim ‘devrim’ süreçleri böyledir, devrimin sahipleri bir ideale sahiptir ve bu ideal düzen, itiraza, eleştiriye, tartışmaya açık değildir, zira adı üzerine öncüleri açısından ‘ideal’ bir düzendir. Sol siyaset, ‘devrim’ tabir ve kavramına hep olumlu anlam yüklediği için, söylediklerim yadırganabilir, ancak tarih bize, ‘ideal’ olan ne olursa olsun, onun hayata geçmesi için kökten değişimi öngören süreçlerin hepsinin maliyetinin en başta, hak ve özgürlükler olduğunu gösteriyor.
Dahası, devrimler ve benzeri köklü dönüşüm süreçleri her zaman bireyleri, azınlıkları, itiraz edenleri en hafifinden yok sayar, onlara tahakkümü hedefler ve nihayet yolu üzerine çıkan herkesi ezer geçer.
AK Parti’nin iktidara gelmesinin ardından yaşanan dönüşüm süreci, başında ‘sessiz devrim’ tabir edilen ve ‘demokratikleşmeyi’ hedeflediğini iddia eden ılımlı bir değişim süreci idi, sonra değişimin hedefi de, araçları da radikalleşti, dolayısı ile topyekûn ‘devrim’ mahiyeti kazandı.
Seçimle devrim mi yapılır diyebilirsiniz, ama referandum oylaması kökten bir sistem veya rejimin dönüşümünün oylanması idi, şimdi sonuçları resmen hayata geçiyor; bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar partisinin başına geçmesi ilk ve en önemli adım oldu. 2011 seçimlerinden sonra, ‘AK Parti artık devlet partisi oldu’ diye yazmıştım, bu süreç, devlet ve partinin tam manasıyla özdeşleşmesi ile resm
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.KHK'lı Barış akademisyeni Cavidan Soykan görevine iade edildi2.Erdoğan'ı bile kıskandıran 3 kamu işçisi: Maaşları Erdoğan'ın maaşını ikiye katlıyor3.Trump’tan ‘Venezuela’ya ikinci saldırı çıkışı4.Cezaevinde Veyis Ateş ile karşılaşan Mehmet Akif Ersoy ne yaptı?5.9 eyalette kırmızı alarm verildi! Almanya'da son 15 yılın en sert kışı yaşanıyor...
6.Suriye'de sıcak saatler: SDG-YPG tahliyeyi reddetti, çatışmalar şiddetleniyor7.Yasadışı bahis baronu, 'Ersan Şen pişmanlığını' anlattı8.İran'da protestolar büyüyor: Binlerce kişi sokakta, 'Pehlevi dönecek' sloganları atıldı9.'AKP gaz'ı fos çıktı: Doğalgaz fiyatı dünyada yüzde 10, Türkiye'de yüzde 162 arttı10.ABD el koymuştu: Tanker Rus bayraklı, mürettebat Ukraynalı, kaptan Gürcistanlı!

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU
ÇOK OKUNAN HABERLER

KHK'lı Barış akademisyeni Cavidan Soykan görevine ...

Erdoğan'ı bile kıskandıran 3 kamu işçisi: Maaşları...

Trump’tan ‘Venezuela’ya ikinci saldırı çıkışı

Cezaevinde Veyis Ateş ile karşılaşan Mehmet Akif E...

9 eyalette kırmızı alarm verildi! Almanya'da son 1...


