Uludere'de acılar hala taze

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Aralık 28 2017
2011'de Uludere'de öldürülen 34 köylünün yakınları, başvurdukları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararını bekliyorlar. O gün sağ kurtulan dört kişiden biri olan Hasan Ürek, yaşadıklarını ve sonrasını anlattı.
Deutsche Welle Türkçe 2011'de Uludere'de öldürülen 34 köylünün yakınlarının bunca zaman içinde yaşadıklarını anlatan bir haber yayınladı... 


Türkiye'nin Irak sınırında bulunan Uludere ilçesine bağlı Gülyazı ve Ortasu köylerinden 40 kişi 28 Aralık 2011 tarihinde katırlarla Irak'a geçmek üzere yola çıktı. Qehniblaw (Dağınıkkaya) köyüne gidecek; mazot, sigara, çay ve gıda maddelerini katırlara yükledikten sonra geri döneceklerdi. Yola çıktıklarında insansız hava uçağı (İHA) bölge üzerinde keşif uçuşu yapıyordu. Bunu gören iki kişi vazgeçip, geri döndü. Kalanlar Irak sınırını geçti, dönüş yolundaysa F-16 savaş uçaklarıyla hava bombardımanı yapıldı. Olayda 34 kişi yaşamını yitirirken 4 kişi de yaralı kurtuldu. Kurtulanlardan biri Hasan Ürek'ti.

"Önce okul sonra kaçak"

Olay günü henüz 17 yaşında olan Hasan Ürek, bölgedeki pek çok akranı gibi küçük yaşlardan itibaren kaçağa gitmiş. Kaçağın o coğrafyada geçimi temin etmek için yapılacak tek şey olduğunu söylüyor.

"14 yaşından beri gidip geliyordum. Sabah okula öğlenden sonra kaçağa gidiyorduk. Dokuz kardeşiz, ağabeyim İstanbul'da üniversitede İngilizce okuyordu. Babam yaşlı, en büyük ikinci oğlu benim. Gitmekten başka çaremiz yok. Katırlarımızı hazırlar, toplu olarak akşama doğru 4-5 gibi gider, 7-8 gibi dönerdik. Sınırın 1,5 kilometre içinde Qehniblaw (Dağınıkkaya) denilen yere giderdik. Önceden arar siparişlerimizi verirdik. Kimi sigara, kimi çay, kimi şeker, mazot isterdi. Gittiğimizde siparişimiz hazır olurdu. Katırlara yükler, oyalanmadan hava kararınca dönerdik. Tehlikeli bir yolculuk bizimkisi, askeri var, örgüt var, mayın var, kurt, ayı, sırtlan var. Askerler bazen yakalardı bizi, yüklerimizden bir iki katır alıp bırakırlardı. Kimi zaman yüklerimizden bir bölüm mazotu döküyorlardı, sigara ve çayı yakıyorlardı. Ama çok

Bu haberler de ilginizi çekebilir