|
VE ŞEHİR, İNSANLIĞI ESİR ALDI… 
Acıyorum; kendi halkını küçük görenlere… Köyden, köylüden, Anadolu’dan utananlara.
Acıyorum hayatı şehirden seyredenlere. Ve kimliğini şehirde kaybedenlere…
Beynimiz istikametini, vicdanımız ahlakını yitirdi şehirlerde.
İnsan şehri değil, şehir insanı kuşatır oldu. Ve şehir, insanlığı esir aldı…
………………..
İçinden sevgi çalınmış sokaklarda büyüdüm. Sevgileri, köydeki topraklarına gömüp gelen insanlarla tanıştım. Sıcaklığını kalorifer peteklerinde aradım sevginin. Bilmiyordum onun köydeki kuzinenin içinde yaşadığını. Sokaklar vahşi, apartmanlar gururluydu.
Çatlamış nasırlı elleri, toprağa bağlanmış yürekleri beton yığınları arasında hissedemezdim ki. Bir mumun titrekliğini, şehrin neonlarında göremezdim. Hayatı sevdikleriyle paylaşan, elleri karla yoğrulmuş ve bir sakızda mutluluğu yakalayan çocukların duygularını hissetmem imkânsızdı.
Köyün camisinde hiç yaşamamıştım ibadet neşvesini. Kur’anın esrarını, duaların gücünü şehir camilerinde yakalayamıyordum. Ötelerin gizemini ve yalnızlığını köy mezarlıkları bütün perişanlığına rağmen daha belirgin anlatıyordu. Şehirdeki mezarlıklar bu duyguları sanki ölüyle birlikte toprağın altına hapsediyordu.
Türkünün yanık nağmelerini, her an tazelenen havasını, şehrin soğuk ve soluk şarkılarıyla yaşamaya çalıştım. Bağlamanın derdini, zurnanın çığlığını, gitarın kahkahasında duyamazdım. Köy odasındaki çayın tadını ve kokusunu, meşrubat şişelerinde arıyordum.
Köyün ıssızlığındaki korkuyu, şehrin kalabalığındaki güvene eş tutmalıydım. Sıcak tebessümleri, maskeli kahkahalarda yakalayamazdım. Makyajlı suratların suniliği, pembe yanaklı utangaç kızların güzelliğini yansıtmıyordu. Bir çiçeğin üzerindeki şebnemi, yapay bitkilerde bulamıyordum. Yağmur değmiş toprağın kokusunu almak, onun insanı dinlendiren sesini duymak asfalt döşeli caddelerde imkânsızdı.
Şehirli kelimelerle büyüdüm. ‘Biz’ yerini çoktan ‘ben’e bırakmıştı şehirlerde. ‘Biz’ olmanın tadını ve gücünü ‘ben’ olmanın zayıflığına kurban edeli çok oldu. Hayatı hayattan değil, televizyon ekranlarından öğreniyordum. Sokak köpekleri, şehre ait olmanın acısını gözlerinde taşıyorlardı. Rüzgâr, köyde çocuklardan aldığı mutluluğu kentin caddelerinde kaybediyordu. Köye çocuklar için yağan kar, şehirde rengini arıyordu.
Şehirde şahsiyetini yitirmiş duygularla büyüdüm. Kalabalıkta yaşadım yalnızlığımı...
Ben şehir çocuğuyum…
………………..
Suç şehrin mi? Kim bilir belki de şehir, insanları yaşıyor…
05.Mayıs.2008 16:45:04 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [5 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
E.CEYLAN 08.Mayıs.2008 01:49:49 |
|
|
 |
|
|
OKUMAYA DOYAMADIM
Mükemmel bir yazı.Duygularımı içimden geçenleri okudum sanki.Hep kelimelere dökmeye çalışıp, aciz kaldığım duyguları...Tebrikler
|
|
|
|
aaaaaaaaaaaa 07.Mayıs.2008 13:54:54 |
|
|
 |
|
|
çok güzel bir yazı teşşekürler
|
|
|
|
serata 07.Mayıs.2008 11:36:04 |
|
|
 |
|
|
helal..
kendimi bir an o huzur dolu köyde hissettim.yazınıza teşekkürler.kaleminize sağlık.köy deki çifçimizin,çobanımızın oylarını hiçe sayanlara okutulması gereken güzel bir yazı...tabii anlayabilirlerse...
|
|
|
|
Mehmed Akif 06.Mayıs.2008 13:03:17 |
|
|
 |
|
|
:)
harika bir yazı olmuş Hakan bey.çok hoş bir ahenk var.böyle yazılarınızın devamını bekleriz.Ama şunu söylemeliyim ki şehirde iş var aş var mutluluk şuan bunlara bağlı.
|
|
|
|
Mehmed Akif 06.Mayıs.2008 12:53:04 |
|
|
 |
|
|
harika bir yazı olmuş Hakan bey.çok hoş bir ahenk var yazınızda.Ama şunu söylemeliyim ki bu yazının bir şehir çocuğu tarafından yazılmış olduğu aşikar.çünkü yazar köy insanının yaşadığı zorluklardan bi haber.köy camileri köy insanınn sıcaklığı vs. tamamda şehirde iş var aş var.Artık mutluluk bunlara bağlı.
|
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|