EN SON HABER: (01:17) Bu işte bir ''Çapan''oğlu var...     EURO: 1,9050 - 1,9070    DOLAR: 1,4120 - 1,4140
 

NE HAKKINIZ VAR?

Ekrem Dumanlı

Türkiye'de gerçek anlamda sivil toplum henüz yok; çünkü sivil zihniyet yok.

Ancak bir gün olacak; olmak zorunda kalacak. Çünkü dünya eski dünya olmadığı gibi, devletler eski devlet, milletler de eski millet değil.

Hak kavramı değişti. Bireysel haklar, devlet haklarının önüne geçti. Bizdeki devlet geleneğine çok da ters bir durum değil bu aslında. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözü asırlar boyu kulaklarımızda çınlayan hoş bir sedadır.

Bir dönem devletler hayatın her alanına müdahale ederdi. Belki o günün şartlarında öyle gerekiyordu. Dünyadaki rüzgâr da bu fikri destekliyordu. Ancak o düşünce faşizmin devlet sistemi haline dönüşmesine neden oldu ve insanlık çok ağır bedel ödedi. İkinci Dünya Savaşı'nın kutsanmış devletleri birbirini yedi ve milyonlarca masum insan öldü. Ardından iki kutuplu dünyanın ideolojik kampları arasına sıkıştı insanlık. O efsanenin de yıkılmasıyla hak arayışları ve o taleplerin özündeki dinamizm bireye odaklandı. Aslında en insanî olan da budur. Bir sisteme, o sistemin kendi içinde ürettiği otoriteye kul köle olmaktansa; fertlerin haklarına hizmeti esas alan ve birey özgürlüklerinden güç alan devlet yapısının kurulması daha mantıkî, daha vicdanîdir.

Sivil toplumun öneminin artması, insan haklarının, tek tek ve örgütlenmeler yoluyla daha güçlü savunulabilmesini sağladı. Ne var ki Türkiye, yakasını ufunetli dönemlerin telkinlerinden kurtaramıyor. Daha açık söylemek gerekirse, bu ülkenin insanı hâlâ hak aramasını -ister şahısları adına, isterse mensup oldukları sivil toplum örgütleri adına- bilmiyorlar; bilemiyorlar. Belki de Türkiye'nin en önemli meselesi budur!

Aslında birbirine zıt iki tarz göze batıyor: Biri fazlaca cesur, fütursuz, hatta pervasız; kimi zaman da küstah sayılabilecek bir yaklaşım ve bunu genellikle kendini "sol, Kemalist, laikçi" gibi sıfatlarla tanımlayanlar sergiliyor. Elde ettikleri makamlarda kendilerine tanınan yetki sınırlarını aşabiliyorlar, "öteki" olarak yaftaladıkları insanlara kaba saba davranmayı kendilerinin tabii hakkı gibi görebiliyorlar. Diğer yaklaşım ise ürkek, ezik, yenik, hatta pısırık bir görüntü veriyor çoğu zaman. Değil yetki sınırlarını aşmak, kendisine tanınan hakların bile müdafaasını yapamayan bu kitle, genellikle "sağcı, milliyetçi-muhafazakâr" olarak tanınıyor. Ülke sevdalarına söylenecek bir söz yok maşallah; ancak çoğu kez oturdukları koltuğun hakkını vermekten kaçındıkları bir gerçek. Acı örneklerini saymaya gerek bile görmüyorum.

İşin doğrusu iki tür hak arayışı ve kullanımı da yanlış. Ne kendini rejimin aslî sahibi ilan eden insanların hoyratlığı kabul edilebilir bir tutumdur demokratik sistemlerde; ne de kendine lütfen ve tenezzülen vazife verildiğini düşünen kişilerin korkaklığı. Önemli olan, insanların hangi düşünceye sahip oldukları, hangi yaşama biçimini tercih ettikleri, hangi sosyal tabakadan geldikleri vs. değil! İnsanların kimlikleri hiç kimseyi, tabii ki devlet denen milletin organize olmuş yapısını da ilgilendirmez. Çünkü devletin varlık nedeni asayişi sağlamak, adaleti temin etmek ve dış tehditlere karşı ülkeyi korumaktır. Devletler vergi toplar; ta ki insanlara daha rahat yaşama imkânı sunabilsin. İnsanların hayatlarını kolaylaştırmak ve daha güvenli hale getirmek için kurduğu sistemin, insanları -fikir ve düşüncelerinden dolayı- esir alması düşünülemez...


Yüreğiniz yetiyorsa...

İnsanlar kendi tercihlerinde hürdür ve o temel özgürlük içinde yönetime katılma hakkına sahiptir. İnce çizgiye dikkat: İnsanların sosyal ya da siyasî bir gruba mensup olması ayrıdır; grupçuluk yapıp başkasının hakkını ihlâl etmesi ayrıdır. Mesela bir insanın bir mezhebe mensup olmasında problem yoktur; ancak o insanın devlet görevi yaparken mezhepçilik yapması eşitlik ve adalet mekanizmasını sekteye uğratır. Bir partiye üye olmakla, particilik yapıp insanlara zarar vermek de böyledir...

Demem o ki, insanlar belli bir yaştan sonra dilediği tercihi yapar ve o tercih doğrultusunda çeşitli derneklere, kulüplere, sendikalara vs. üye olur. Yeter ki kanunlar çerçevesinde kalsın ve başkasının hakkına tecavüz etmesin. Yasal sınırlar içinde kaldığı sürece her ferdin cesur olması, hakkını araması, başkaları karşısında düştüğü "sünepe" pozisyonundan bir an önce kurtulması gerekir.



Güncel bir örnek diye naklediyorum: Medyanın bir bölümü günlerdir "İsmailağa cemaati" diye isimlendirdiği insanların üzerine üzerine gidiyor. O insanların giyim-kuşamlarını, hayat tercihlerini; hatta onların elinde olmayan ve mahallî yönetimin tercih ettiği sokak isimlerini yazıştırıp/çiziştirip duruyor. Bu, tipik bir hak ihlâlidir ve dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde bu kadar pervasızlığa müsaade edilemez. Elindeki fotoğraf makinesini bazuka gibi kullanan arkadaşlardan bir ricam var: Yüreğiniz yetiyorsa New York'un göbeğine gidin ve aynı tacizci tavrı orada da gösterin. Mesela Brooklyn'e gidin. Göreceksiniz ki bütün bakkallar, marketler, sokaklar Yahudi mahallesinin temel geleneklerine göre şekillenmiş. Sizin "kurtarılmış bölge" gibi sunduğunuz İsmailağa'dan on misli daha dindar bir şehir bulacaksınız. Yahudi takkelerini takmış, fötr şapkalarını giymiş, Tevratlarını ellerine alıp, örtülü eşleri ve kippalı çocuklarıyla gezen insanları aynen İstanbul ağzıyla haber yapın da göreyim. Mümkün değil. Çünkü hakkın yok böyle bir şeye. Dünyanın pek çok yerinde onlarca Brooklyn var; çünkü kişilere, onların inançlarına, yaşam biçimlerine saygı var ve tabii bir de hak sahibinin hak arama gücü ve cesareti var.

Türk hukuk sistemine iki büyük suç kavramının acilen ve fiilen taşınması gerekiyor: 1- Discrimination (ayrımcılık/din, dil, ırk, cinsiyet vs. ayrımcılığı) 2- Hate crime (nefret suçu). Bu ülkede onlarca yıldır sağ partiler ve onların teknokrat/bürokratları görev yapıyor ve maalesef onların ürkek ceylan tavırlarından dolayı bu iki kavram hukukun içine taşınamıyor. Açık söylüyorum: "Bugün Türkiye'de yazılan haber ve yorumlar insan haklarının garanti altına alındığı bir ülkenin diline tercüme edilsin; bizdeki gazetelerin çoğu bir hafta yayın ya-pa-maz." Ayrımcılık ve nefret suçundan ağır cezalar alırlar...

Son sözüm: Herkes (ister devlet kurumlarında çalışsın, isterse özel şirketlerde) kanunların kendisine tanıdığı hakkı öğrensin ve özgür bir birey olmanın cesaretiyle haklarını sonuna kadar arasın. Başka türlü sivil toplumdan söz edilemez. Bu ülke bir zümrenin ya da bir ideolojinin insanlar üzerine sulta kurduğu bir devlet sistemiyle değil, çoğulcu ve katılımcı demokrasinin özgürlükler yoluyla yönetime katıldığı cumhuriyetle yönetiliyor. Bu kuralın bozulmasının sebebini haddini aşan zümreler kadar, hakkını yeterince talep edemeyen kitlelerde de aramak gerekiyor.



New York'un Brooklyn kesiminde çok sayıda Yahudi yaşamakta. Kendi inanç ve geleneklerine uygun bir yaşam süren Yahudiler, Amerikan toplumu ve medyası tarafından yadırganmıyor.




08.Mayıs.2008 07:51:17
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
08.Mayıs.2008 20:37:44


yola devam

Alparslan TÜRKOĞLU 08.Mayıs.2008 09:52:53

SİVİL DEMOKRATİK ZİHNİYET
Günümüz çağının gereği olarak Devletler ve uluslar yönetim ve yaşam tarzı olarak sivil demokratik zihniyetli Devletler ve Uluslar sistemine geçmesi şarttır.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 08 İSTİFA ETMESİNİ BİLMEK
Ekim 07 ASIL TUZAK BUDUR
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


Bu kadarına da pes yani - İZLE
Sergen Yalçın'ın yeni görevi belli oldu
439 hakim ve savcının görev yeri değişti
Altın Portakal'da ilk ödüller sahiplerini buldu
Bu işte bir ''Çapan''oğlu var
Hükümet'ten ilk GOLF mesajı
Sonunda icat edildi !
PKK'ya bir darbe daha
CHP'lilerin Vali'ye ilginç SU tuzağı
En sert tepkiyi CHP'li vekil verdi
Ahmet Böken
HAİN TERÖRÜN YAPMAK İSTEDİĞİ
Dağlıca’ya, Güngören’e, Aktütün’e saldırıp, canlarımızı alan hain terör diyor ki;
Nadir Kılıç
2000’İN ÜZERİNDEN 8 YIL GEÇTİ
Diyarbakır’daki saldırının ardından kimse polisin neden bu kadar açık hedef olduğunu sormadı.
A.Abdulkadiroğlu
SİZİN HİÇ KÖYÜNÜZ BASILDI MI ?
Şu Televoleleri hatırladınız mı ? İşte o zamanlar OHAL vardı.
Remzi Ketenci
BUNDAN SONRASI SİZE EMANET...
Devlet bütün kurumları ile hain saldırının kodlarını çözmeye çalışıyor. Belki çözülüp çözülmediğini bir çoğumuz öğrenemeyeceğiz.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
PKK'NIN ANA GIDASI…
Kürt meselesi terörle alev aldı. Sorun ve sıkışıklık ortada…
bulent-korucu
Bülent Korucu
DTP'Yİ KAPATIN GİTSİN!
Ey Anayasa Mahkemesi üyeleri, aslında size acımıyor değilim.
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
GOLF, GENELKURMAY'I YIPRATIR MI?
Türkiye'de çok önemli bir ilk yaşanıyor. İlk defa Silahlı Kuvvetler, medyanın tamamı tarafından eleştiriliyor.
mehmet-altan
Mehmet Altan
SAĞIR SULTAN MI?
Hürriyet Gazetesi’nin 16. sayfasındaki ‘Namazda ateş’ bölümünde yazanı beraberce okuyalım:
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
KRONİK KRİZ OLUR MU?
Krizlerimizi kronik hastalık gibi sürekli hale getirmeyelim
samil-tayyar
Şamil Tayyar
EVET PAŞAM GİTMELİYDİNİZ
Önce bu bilgileri özetle hatırlayalım.
umur-talu
Umur Talu
TERSİNDEN SORULAR
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, sivil uzmanları da toplayıp şu soruların cevabını hakikaten arıyorsa...
hasan-cemal
Hasan Cemal
SAYIN BAŞBAKAN, KANLI TUZAĞIN ARDINDAKİ MANTIĞA TESLİM OLACAK MISINIZ?
Diyarbakır'da güpegündüz yeni bir terör eylemi: