EN SON HABER: (00:39) Kandırılan çocuklardan şok iti...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

O YEMEKTE NE KONUŞULMADI

Mustafa Karaalioğlu

Başbakan’ın şeref konuğu olduğu Cumartesi akşamı toplantısından hiç bahsetmeyecektim.

Çünkü daha en başında davet sahibi hepimize yemeğin off the-record olduğunu hatırlatmıştı. Diğer benzerlerinde olduğu gibi o yemekte de konuşulanların yazılmaması gayet doğaldı.

Davetliler arasında Başbakan’ın bulunması da gerekmez... Biz gazeteciler yazılmamak kaydıyla davet edildiğimiz birçok toplantıya katılırız, söz verdiğimiz gibi de konuşulanları yazmayız. Yazılmamak kaydıyla kabul edilen bir davette konuşulanları yazmak ayıptır, mesleki ahlaksızlıktır. Katılmadığı 5 saatlik bir yemeğin içinde bölük pörçük duyduklarını ‘ifşaat’ gibi yazmak nedir, varın siz düşünün...

Yemekle ilgili olarak yazılanlar, konuşulanlar hem meslek etiği açısından hem de Türkiye’nin son döneminde yaşanan olayların kamuoyuna yansıyışının nasıl bir kurgunun ve zihin yapısının eseri olduğunu anlamak açısından ürkütücüdür. Başbakan’ın sözlerinin bile dramatik biçimde çarpıtıldığı bir sistemde, medyaya yakalanan sıradan insanların nasıl bir çaresizlikle karşı karşıya olduklarını bir kez daha hissettirecek kadar...

Yine de ne konuşulduğunu yazacak değilim. Ama, o akşam konuşulduğu iddia edilen ve orada bulunan herkesi ilzam eden sözlere bir çift laf etmek gerekiyor.

Her şeyi konuştuk... Sadece gazeteci davetliler değil, diğer konuklar da; hepimiz Başbakan Erdoğan’a akıllarındaki her şeyi sorduk. Kapatma davasına yönelik stratejiyi, anayasa değişikliği meselesini, AB’yi, 1 Mayıs’ı ve Sabah-atv satışını...

İtiraf edeyim, o akşamki sohbet Başbakan’la bugüne kadar yapılanların belki de en sorgulayıcılarından birisiydi. Erdoğan’ın görüşlerine katılmadığını keskin ifadelerle dile getirenler de oldu. Aldığı cevaptan tatmin olmadığını söyleyenler de. Yani, kimse kimseye çanak tutmadı.

Kıyaslayacak olursak... Köşelerinde o toplantıdan sızdırdıkları yanlış bilgilerle ‘araştırmacı gazetecilik’ gösterisine girişilenlerle beraber de Başbakan’la çok söyleşi yaptım. O söyleşilerde Erdoğan’a söyledikleri sempati cümlelerini bilen birisi olarak söyleyeyim, Cumartesi akşamı kimse Başbakan’a güzelleme yapmadı. Herkes, konuşmanın seyrine göre genelde köşelerinde yazdıkları fikirleri Başbakan’a aktardı. Erdoğan da konuları kendi açısından cevapladı.

Toplantıyla ilgili yayınlanan haberleri okuyunca başka bir yemekte olduğumu zannettim. Bazıları hiç konuşulmadı, bazıları da başı ve sonu alınmamış sadece ortası yazılan, yani bağlamından koparılan cümleler. O cümleler de konuşmada kastedilen anlamla uzaktan yakından ilgisizdir.

Bunların başında da Sabah-atv satışıyla ilgili olduğu iddia edilen ve Başbakan’ın ‘Satışa müdahale etseydim daha ucuza sattırırdım’ cümlesi vardır. Böyle bir cümle sarfedilmedi. Aksine Erdoğan, Başbakan olarak kendisinin devletin ne kadar çok kazanacağına, devlet kasasına ne kadar para gireceğine baktığını söyledi. İhaleye müdahale edildiğine dair söylentilere de en keskin ifadelerle tepki gösterdi. Bu kadar açık...

Medya artık tehlikeli bir silah haline gelmiştir. AK Parti hakkındaki kapatma davasının iddianamesinde delil olarak dosyaya konulan malzemelerin tamamının gazete haberi olduğu dikkate alınırsa bu silahın ne denli öldürücü olduğu daha iyi anlaşılır. Üstelik de o haberlerin yarıya yakınının ertesi gün tekzip edildiği ortadayken...

Başbakan’la yemeğin medyaya yansıma biçimi, yöntemi ve hatta adını koyalım ‘amacı’ yeni dosyalara malzeme hazırlamaktır. O toplantıya çağrılmamasını sorun eden bir gazetecinin köşesinde yazdıklarına nasıl itimat edilebilir? ‘Yemeğe direkt katılmayan bir kişi’den alınan bilgiyle yapılan araştırmacı gazeteciliğin tek maksadı olabilir; iddianın doğru olup olmadığı önemli değil kayda geçsin yeter.

Yemeğe direkt katılmayanlardan bile beslenebilen bir medyadan söz ediyoruz. Başka söze gerek var mı?


08.Mayıs.2008 08:20:59
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
mahir 08.Mayıs.2008 22:54:39

devam et bakalım
devam et bakalım her dönemin insancıkları sizi...hesaplar döner nasılsa bir gün..

süleyman karul 08.Mayıs.2008 13:41:14

Gerçekten Yok
gerçekten başka söze gerek yok mustafa Karalioğlu

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 ERDOĞAN'IN EN ÖNEMLİ SEÇİM VAADİ
Ekim 19 151 OY NEYİ HATIRLATIYOR
Eylül 30 SÖYLEYECEK SÖZLERİ YOK MU?
Eylül 25 CEVAP BÜTÜN SORULARA LAZIM
Eylül 09 AVUKATI YANLIŞ BİR DAVA
Eylül 06 SAHA FUTBOLA VE BARIŞA MÜSAİT
Eylül 03 GÜL GİTMELİ... SEZER, DEMİREL, ÖZAL DA GİTMELİYDİ
Eylül 02 AVUKATIN ÇIKMAZI
Ağustos 04 MERAL AKŞENER’DEN ÖZRÜMDÜR
Ağustos 02 MAKUL ÇOĞUNLUK GEREKÇEYİ BEKLİYOR
Temmuz 25 BAYKAL’IN SATIR ARALARINDAN...
Temmuz 17 SULANDIRSAN SULANMAZ
Haziran 08 GEREKÇE
Haziran 06 SÖZ BİTTİ, SÖZLEŞME BOZULDU
Haziran 04 YANDAŞ MEDYA’NIN HAYSİYET SINAVI
Haziran 01 SADECE BAYKAL DEĞİL MEDYADAKİ DOSTLARI DA...
Mayıs 25 YARGITAY BAŞKANININ KÖŞK'TE NE İŞİ OLABİLİR?
Mayıs 08 O YEMEKTE NE KONUŞULMADI
Nisan 13 'AB ŞİMDİ'NİN İKİ FAYDASI
Şubat 10 YASAKSIZ YENİ BİR DÖNEM
Ocak 21 GERİLİM,VEHİM VE MHP'NİN TEKLİFİ
Ocak 10 ALTINI ÇİZELİM
Kasım 24 KRİTİK OPERASYON SORULARI
 
Dünya piyasalarına şok!
Sağlık istismarları son bulacak
Kandırılan çocukların bomba itirafı
AK Parti'de sürpriz istifa !
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Stadyum sunucusundan bomba
Sır perdesi aralandı
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.