EN SON HABER: (00:30) Altın Portakal'da ilk ödüller ...     EURO: 1,9050 - 1,9070    DOLAR: 1,4120 - 1,4140
 

AZINLIKTA KALAN YARGIÇLAR

Sami Selçuk

Partileri kapatma davalarında uygulanacak usul hükümleri, Ceza Yargılama Yasasının (CYY) hükümleridir.


Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının AK Partiye karşı açtığı kapatma davasına ilişkin iddianamenin kabulüne karar verdiği gün, en büyük kentimizin ve dünyanın ikinci büyük barosunun eski başkanlarından biri şöyle demişti: ‘AYM Başkanı ve üç üye, davanın özüne girilmeden, taraflar dinlenmeden, Cumhurbaşkanı için siyaset yasağı istenemeyeceği yolunda görüş bildirmiştir. Artık sonraki yargılama aşamalarına ve görüşmelere katılamazlar’.

Konuyu incelemeden görüş açıklamanın ve hüküm kurmanın çarpıcı bir örneğiydi, bu. Ama şaşırtıcı değildi. Çünkü, araştırma disiplinine alışmamış toplumlarda, bilgisinden kuşkulanmayanlar ya da ayaküstü bilgi kırıntılarıyla yetinenler her zaman çoğunluktadırlar.

Bunu kişisel deneyimimden biliyorum. Zira meslek yaşamımda hukuktan anlayanlar, benden akıl sordular; anlamayanlar, sürgit bana akıl verdiler.

Örnek, yanıltıcıydı da.

Partileri kapatma davalarında uygulanacak usul hükümleri, Ceza Yargılama Yasasının (CYY) hükümleridir.

İster AYM, Yargıtay, Danıştay, ister herhangi bir mahkeme olsun, her yargı organı, önüne gelen bir davada, ilkin ‘kabul edilebilirlik sorunu’nu incelemek ve çözmek zorundadır. ‘Kabul edilmezlik kararı’ verilirse, mahkeme o davadan elini çeker. Artık davaya bakamaz.

‘Kabul kararı’ verilirse, yargılama sürecek, işin özüne / esasına girilecek demektir.

Öze / esasa giren bir yargı organının sırasıyla çözmesi gereken olası üç temel sorun vardır:.

Birinci sorun, olay(lar)ın / eylem(ler)in kanıtlanıp kanıtlanmadığıdır (eski deyişle sübut). Kanıtlanmadığı sonucuna varılırsa yargılama yine sona erer. Kanıtlandığı sonucuna ulaşılırsa ikinci soruna geçilir.

İkinci sorun, kanıtlanan olay(lar)a / eylem(ler)e konulacak hukuksal tanıdır, yani bunların hukukta nasıl adlandırıldıklarıdır. Eğer, olay(lar) / eylem(ler) yazılı hukuk kalıplarından hiçbirine girmiyorlarsa, hukuk bunları gözetmeye değer bulmamış demektir; yargılama burada biter. Tersine bunlar, hukuksal kalıplardan birine giriyorlarsa, adları, yani hukuksal tanı konur. Sözgelimi, eylemin adı, insan öldürmeye kalkışmadır, işkencedir, dolandırıcılıktır; olayın adı, boşanma, kısıtlılık ya da bir partiyi kapatma nedenidir gibi. Sonra da üçüncü soruna geçilir.

Üçüncü sorun, konulan tanıya göre belirlenecek yaptırımdır. Sözgelimi, hapis cezasına, boşanmaya, kısıtlılığa, kapatmaya karar verilir.

Ancak, hukuk derindir. Bu üç sorunun kendi içlerinde daima alt-sorunlar olur, olacaktır da: Haksız kışkırtma, yaş, hukuka uygunluk nedeni, ayırt etme gücü vb. gibi.

Sonucu etkileyen her şey, hukukta mahkemece çözülmesi gereken bir sorundur.

Bu sorunları çözmek için yargıçlar, gizli oturumda görüşme ve tartışma yaparlarken aşağıdaki çağcıl ilkelere uymak zorundadırlar:

1-Mahkemenin yasaya göre oluşması ilkesi: Yasaya göre mahkeme kaç yargıçtan oluşuyorsa o sayıda yargıç, görüşmeye katılacak ve bütün sorunlar tamamının katılımlarıyla / oylarıyla çözülecektir (Eski [E] CYY, m. 381, 308, Yeni [Y)] CYY, m. 227, 289, Hukuk Yargılama Yasası [HYY], m. 384).

2-Doğrudanlık, yoğunluk, kesintisizlik ilkeleri: Görüşmelere ve karara sadece duruşmada bulunan yargıçlar katılabilirler. Yargılamanın uzun sürme olasılığı var ise duruşmada yedek yargıç bulundurulur (ECYY, m. 381).

3-Saptama ilkesi: Çözülecek sorunların neler olduklarını ve sıralarını toplu yargılamada görüşmeyi yöneten mahkeme başkanı belirler (ECYY, m. 383, YCYY, m. 228, HYY, m. 385).

4-Türdeşlik ilkesi: Oylama ancak türdeş sorunlar arasında yapılabilir. Matematik ve mantıkta türdeş olmayan nesneler nasıl bağımsızlıklarını korurlar ve toplanamazlarsa, hukukta da ortak paydası olmayan sorunlar toplanamayacakları için birlikte oylanamazlar (ECYY, m. 384, 385, YCYY, m. 229, HYY, m. 385). Özetle toplanamayan armutlarla elmalar, kanıtlamaya ilişkin sorunlar ile hukuksal tanıya ya da hukuksal tanı ile yaptırıma ilişkin sorunlar birlikte oylanamazlar.

5-Sıralama ilkesi: Sorunlar sırayla oylanır (ECYY, m. 383-385, YCYY, m. 229, HYY, m. 385). Kanıtlamaya ilişkin sorunlardan önce hukuksal tanıya, hukuksal tanıdan önce yaptırıma ilişkin sorunlar çözülemezler.

6-Çoğunluk ilkesi: Her sorun, yargılamaya katılan bütün yargıçların çoğunluk oylarıyla çözülür (ECYY, m. 385, YCYY, m. 229, HYY, m. 386).

7-Her sorununun oylamasına katılma zorunluluğu ilkesi: Her yargıç, her sorunda görüşünü oyuyla açıklamak zorundadır. Hiçbir yargıç, bir önceki oylamada azınlıkta kaldığını ileri sürerek sonraki oylamaya katılmaktan asla kaçınamaz (ECYY, m. 384, YCYY, m. 229, HYY, m. 385). Çünkü kaçınırsa;

a- O yargıç, yargılama yetkisini kullanmamış ve suç işlemiş olur.

b- Her oylamada eksilen yargıçlar nedeniyle mahkeme, yasaya göre eksik sayıda yargıçla toplanmış ve sorunu yasaya aykırı oluşumla çözmüş olur (ECYY, m. 381, 308, YCYY, m. 227, 289).

8-Çözülen bir sorun, daha sonrakilerin görüşülmesini gereksiz kılarsa, görüşme o noktada biter (HYY, m. 385).

Yargılama yasalarında çoğul kullanılan ‘sorun’ (mes’ele, Frage, question, questione) sözcüğü, sanıldığı gibi, yalnızca önsorun değil, bütün sorunları anlatır ve kapsar.

Bu kurallara uyulmadan verilen her karar, geçersizdir; yaptırımı da, mutlak butlandır (hiç) ve bu yüzden o kararın alınyazısı kesin bozmadır.

Sonuç: AYM’nin bütün üyeleri, kabul edilebilirlik dáhil, yargılamanın her aşamasına, görüşmeye, her sorunun oylamasına katılmak zorundadırlar.

Aksi takdirde 2409 yıl önce Sokrates’i yargılayan 502 yargıcın gerisine düşülmüş olur.

O dönemdeki sade yargılamaya göre, Sokrates’in suçunun kanıtladığına / sübuta ilişkin sorun, 221’e karşılık 281 oy toplamıştır.

‘Ölüm cezası mı verilmeli sorunu’na gelince, ilk oylamadaki yargıçlardan otuzu, oylamadan kaçınmak şöyle dursun, özellikle yukarıdaki yedinci ilkeye uymuşlar; ‘Madem ki, Sokrates suçludur, dendi, ‘öyleyse cezası ölümdür’ diyerek oy kullanmışlar; hukuk tarihine önemli bir ilke kazandırmışlardır.

Sonuçta Sokrates, 191’e karşılık 311 oyla ölüm cezasına hüküm giymiştir.

Geliniz, hepimiz bilgimizden kuşkulanarak, kendimize Sokratik sorular sorarak sorunlara yaklaşalım.

Unutmayalım ki, her alanda olduğu gibi, hukukta da bilgimizden kuşkulanmamak ve Sokratik sorgulama yapmamak, başımıza büyük dertler açar, bizi mahcup eder.



13.Mayıs.2008 08:51:02
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
metin 13.Mayıs.2008 17:04:10

ah hocam ah
sizi kim dinliyorki boşuna yoruluyorsunuz.peki bu yanlışı yapanları kim yargılayacak?tabi burada at oynatan isteğini sorgusuz sualsiz yapanların hesap vereceği bir yer var ama kim onun şuurunda!bizimkilere bu laflar işlemez.ağzınızı yormasanız..

yasin 13.Mayıs.2008 16:03:40

Ali Cengiz oyunu !
Sayın Sami SELÇUK Bey çok güzel bir açıklamada bulunmuş işin özünü açıklamıştır.Sonuçta hukuk ta matematiksel toplamların sonucudur.Ayağını denk al... eşeğini sağlam yere bağla ki için rahat etsin !
Tamam ortada suç yok ama ,anayasayı değiştirme gücü ve milletin yetkisi meclistedir !
Mesela ; asker işini yapmazsa; terör dağdan şehirlere girer ve milletin kanını daha çok emer,polis işini yapmazsa; ortalık mafya ve/ veya haydutlardan geçilmez , mahkeme işini yapmazsa; masum insanlar haklarını koruyamaz, savunamaz,meclis işini yapmazsa; millet özgürlüğünü yaşayamaz,devlet bekasını sürdüremez... gibi örnekler çoğaltılabilir.!!!
Sürü emanet edilen çobanın kurt saldırınca ben birşey yapmadım ki , hem koyunlar da kurtlara saldırmadı ! Neden gelip sürüye dalsınlarki gibi düşünmenin kimseye faydası yok.Elindeki silahla kurtları dağıtacaksın yoksa sürüde gider çoban da kaybolur...

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 AZINLIKTA KALAN YARGIÇLAR
Aralık 31 VOLTAİRE’LER HÁLÁ AZINLIKTA
 


Bu kadarına da pes yani - İZLE
Sergen Yalçın'ın yeni görevi belli oldu
439 hakim ve savcının görev yeri değişti
Altın Portakal'da ilk ödüller sahiplerini buldu
Galatasaray'da ŞOK GELİŞME
Hükümet'ten ilk GOLF mesajı
Sonunda icat edildi !
PKK'ya bir darbe daha
CHP'lilerin Vali'ye ilginç SU tuzağı
En sert tepkiyi CHP'li vekil verdi
Ahmet Böken
HAİN TERÖRÜN YAPMAK İSTEDİĞİ
Dağlıca’ya, Güngören’e, Aktütün’e saldırıp, canlarımızı alan hain terör diyor ki;
Nadir Kılıç
2000’İN ÜZERİNDEN 8 YIL GEÇTİ
Diyarbakır’daki saldırının ardından kimse polisin neden bu kadar açık hedef olduğunu sormadı.
A.Abdulkadiroğlu
SİZİN HİÇ KÖYÜNÜZ BASILDI MI ?
Şu Televoleleri hatırladınız mı ? İşte o zamanlar OHAL vardı.
Remzi Ketenci
BUNDAN SONRASI SİZE EMANET...
Devlet bütün kurumları ile hain saldırının kodlarını çözmeye çalışıyor. Belki çözülüp çözülmediğini bir çoğumuz öğrenemeyeceğiz.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
PKK'NIN ANA GIDASI…
Kürt meselesi terörle alev aldı. Sorun ve sıkışıklık ortada…
bulent-korucu
Bülent Korucu
DTP'Yİ KAPATIN GİTSİN!
Ey Anayasa Mahkemesi üyeleri, aslında size acımıyor değilim.
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
GOLF, GENELKURMAY'I YIPRATIR MI?
Türkiye'de çok önemli bir ilk yaşanıyor. İlk defa Silahlı Kuvvetler, medyanın tamamı tarafından eleştiriliyor.
mehmet-altan
Mehmet Altan
SAĞIR SULTAN MI?
Hürriyet Gazetesi’nin 16. sayfasındaki ‘Namazda ateş’ bölümünde yazanı beraberce okuyalım:
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
KRONİK KRİZ OLUR MU?
Krizlerimizi kronik hastalık gibi sürekli hale getirmeyelim
samil-tayyar
Şamil Tayyar
EVET PAŞAM GİTMELİYDİNİZ
Önce bu bilgileri özetle hatırlayalım.
umur-talu
Umur Talu
TERSİNDEN SORULAR
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, sivil uzmanları da toplayıp şu soruların cevabını hakikaten arıyorsa...
hasan-cemal
Hasan Cemal
SAYIN BAŞBAKAN, KANLI TUZAĞIN ARDINDAKİ MANTIĞA TESLİM OLACAK MISINIZ?
Diyarbakır'da güpegündüz yeni bir terör eylemi: