EN SON HABER: (00:39) Kandırılan çocuklardan şok iti...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

DEMOKRASİ KURMAK

İsmet Berkan

Demokrasimizi işletmekle ilgili çok ciddi sorunlara sahip olduğumuz ortada.


Biz gözlerimizi kapatsak da, kafamızı kuma gömsek de, öyle bir şey yokmuş gibi davransak da, demokrasimizi işletmekle ilgili çok ciddi sorunlara sahip olduğumuz ortada. Bununla yüzleşmekten de kaçamayız.
Hayır hayır, sadece Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılan kapatma davası nedeniyle bunları söylüyor değilim ama açıkçası AKP hakkında açılan dava demokrasimizde yaşadığımız sorunların ertelenemezliğini gözterdi bize.
Bu davanın kimseye bir şey kazandıramayacağı, hatta pratikte hiçbir sonucunun olmayacağı ortada. Diyelim ki AKP kapatıldı. AKP’ye oy veren yüzde 47 orada durduğu sürece hiçbir şey değişmez. Diyelim ki o yüzde 47’de bir erime oldu. Yine durum değişmez, bir sonraki seçimde AKP veya yerine kurulan parti geri gelir.
Sorun, Türkiye’de AKP’yi kapatmakla çözülebilecek basitlikte olsaydı, işimiz zaten çok kolay olurdu. Sorun çok daha karmaşık ve işin özünde de demokrasiyi kurum ve kurallarıyla oturtmak yatıyor.
Tepki çekeceğimi bile bile yazıyorum: Ne laiklik ne de demokrasi ‘ne pahasına’ denerek korunabilir. Gerçek çözüm, aynı anda hem laikliği hem de demokrasiyi koruma altına alabilecek güvenceler düzenini yaratmakla mümkündür. Ve o güvenceler sisteminin merkezinde de, ne asker ne de yargı vardı, güvenceyi sağlayan, rejimi garanti altına alan şey o ülkenin halkından başkası değildir.
Beğenelim beğenmeyelim, mesele bizim laikliği ve demokrasiyi nasıl tanımladığımızla ilgili. Bir taraf laikliği dine ait bütün referansların ve sembollerin görünmez olması, diğer taraf da demokrasiyi basit çoğunluğun isteklerinin sorgusuz sualsiz yerine getirilmesi olarak gördüğü müddetçe bir adım bile ileri gidemeyiz.
Bir yandan laiklikle ilgili kırmızı çizgileri çok daha akıllıca, çok daha iyi düşünerek çizeceğiz ve laiklik üzerinden siyaset yapılmasına izin verecek, laik yaşam tarzını benimsemiş olanların kendi yaşam alanlarını siyaset yoluyla korumalarına fırsat vereceğiz. Bir yandan da, demokratik meşruiyetle hukuk devletini çok daha kuvvetli biçimde ilişkilendirecek, yersiz ‘yargıçlar devleti’ suçlamalarına meydan vermeyecek bir sistem yaratmalıyız.
Bir yandan demokrasinin kendi içinden güçlü ve istikrarlı bir yönetim erki çıkarmasını sağlamalı, bir yandan da yasama ile yargının bu yönetim erkini günbegün denetlemelesini, bu yolla çağdaş fren ve denge mekanizmaları yaratmasını sağlamalıyız.
Yargı erkimizi hem ona demokratik meşruiyet ve denetim sağlayarak güçlendirmeli hem de deyim yerindeyse bir ölçüde zayıflatmalıyız. ‘Zayıflatmalıyız’ önermesini açmam gerek: Mesela savcılık makamını mutlaka ve mutlaka yargıçlıktan ayırmalı, hatta tercihen il savcılarını seçimle belirleyip onlara ‘Cumhuriyet Savcısı’ yerine ‘Halk Avukatı’ demeye başlamalıyız. Yargıtay ve Danıştay gibi üst yargı organlarının savcılarını da Meclis’in belirlediği adaylar arasından Cumhurbaşkanı seçmeli. Yargıçlık mesleğindekilerin Adalet Bakanlığı’nda veya başka bir yürütme biriminde yöneticilik yapmasına kesinlikle son vermeli, Hâkimler Yüksek Kurulu’nun üye sayısını artırmalı, yargıçların denetimini yapan teftiş heyetini de bu kurula bağlamalıyız.
Demokrasimizin temsil ediciliğini sağlamak için seçim sistemimizle ve partilerimizin aday belirleme süreçleriyle mutlaka oynamalıyız. Özellikle aday belirleme süreçlerinin demokrasinin temel ilkelerine aykırı olmamasını sağlamalıyız.
Kısacası demokrasimizi sil baştan ama tecrübelerimizin ışığında yeniden kurmalıyız.


13.Mayıs.2008 09:16:38
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 27 SUSURLUK'TAN ERGENEKON'A
Kasım 07 OBAMA’SINI ARAYAN ÜLKE
Ekim 24 KABULLENMESİ ZOR AMA...
Ekim 23 HALKTAN KORKANLAR VE KORKMAYANLAR
Ekim 16 AKTÜTÜN’DE NE OLDU, NE OLMADI?
Ekim 01 KRİZ TÜRKİYE'YE NASIL GELİR?
Eylül 08 HAYIRLARA VESİLE...
Ağustos 28 BİRBUÇUK KUTUPLU DÜNYAYA DEVAM
Ağustos 20 BUGÜN AB İÇİN NE YAPTIN?
Ağustos 17 ERGENEKONCULAR ŞİMDİ NE DÜŞÜNÜYOR ACABA?
Ağustos 16 ERGENEKON VE ASKER
Ağustos 09 KAFKASYA’DA KAN AKIYOR
Ağustos 07 HUKUK DEVLETİ Mİ DEDİNİZ?
Temmuz 28 DANIŞTAY VE CUMHURİYET BAĞLANTISI
Haziran 07 SİSTEM DUVARA ÇARPINCA...
Haziran 06 YARGIÇLAR DEMOKRASİSİNE HOŞ GELDİNİZ!
Mayıs 13 DEMOKRASİ KURMAK
Nisan 23 MANASIZ BİR TARTIŞMA
Nisan 22 CHP'DEN NEDEN ÜMİDİ KESTİM?
Nisan 10 ERGENEKON'UN YAKIN TARİHİ (6)
Nisan 04 ERGENEKON'UN YAKIN TARİHİ
Nisan 01 BOŞ BİR BEKLENTİ YARATMAK
Mart 22 KÜÇÜK-BÜYÜK ERGENEKONLAR
Mart 20 TEK YOL DEMOKRASİ
Mart 17 İDDİANAMEYİ OKURKEN...
Mart 15 KAPATMAK ÇÖZÜM MÜ?
Mart 06 CHP NEYİN PEŞİNDE?
Ocak 04 SİGARANIN DUMANI
Aralık 31 YILIN OLAYI NEYDİ?
Aralık 29 BENAZİR'DEN SONRA PAKİSTAN
Aralık 22 LAİK SİYASET YETER Mİ?
Aralık 18 OPERASYONUN ANLAMI VE DEVAMI
Aralık 03 HÜKÜMETİN ALEVİ AÇILIMI MI?
Aralık 01 SOSYAL GÜVENLİĞİ KİMSE KONUŞMAYACAK MI?
Kasım 28 İLELEBET PAYİDAR KALACAK MIYIZ?
Kasım 22 DEMOKRASİYLE YENMEK
Kasım 19 ŞU 'KAPSAMLI ÇÖZÜM PLANI'NI AÇIKLAYIN ARTIK
Kasım 17 'KAHROLSUN' DEMEKLE...
Kasım 13 DİYARBAKIR'IN BAĞLAR'I
 
Dünya piyasalarına şok!
Sağlık istismarları son bulacak
Kandırılan çocuklardan şok itiraf
AK Parti'de sürpriz istifa !
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Stadyum sunucusundan bomba
Sır perdesi aralandı
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.