|
MEYHANE BASKISI 
Başlıktaki tabir bana ait değil: Mehmet Barlas'ın.
"Laik yaşama karşı 'mahalle baskısı' olduğunu ileri sürenlerin, buna karşı 'meyhane baskısı' ile çıkması akılcı bir yol değildir. Laiklik alkolizmin değil, özgürlüğün aracıdır." diyor Barlas.
Bu yazının mürekkebi bile kurumamıştı ki önceki gün Hürriyet "Bir kadeh rakı artık yasak" manşetiyle arz-ı endam ediverdi. Habere göre restoranlarda bir duble rakı dönemi kapanıyordu. Ne var ki, Alkollü İçecekler Üst Kurul Başkanı konuya açıklık getirdi. Başkan'a göre bahsi geçen kanun maddesi içki ruhsatı olmayan, ama içki satışı yapan bakkallar ve büfeler içindi ve sadece bu tip yerler bardakla içki satamayacak, ancak şişeyle satabilecekti. Durum bu. Hal böyle olunca "içki yasağı" yeni bir "rejim krizine" neden oluyor. Dünkü Sabah "Kadeh yalanı", Taraf da "Bu gece barda, içkim kadehte" başlığını kullanıyordu...
Denk gelecek ya; bizim gazetenin dünkü manşeti de alkol üzerineydi. Süleyman Bağ'ın Berlin'den gönderdiği habere göre Alman hükümeti alkole karşı savaş açmış ve bu savaşın bayraktarlığını Almanya Başbakanı Merkel üstlenmişti. Türkiye'deki alkol tartışmalarını bilen biri "Nasıl yani; başbakan alkole savaş açıyor da laiklik elden gitmiyor mu?" diyebilir. Neyse ki Almanya'da bizdeki gibi anlayışı kıt bir sol parti yok. Olsaydı Merkel'in dindar bir insan, hatta bir rahip kızı olduğunu söyleyip "içki düşmanlığını" bahane ederek konuyu üst yargıya götürebilirdi.
Almanya alkole karşı niçin savaş açıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Avrupa'da her yıl 600.000 kişi alkolün yol açtığı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Bir hafta önce yayınlanan 2008 Uyuşturucu ve Bağımlılık Raporu'na göre Almanya'da 9,5 milyon kişi "hayatî tehlikeye neden olacak kadar" içki tüketiyor. Hastalık derecesinde 1,3 milyon insan tespit edilmiş.
AB ülkelerindeki alkole başlama yaşı 14'e düştü. "Eurobarometre" araştırmasına göre İtalya ve İrlanda'da 12 olan alkole başlama yaşı, İngiltere'de 14, Almanya'da 15, Yunanistan'da 17. Bu nedenle de Avrupa'nın etekleri tutuşmuş durumda. Korkuyorlar, endişe ediyorlar.
Belki inanmayacaksınız ama Türkiye'de durum daha vahim! Yeşilay'ın 2006'da hazırladığı Zararlı Alışkanlıklar Raporu'na göre bu güzelim ülkede alkole başlama yaşı 11'e düştü. 1930'lu yıllarda kişi başına düşen 1 litrelik alkol tüketimi bugün 20 litreye fırlamış durumda. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun raporuna göre 46,5 milyon litre rakı, 22,8 milyon litre şarap, 6 milyon litre votka, 40,9 milyon litre bira tüketiliyor bu ülkede.
Rakamlar bu kadar netken ve alkole başlama yaşı bu kadar düşmüşken birilerinin "Şöyle doya doya içki içtirmiyorsunuz" diye efelenip durmasını anlayamıyorum. (Yeri gelmişken söyleyeyim; bizzat şahit oldum ki, sinemalarda çocuk filmlerinin başında bira reklâmları yer alıyor.) İçkili restoranlar, diskotekler, barlar, pavyonlar, birahaneler... Bütün bunlara rağmen içki yasağı haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. İçki üzerine uydurulan şehir efsanelerinin yanlışlığı resmî rakamlardan belli. TOBB'un raporunda geçen 128 alkollü içki üretim tesisi var. Bu işletmelerde 5.527 kişi çalışıyor.
Mehmet Barlas doğru söylüyor; "mahalle baskısı" jargonuyla terör estirenler "meyhane baskısı" yapıyor. Daha kötüsünü, yazılmayanı, yazılamayanı söyleyeyim. Devletin birçok kurumunda içki içmeyen insanların meslekî kariyeriyle oynanıyor. Halkın vergisiyle ayakta duran kurumlarda içki içmek istemeyen insanların alınlarına yaftalar yapıştırılıyor ve meslekî ehliyetine bakılmaksızın o insanların yükselmesi engelleniyor. Bu mudur laiklik anlayışı? "İçki içiyorsan laiksin" dayatması o kadar keskin yapılıyor ki koskoca bir eski bakan "Şaraptan çok iyi anlarım; sadece tadını bilmem" diyor. Güler misin, ağlar mısın? Bizdeki absürd laikçiliğin faşist uygulamalarına "baskı" demeyenler, Batı'daki alkolizme savaş açan liderlere de yeni bir yafta bulmalıdır.
Lafı uzatmaya gerek yok; bu ülkede insanlar içip içmemekte kendi özgür iradelerini kullanıyor; kullanacak. Her kim bu konuyu rejim ya da inanç krizine dönüştürürse bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor, demokrasiyi kökünden baltalıyor demektir...
15.Mayıs.2008 07:48:46 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [8 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
haydar selçuk 16.Mayıs.2008 00:21:08 |
|
|
 |
|
|
içki işmek kırmızı ışıkta geçmek aynı şey ilerisi felaket
ben hayatımda içki ortamında bulundum içmedim içkiyle tanışmamamın sebebi dinimizçe haram ve yasak olması sıgarada zararlı ama dinimizce yasak degil içmesek iyi ama içiyoruz bu konuda hayatımızda dinimizin sınırları ve ölçüleri var içki içenler kendilerini daha bagımsız ölçüsüz ve sınırsız görüyorlar bu bağlamda kendilerine göre paraysada benim içime zararsada benim kimseye bir kötülügüm yok diyorlar aslında öyle degil nasılki bir devletde trafık kurallarına uymak kendi menfatına ve başkasınında emniyetine saygı ise içmemekte müslüman için aynı şeydir içki kötülügün Anası olduguna Göre içenlerde kötülügün babası oluyormu |
|
|
|
halis yavuzarslan 15.Mayıs.2008 14:07:37 |
|
|
 |
|
|
taşlar
taşlara laf anlatırsın,bunlara anlatamazsın.deveye hendek atlatırsın,bunlara birşey anlatamazsın.çünkü bunlar öğrenmeye düşman,çünkü bunlar rauf tamerin deyişi ile demokrasiye düşman,çünkü bunlar KİK..(KÖKTEN İSLAM KARŞITI).onun için kendini yorma ekrem bey |
|
|
|
SERKAN 15.Mayıs.2008 12:25:42 |
|
|
 |
|
|
EKREM HOCA SEN ÇOK YAŞA
sayin ekrem dumanlı sizin her yazınıza abone oldum artık,çok güzel yazıyorsunuz allah sizi basimizdan eksik etmesin,zaman gazetesinin güzel sesi, yorumlarinizdan dolayi sizi kutluyorum, iyiki varsiniz allah size uzun ömürler versin.sizi zaman zaman tv ekranlarındada izliyorum herşeye ne kadar doğru yaklaştığınızı görüyorum, açık sözlülüğünüze hayranım |
|
|
|
abdullah 15.Mayıs.2008 11:46:11 |
|
|
 |
|
|
bence haklılar!!!
ekrem hocam. bunların amacı da zaten sarhoş, kendini bilmez bir gençlik yetiştirip insanları kendini,etrafını bilmez duruma getirip, kendilerini cazip hale getirmek değil mi? onlar çok iyi biliyorlar ki, ayık, kendini bilen bir gençlik onları dışlayacaktır. yani bir bakıma haklılar.(kendi akıllarınca) yaşasın sarhoşlaiklik!!! |
|
|
|
mustafa kartal 15.Mayıs.2008 11:32:38 |
|
|
 |
|
|
Bu güzelim memlekette doğru yapılanında muhalefetliğini yaparlar; yaptılar, yapıyorlar, yapacaklarda. Bu hiçbir zaman bitmeyecek. Çünkü şeytanın görevi kıyamet kopuncaya dek sürecek. Şeytanın görevi ne, insanları kötü yola itmek değil mi? Ne diyor peygamber aleyhiselatüvesselam: "İçki bütün kötülüklerin anasıdır", "Sarhoşluk verici şeyin azı da haramdır". Haramda şeytanın götürdüğü yoldur. Alkol haramsa, şeytan da tetikleyiciyse; şeytana yoldaş olacakta çıkacaktır elbet. Hem yoldaş olup, hemde yoldaş çekmeye çalışanlar: İşte onlar Dinamitçiler. |
|
|
|
mevlüthantürk 15.Mayıs.2008 10:59:23 |
|
|
 |
|
|
silifkenin yoğurdu...aLakaya maydonoz..: )
ekrem abii kalemine sağlık...konuyu her yönüyle , bütün netliğiyle aydınlatmışınız..ama bilmiyorum sanki bu konular hedef şaşırtmaca yada gündemi çarpıtma , önemsiz meseleler üzerine yoğunlaştırıp insanları asıl üzerinde durup düşünmesi gereken meselelerin üzerini kapama , özden uzaklaştırma gibi bi oyun gibi geliyor... |
|
|
|
Nedim ACAR 15.Mayıs.2008 10:35:36 |
|
|
 |
|
|
Geç olmadan
Sayın DUMANLI her konuda hislerimize tercüman olduğunuz için size teşekkür ediyorum.Bir kadehten ne çıkar zihniyetini gençlere empoze etmeye çalışanlar,nekadar yanlış yaptıklarını sırça saraylarından çıkmak zorunda kaldıklarında anlayacaklardır.Toplumdaki olayların ve trafik kazalarının aşırı alkol alanların şuursuzca yaptıklarına her gün şahit oluyoruz.Siğara ile birlikte alkol'e karşıda kampanya başlatılması ülkemizve gençilğimiz yararına olacağı kanısındayım.Maksadı üzüm yemek olanların kampanyaya destek vermesi dileklerimle. |
|
|
|
Muammer Bekaroğlu 15.Mayıs.2008 08:11:08 |
|
|
 |
|
|
burası türkiye
Sayın Dumanlı ellerine sağlık,sigara karşı yürütülen kanpanya alkole karşıda yapılabilir ama burası türkiye çok zor,çünki alman başbakanı alkolle mücadele başlattı ama eskaza bizim başbakan öylebir laf etse ikinbi parti kapatma davası daha açılır.ne yapalım burası türkiye.burada parası ve gücü olanlar konuşuyor. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|