|
BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR! 
Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklerken AB yoluyla demokrasi!
Avrupa Birliği’ni günahı kadar sevmeyenler... AB’nin demokrasi anlayışının Türkiye’yi böleceğine, radikal İslam’ı güçlendireceğine inananlar...
AB demokrasisi yerine Türkiye’nin ikinci sınıf, hatta üçüncü sınıf demokrasiyle idare etmesinden yana olanlar...
Hepsi arada bir ses verir:
“AB iç işlerimize karışmasın!”
“Türkiye sömürge değil!”
“Sömürge valileri defolun!”
AKP’yi kapatma davası yüzünden son zamanlarda yine kulaklarımıza pek sık çalınmaya başladı bu sesler.
Yadırganacak bir halleri yok.
Heyecan da vermiyorlar.
Çoktan alıştık bu seslere.
Ama hâlâ bazı kafalar karışabiliyor. Onun için ara sıra yanıtlamak gerekiyor.
AB’den çıkan eleştirel, sorgulayıcı seslerin artık iç işlerimize karışmak olmadığını, eski deyişle müdahale olmadığını, iç işlerimizin bir parçası olduğunu anlatmak lazım.
Volkan Vural, emekli büyükelçi.
Dışişleri’nin yetiştirdiği çok iyi diplomatlarımızdan biridir. Önemli merkezlerde yaptığı büyükelçiliklerden sonra 2000 yılında, Ecevit koalisyonu döneminde Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’ni kurmuş ve AB uyum reformlarının ilk aşamasında önemli roller oynamıştı.
Halen Doğan Holding’te Başkan danışmanı olarak görev yapan Volkan Vural, Milliyet’te geçen pazartesi günü Devrim Sevimay’ın sorularını yanıtlarken şunları söyledi: “AB temsilcileri niye bu kadar tepkili?”
“Çünkü bu kapatma davası onlar için görülmemiş bir şey. Avrupa’da siyasi parti kapatılıyor ama, birincisi nadiren başvurulan bir yöntem. İkincisi, şu an hayatlarında görmedikleri bir olayla karşı karşıyalar. Parlamentoda temsil edilen dört siyasi partiden ikisi kapatılmak isteniyor. Onlar bunu anlamakta güçlük çekiyorlar ve böyle olması da bence doğal.”
“Yani samimi tepkiler mi?”
“Bence samimiler ve gerçekten yadırgadıkları için tepki veriyorlar. Ama tabii biz hâlâ AB olgusunu tam olarak anlayamadığımızdan meseleyi doğru okuyamıyoruz. Biz AB ile ilişkimizi hâlâ klasik anlamda bir ‘uluslararası’ ilişki zannediyoruz. Yani bir tarafta biz varız, öteki tarafta onlar... Oysa tablo böyle değil. Tabloda, ortak değerler etrafında buluşmaya çalışan bir topluluk var. Bu topluluğun içine Türkiye de dahil, AB de...”
“Eşitler mi?”
“Eşitler. Çünkü bizi eşit hale getiren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’dir, ‘Kopenhag kriterleri’dir. Dolayısıyla burada bir Avrupa değerinden bahsediyorsak, buna zaten Türkiye de dahil. Ve bu Avrupa değerleri içinde herkes herkesi, ‘Sen bu sözleşmenin şu hükümlerine aykırı davranıyorsun’ diye eleştirme hakkına sahip. Bu aslında aynı camia içindeki insanların birbirlerine, ‘Sen yanlış davranıyorsun!’ deme özgürlüğüdür.
Elbette bizim sokaktaki insanımız henüz bu bakış açısına sahip olmayabilir. Ama Avrupa Birliği mantalitesini çok iyi tanıyan siyasilerimiz ve aydınlarımızın da bunu görmezlikten gelmelerini ‘toplumu yanıltma’ anlamında vahim buluyorum.”
“Laik kesim şuna takılıyor: ‘AB niçin bizdeki laikliği hiç önemsemiyor da bu kadar AKP’ci davranıyor? Yoksa laikliği insanımıza çok mu görüyor?”
“Hayır, bence AB bir öncelik sıralaması yapıyor. Şu an onlar için en güncel konu, birinci tehdit, Türkiye’de partilerin kapatılması konusu. Onlar hep böyle odaklanırlar. Nasıl daha önce 301’e odaklandılar, şimdi de siyasi parti kapatılması konusuna odaklandılar. Emin olun, aynı AB yetkilileri, Türkiye’de laik rejimin ciddi bir şekilde bozulduğunu görsünler, o zaman laiklik ilkesini ön plana çıkarırlar. Ben bundan hiç kuşku duymuyorum.”
“Endişe taşıyan laik kesim de diyor ki, ‘Daha ne olsun?”
“AB de zaten o endişeleri gündemine almıştı. Ta ki AKP’ye kapatma davasının açıldığı 14 Mart’a kadar...”
“Onlar bu davayı bir ‘darbe’ olarak mı görüyorlar?”
“Evet, AKP’nin yolunu kesmek için bir şekilde siyasi bir süreç, biraz zorlama bir süreç olarak görüyorlar. (...) Şöyle bir nokta da var: AB’ye Türkiye’deki laikliği anlatırken, demokrasi dışına çıktığınız zaman başarılı olamazsınız. Oysa bazı aydınlarımız diyorlar ki: ‘Biz bazı tedbirleri almak durumundayız, bizim ülkemiz farklı.’ AB de diyor ki: ‘Sen o zaman AB’ye üye olamazsın; çünkü senin durumun Avrupa kurallarının dışında...”(Milliyet, 12 Mayıs 08, s.16)
Düğüm noktası burada.
AKP’yi kapatma çabası, -ya da darbe süreci- bu noktada düğümleniyor.
Bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklerken bu kararın, hiç kuşkusuz, Türkiye’nin AB yolu ve demokrasisiyle ilgili olarak çok önemli bir dönüm noktası olacağını aklımızda tutuyoruz.
17.Mayıs.2008 08:50:01 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
|
 | Temmuz 10 ERGENEKON: MAHKEMEDE DAĞ FARE DOĞURURSA... |  | Temmuz 09 PAŞALAR TUTUKLANINCA ‘HUKUK’U ANIMSAYANLARA BİR ÇİFT SÖZ... |  | Temmuz 02 FUTBOL YÜZÜNDEN YAZAMADIKLARIM (1) |  | Mayıs 27 BIÇAK SIRTINDAYIZ! |  | Mayıs 25 'TÜRKLER ADAM OLUR DA MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL' |  | Mayıs 21 SİYASET İSTİKRARSIZLAŞIRKEN, AKLIN YOLU NEDİR Kİ?.. |  | Mayıs 17 BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR! |  | Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART! |  | Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?.. |  | Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK! |  | Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR? |  | Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN! |  | Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK? |  | Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR? |  | Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR |  | Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE? |  | Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI... |  | Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ... |  | Nisan 12 367 VAKASI: |  | Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?.. |  | Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ! |  | Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ! |  | Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?.. |  | Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI |  | Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK! |  | Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR |  | Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA... |  | Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ... |  | Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL |  | Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ ! |  | Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK? |  | Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ! |  | Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ? |  | Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ? |  | Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA... |  | Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU! |  | Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4 |  | Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR |  | Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ? |  | Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU |  | Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR! |  | Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR? |  | Kasım 28 İKİ TOKAT! |  | Kasım 23 NEDEN OLMASIN? |  | Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR! |  | Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE! |
|
| |
|
|