EN SON HABER: (09:42) Güven ne zaman tesis edilecek?...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

EGEMENLİK MÜCADELESİ

Emre Aköz

Millet, egemenliğini nasıl kullanır? Bu ilginç bir meseledir.

Milyonlarca vatandaş yönetime katılarak egemen olduklarını gösteremeyeceklerine göre, ' aracıya' ihtiyaç vardır.
1924 Anayasası, bu aracıyı şöyle tanımlamıştı:
"Madde 3: Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.
Madde 4: Türk milletini ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi temsil eder ve Millet adına egemenlik hakkını yalnız o kullanır."
Dikkat ederseniz burada egemenliği kullanan bir tek kurum var: Meclis !

1950 ile 1960 arasında hükümet eden Demokrat Parti, bürokratik elitin çizdiği sınırların dışına çıkınca, önce darbe yapıldı, ardından yeni bir Anayasa ( 1961 ) hazırlandı.
Bakın " egemenlik kullanımı " bu kez nasıl bir hal almıştı:
"MADDE 4: Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir. Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır."
'Halk-dostu' olduğu iddia edilen 1961 Anayasası'nın yaptığı buydu işte: Millet egemenliğini, "yetkili organlar" gibi, sınırları muğlak bir kurumlar toplamı arasında paylaştırmak...
Niçin böyle yapıldığı gayet açıktı: Bir yandan sivil siyasetin gücünü kırarken, diğer yandan bürokrasinin nüfuz alanını artırmak!
Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? Anayasa'da bir biçimde adı geçen hemen her devlet kurumu, görevini millet adına yaptığını iddia etti.

Bu tuhaflık 1982 Anayasası'ndan sonra da devam etti:
"MADDE 6: Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır."
Niye "yetkili organlar" gibi belirsiz bir tabirde ısrar edildi?
Çünkü amaç aynıydı: Siyaseti dar bir alana sıkıştırırken, bürokratik hâkimiyeti pekiştirmek.


Prof. Ergun Özbudun başkanlığındaki heyet, yeni bir anayasa önerisi hazırlarken, bu noktayı önemsedi ve ilgili maddeyi şöyle değiştirdi:
"Madde 5: Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti egemenliğini, Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır."
Bu öneride "yetkili organlar" tabiri yerine "Yasama, Yürütme, Yargı" (yani: Meclis, Hükümet, Mahkemeler) gelmişti.

Ben bunu da yanlış buluyorum.
Çünkü: Milletle ilişkisi olan sadece ve sadece Meclis'tir. Yürütme yani Hükümet, Meclis'in bir fonksiyonudur. Hükümet gücünü Milletten değil, Meclis'ten alır.
Yargının ise Milletle hiçbir alakası yoktur. Yargıçlar, halk tarafından seçilerek değil, atanarak bir makama gelirler. Millete hesap vermezler.
Yargıcın, yargılama esnasında kullandığı tüm kanunları Meclis yapar. Yani Yargının iş görebilmesi için, ondan önce Meclis'in ve Anayasa'nın olması gerekir.
O halde doğrusu, tutarlısı 1924 Anayasası'ndaki ifadedir: "Türk milletini ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi temsil eder ve Millet adına egemenlik hakkını yalnız o kullanır."
Dolayısıyla, 1982 Anayasası'nda yer alan, " Madde 9: Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır " ibaresini de kaldırmak gerekir.
Gündemdeki tartışmalara bakarsanız, bazı kurumların "Biz Millet adına yargılıyoruz" dediğini görürsünüz. Anayasa'ya göre haklılar elbette.
Halbuki atanarak iş başına gelen bu yargı mensupları, yetkilerini Milletten değil, Meclis'in hazırladığı ve gerektiğinde değiştirdiği Anayasa'dan alıyor. Nasıl olur da Millet adına yargılarlar?
Özetle: Bu teorik bir tartışma. Birçok kişi sıkıcı bulabilir. Ama güncel meselelerle çok ilişkili: Bugün Yargıtay ve Danıştay egemenlik mücadelesi vermiyor da, ne yapıyor?


24.Mayıs.2008 08:27:50
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[4 adet yorum gelmiştir]    
sevgi 25.Mayıs.2008 01:33:12

kanunusuzlar
türkiyeye bunu yapanlar acaba önlerindeki kanun kitaplarına hangi niyetle baktıkları belli bunların işi kanunsuzluk..... suyu hep kendi taraflarına çevirmeye çalışsalarda son söz milletin......... başaramayacaklar

murat 24.Mayıs.2008 18:31:38

beğendim
Emre AKÖZ'ün yazılarını beğenerek okuyorum.Çok zeki ve yaklaşımları oldukça isabetli.Bu gibi yazılarının ve başarıları devamlı olsun.

hamdi 24.Mayıs.2008 13:26:43

sorun
kanun kural birşey farketmiyor,son zamanlarda dikkat ederseniz kanunda olmayan işlemler yapılıyor ve yürütülüyür,kanunu kendileri istediği gibi kullanıyor,Cumhur başkanını yargılamak yasak yargılıyorlar,yaparlar tabi çünkü onlara hesap soracak bir kurum yok.kendilerini ülkenin patronu gibi görüyorlar ve ben bu duruma çok sinirleniyorum.
İnsanın içinde ALLAH(CC) korkusu ve sevgisi olmalıdır.O korku ve sevgi olduktan sonra kanun kural herşey yerine oturur.
Ama malsef devletin kilit durumundaki tüm kurumlarının başında ALLAH(CC) korkusu olamayan inançsız insanlar vardır,Biz korkarak geri durarak bu noktaları kaptırmışız,şimdide müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar,Bu böyle oldukça Dış güçler istedikleri gibi at oynatabiliyorlar,
Sorunun çözümü bellidir, çözüldümü hiç kimse bu devlete ve millete çektiremez.İnşallah çözülecek,

ahmet celik 24.Mayıs.2008 09:27:39

sil bastan degismeli bu yasalar
bu zihniyet var oldukca ekmegimizi alınterimizi cetigimiz partileri kurtaramayız basbakanım anayasayı degistirmeni sitdedle istiyorum zalimin zulmu varsa seninde sevenin yanı biz ve alahım var arkanda korma bu zalimlerden

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eylül 27 PLANIN PARÇALARI
Eylül 24 HESAPLAŞMA YERİ TELEVİZYON OLAMAZ
Eylül 20 TEK GAZETE YETER Mİ?
Eylül 10 MEGA KENTİN MEGA RANTI
Eylül 03 ORHAN PAMUK!
Ağustos 31 TOPLUMA MÜDAHALE
Ağustos 24 BOŞANMA NEDENİ
Ağustos 23 KADEH KAFALI
Ağustos 15 BU KEZ DE ALPERENLERİ Mİ KULLANDILAR?
Ağustos 13 REKTÖR SEÇİMİNDE AYSUN KAYACI MANTIĞI
Ağustos 10 ATATÜRK'ÜN RUHU NUR SERTER'E NE DEDİ?
Ağustos 07 MIZIKÇI HOCALAR
Ağustos 05 REKTÖRLERİN ÇİFTLİĞİ OLAN ÜNİVERSİTELER
Temmuz 25 BUNLARI KİM YETİŞTİRİYOR?
Temmuz 20 ULUSALCILARIN YANILDIĞI NOKTA
Temmuz 18 'DOST MEDYACI' NİYE TELAŞLANDI?
Temmuz 11 TÜRKİYE YERİNDEN OYNAR!
Temmuz 02 MEDYA AYAĞI HENÜZ EKSİK
Temmuz 01 ELBETTE ELEŞTİRİLECEK
Haziran 20 'LAİKLİK, BİZİM LAİKLİK DEDİĞİMİZ ŞEYDİR'
Haziran 17 HAYSİYETLİ ARKADAŞLAR
Mayıs 28 GARİP AMA GERÇEK: BİZDE LAİKLİK YASAK
Mayıs 25 BAĞLANTILARA BAKAR MISINIZ !
Mayıs 24 EGEMENLİK MÜCADELESİ
Mayıs 20 SULANDIRILAN BAYRAMLAR
Mayıs 13 YALANLARI DEŞİFRE ETMEK KABAHAT Mİ?
Mayıs 06 AHMET NECDET SEZER, DİSK'İ NİYE SEVER?
Mayıs 04 ERGENEKON'DAN KAÇARKEN DİSK'E YAKALANMAK
Mayıs 03 'YENİ AKIL' VE CHP
Nisan 30 'SENİN İÇİŞLERİN BENİ İLGİLENDİRİR'
Nisan 20 İNANMAMIZI BEKLEMEYİN !
Nisan 19 SÖMÜRGE YÖNETİMİ
Nisan 16 PEKİ BAYKAL KİMLE İŞBİRLİĞİ YAPACAK?
Nisan 15 ROLLER DEĞİŞTİ
Nisan 13 ŞU MALUM 'GÜNLÜKLER'
Nisan 08 BİZ BU FİLMİ GÖRMÜŞTÜK
Nisan 01 TEESSÜF EDERİM
Mart 28 KANININ SON DAMLASINA KADAR
Mart 15 DEMOKRASİYE AYKIRI FİİLLERİN ODAĞI!
Mart 12 ÖZKÖK GİBİ BÜYÜKANIT'A DA 'DİNCİ' DİYORLARDIR
Mart 04 İŞTE BU BİLDİRİ İMZALANIR!
Mart 02 ARILARIN YOK OLMASI KIYAMET İŞARETİ Mİ?
Şubat 22 CUMHURBAŞKANI ELBETTE İMZALAR!
Şubat 20 DARBECİLİĞİN GENETİK ŞİFRESİ
Şubat 16 MURAT KARAYALÇIN BİLE LAİKLİĞİ BİLMİYOR
Şubat 12 PARALEL ÖRGÜTLENME
Şubat 01 TÜRBANA ÖZGÜRLÜK İSTENİYOR MU?
Ocak 31 CELAL ŞENGÖR'ÜN MANTIĞI
Ocak 23 KUVVACILARIN MARİFETLERİ
Ocak 18 CHP'Lİ KADININ TAKTIĞI TÜRBAN NEYİ SİMGELİYOR?
Ocak 09 HAYSİYET FUKARALARI
Aralık 27 HAVA OPERASYONU SADECE BAŞLANGIÇ
Aralık 26 TAHSİL CEHALETİ ALIR...
Aralık 25 ENTELEKTÜEL KIVRANIŞ
Aralık 22 ÂLEME VERİR TALKINI
Aralık 21 'ŞEHİT' İLE 'ZAYİAT' ARASINDAKİ UÇURUM
Aralık 19 KEDİYİ AĞAÇTAN İNDİRMEK
Aralık 16 SİZİN DE BİR 'DOĞU'NUZ VAR MI ?
Aralık 15 ÇANKAYA VE FAZIL SAY
Aralık 14 ORG. BÜYÜKANIT HANGİ BLOKTA?
Aralık 13 ERTUĞRUL GÜNAY?
Aralık 11 'ÜNİVERLİSE’DEN ÜNİVERSİTEYE
Aralık 09 TÜRK LOKUMU
Aralık 07 AÇIK KADINLAR DA ARAŞTIRILSIN
Aralık 04 TAM BİR KAFA KARIŞIKLIĞI
Aralık 02 'RÜYALARINI DAHİ' TÜRKÇE GÖREN KÜRT
Aralık 01 ÜNİVERSİTE CEBE GİRDİ
Kasım 30 EN MASRAFLI PARTİ
Kasım 27 GÜLÜNÇ BİR İLAN
Kasım 25 TÜRKİYE MODELİ
Kasım 24 PEKİ, BİZ NE VERDİK?
Kasım 22 FİKİR DANSÖZÜ
Kasım 18 ÖĞRENMEK İSTİYORUZ!
Kasım 16 PKK MAYININA KİM BASMIYOR?
Kasım 11 DENİZ BAYKAL'IN 'MİNİK KUŞU'
Kasım 09 İŞKENCENİN SORUMLUSU
Kasım 08 KÖTÜ ŞÖHRETLİ 301
 


Demirel son sözü söyledi
Yabancı bankaların kredi kazığı
Faturası 7 milyon EURO !
Üçlü istihbarata rağmen baskın gelmiş
Küresel krizin Türkiye'ye faturası
Ödenek şikayeti ne kadar doğru?
6 komando tugayı, profesyonel oluyor
Döviz güne nasıl başladı?
Dağlıca tartışılsa Aktütün’ü yaşamazdık
Çin restoranlarında melamin izleri bulundu
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ahmet-sahin
Ahmed Şahin
ŞEVVAL AYININ HATIRLATTIKLARI
Ramazan'dan sonra gelen Şevval ayı, bir kısım dinî olayların yaşandığı özel ve güzel bir aydır.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
SARIKAMIŞ'TAN AKTÜTÜN'E…
Bir yazıda şehitlerin, hayatını kaybetmiş genç askerlerin önünde saygıyla ancak bu kadar eğilinir…
bulent-korucu
Bülent Korucu
PARA YOK, CAN VERELİM
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı yüreğimize ateş düşürdü.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
BANA 'YENİ BİR ŞEY' SÖYLEYİN
Aktütün, Türkiye'nin "terörle mücadelesi"nde bir "dönüm noktası" olabilecek mi?
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
ASIL TUZAK BUDUR
Acımız büyük. 15 vatan evladı şehit edilmiş; nasıl yas tutmayasın.
fehmi-koru
Fehmi Koru
İŞİMİZ KOLAY DEĞİL
Demokrasiler zorlansalar da krizlere karşı tedbir alırlar.
mahir-kaynak
Mahir Kaynak
FARKLI BİR MODEL
Aktütün Karakolu’na yapılan menfur saldırı ve uğradığımız kayıpları değerlendirirken atıfta bulunduğumuz aktörlerin hepsi yerel.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
SATHI MÜDAFAA
Hedef alınan bir karakol değil ülkenin bütünlüğüdür
hasan-cemal
Hasan Cemal
YAZIK, TÜRKİYE’NİN MORALİ YİNE BOZULMAYA BAŞLADI!
Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük.